24 Ağustos 2019 Cumartesi
Ülkemizdeki Alevilik bir Mezhep Değildir

İbrahim HALİL ER

Ülkemizdeki Alevilik bir Mezhep Değildir

Ülkemizde yaşayan Aleviler konusunda maalesef devlet ve hatta Alevi dernekler yanlış bir bilgi içerisindedirler. Devlet, Alevi konusunda net bir politika üretemediği gibi sürekli yalpalaması bu konuda yapılan çalışmaların hem Sünni kesimi ve hem de Alevi/Bektaşi kesimi memnun etmekten uzak olmasına yol açmıştır.

Devlet, iki tarafı da idare etmeye çalışmakta, sonuçta iki tarafında memnun kalmadığı bir yapı ortaya çıkmaktadır. Hatta devletimiz Alevileri Caferilik içine aldığı yerler de olmuştur. Hâlbuki bu çok yanlış bir durumdur. Çünkü Alevilik, Caferilik olmadığı gibi onun bir alt dalı da değildir. Ülkemizdeki Aleviler, aslında gerçek anlamda bir Şii unsur bile değildir.

 Alevilik bir mezhep değil, bir Türkmen kültür ve geleneğidir. Türkmenlerin ehli beyte duyduğu sevgi ve saygının sonucu kendilerini Hz. Ali ile özdeşleştirmişlerdir. Yani ülkemizdeki Alevilik bir akaid unsuru değil, kültür unsurudur. Yeri gelmiş, kurulu devlete karşı isyan bayrağının çekilmesinde bir dinamizim olmuştur. Ama kesinlikle akaid boyutu olmadığı gibi şia ile de bağlantılı değildir. Fakat maalesef insanlar ve hatta alimlerimiz bile bu durumu bilmediğinden onları zorla Şia’nın kucağına atmaya çalışmaktadır. Aleviler, yüzyıllarca Bektaşi tarikatı ekseninde organize olmuş, Bektaşi cem evlerinde sema yapmışlar, zikir çekmişler ama akaid ve ibadetlerinde diğer insanlardan farklı olmadıkları gibi, tamamen kültürel bir unsur olarak kalmışlardır. Fakat ll. Mahmud'un Bektaşiliği yasaklaması onların yer altına çekilmesine ve böylece giderek dini bilgiden uzaklaşıp hurafe ve bidaatlara yönelmesine ve zamanla bu düşüncelerini din gibi algılamalarına neden olmuştur. Cumhuriyetle birlikte tarikatlar inşa edilirken/yasaklanırken Bektaşiliğe kısmen göz yumulmuş, kısmen de Dersim'de olduğu gibi te'dib ve tenkil etmeye çalışmışlardır. Daha sonra özellikle sol örgütler, toplumsal zemine dayanmak için bu kitleyi gözlerine kestirmişlerdir.

 Devletin Aleviliği bir kültürel unsur olarak yeniden inşa etmesi gerekir. Ülkemizdeki Aleviler amelde Hanefi’dir. Akaid olarak Hz. Ali’ye duyulan sevginin baskın olduğu bir yapıya sahiptirler.

Hatta Anadolu Aleviliğinin kökenlerinin ulaştığı Hacı Bektaşi Veli de Şii değil Sünni’dir. Kurduğu tarikat Yeseviliğin bir koludur. Babailer ve Baba İshak/İlyas’da Alevi değil, mevcut Selçuklu Devletinin uygulamalarına karşı çıkan sosyal nitelikli isyanlardır. Hatta Osmanlılar zamanındaki Şeyh Bedrettin isyanını yapan Şeyh Bedreddin de Alevi değil Sünni’dir. Üstelik yıllarca devlette Kadılık ve müderrislik yapmış, hatta kendisini yargılayanlar bir dönem talebeleriydi ve kendisine, biz şeriatı senden öğrendik. Şeriata göre cezan nedir diye sorduklarında ölüm olduğunu söylemiş, bir anlamda kendi idam fetvasını kendisi vermiştir.

Nedense sistem dışına itilen tüm dini söylemler Alevi/Şii yaftası ile yaftalanarak dışlanmıştır. Bir anlamda Sünniler devlete karşı çıkmaz, çıkanlar olsa olsa Sünni olmayanlardır anlayışını yerleştirmeye çalışmışlardır. Yavuz döneminde Anadolu’da meydana gelen Alevi isyanlarının muharriki İran’da ki Şah İsmail’dir. Şah İsmail’in kökenin dayandığı Safevi tarikatının müridlerinin çalışmasıdır. Şah İsmail, kendisine bir sosyal zemin oluşturmak için farklı bir dini anlayış üretti. Anadolu'daki Aleviler her ne kadar Şah İsmail’e sempatiyle baksa bile (onu Türkmen olarak görmüşler) onların varlıklarının arka planındaki Türkmenlik baskın olduğundan İran endeksli bir yapıya hep soğuk bakmışlardır. Üstelik İran’daki kurumsallaşmış dini yapıya da mesafeli olmuşlardır.

Devletin bir an önce Aleviliğin kültürel bir yapı olduğu konusunu işlemesi ve bu konuda çalışmalar yapması gerekir. Alevilikte önemli kilometre taşı niteliğindeki kişilerin akaidlerini ve gerçek görüşlerini ortaya çıkarmaları lazımdır. Ama maalesef devlet idarecileri bile Alevileri Şii olarak nitelemekte otomatikman İran ve Caferi eksenine kaydırmaktadır. Bu çok tehlikeli bir süreçtir. İran’ın tekrar Anadolu’da Caferiliği yaymasına zemin hazırlamaktadır. İran, Şia kökenli unsurlar arasında Caferiliği yayarak hinterlandını geliştirmeye çalışmaktadır. Yemendeki Husileri Zeydilikten Caferiliğe kaydırarak Yemen’de iç savaş çıkarttıkları gibi Anadolu’daki Aleviler üzerinde de aynı tezgâhı sürdürmeye çalışmaktadır. Onlara karşı dikkatli olmak gerekir.

Bektaşiliğin tüm unsurları din dersi kitabımızda ayrıntılı bir şekilde verilmektedir. Fakat verilen bu bilgilerin ne kadarı doğru. Üstelik Bektaşiliğin konumlandırıldığı yer konusunda da bir kararsızlık bulunmaktadır. Bektaşilik bir tarikattır, Alevilik ise bir mezheptir şeklinde ayrım da bulunmaktadırlar. Fakat benim yaptığım araştırma ve gözlemlerim, Aleviliğin Bektaşilikten ayrılamayacağı şeklinde olmuştur.

Alevilik ise Bektaşi tarikatlarında ortaya çıkan Hz. Ali’ye duyulan aşırı sevgiden başka bir şey değildir. Ayrıca Bektaşiliğin silsilesinin dayandığı unsur Hz. Ali olduğundan onun ismi öne çıkmaktadır. Yoksa onların Hz. Ali’ye duyduğu bu muhabbet onların Şii olmasından kaynaklanmamaktadır. Bektaşi tarikatında ortaya çıkan bu hareket zamanla bu tarikatın müridlerinin/dergâhlarının bulunduğu yerlerde yaygınlık kazanmış, insanlar artık kendilerini bu tarikata göre nitelemiş Sünni çoğunluktan ayrı görmüşlerdir.

Fakat Alevilik, Şia değil, bir kültürel unsur özellikle bir tasavvufi unsurdur. Bektaşilik tarikatının bozulmuş halidir. Alevilik konusuna bir de bu açıdan bakmak gerekir.

27.11.2018 (İbrahim HALİL ER)

DİĞER YAZILAR

İdlip

Milliyetçi hareketler yükselişte

Suriyeliler Atatürk'e seyful islam adını verdiler

Keşmir Sorunu (1947)

İslami feminist kadınların özlediği erkek modeli ve islamın erkeklere verdiği haklar

İskenderun'dayız

Kim kahraman kim kaçmış ?

Camilerin yaşlı cemaatleri

Mağlubiyet psikolojisi

Suriyelilerin Üniversite kaydı

Batıya karşı yenilmişlik psikoloji

İblis bir melek mi?

Evlenecek gençlere tavsiye

İslamda karısına fena muamele eden bir kocayı karısı boşayabilir mi ?

Mürtet

Keşke cahil olsaydım

Şevket Eygi abimiz vefat etmiştir

Hilafet İşid hilafet ilan etti

Müslüman erkekler evlerinde ve gönüllerinde neler oluyor hiç düşünüyorlar mı?

Müslüman kadınlara ne oluyor ?

Yeni bir tehlike wattpad

Gazali ye yapılan eleştiriye cevap soru

Kabuslarım-1 Tohum meselesi

Felsefenin islam dünyasına giriş

Cami tuvaletleri parasız olmalı

Yemek kültürümüz

Mısır, Yusuf'umuzu geri vermedi

Eşlerle Güzel Geçinmenin Sırrı

Eski eserlerin tercümelerinde dikkat edilmesi gereken noktalar

Kürt Ve Türk Milliyetçilerinin Akrabalıkları

Bu iddialar araştırılmalı

Tutamadığınız orucun kefareti için fakirlere yemek yedirin

İslam tarihinde engelli bir komutan ve vali

Kadınlar parçalandı canavarın dişleri arasında

Âlak Süresindeki "Oku" Emrinin Tekrarındaki Hikmetler

Da-Vinci neden çizdiği aletleri yapmadı?

Çocuklarımızı İyi Yetiştirmenin Kuralı

Siyasetimizde Değişmeyen Unsur Kalkınma

Hayatta olanların yaptıkları ameller, ölülerin ruhlarına faydalı olur mu, olmaz mı?

Mutlu bir evliliğin sırrı

Müçtehit Bir Sahabi Muaz B. Cebel

Leyla ve Mecnun evlenirse

Tüm varlıklarla konuşma

Esenboğa Havaalanı ve Ankara'nın Mutlu öküzü!

Ebu Hanife'nin Talebelerine Takılması

Patagonya'da Dindar gençlik artıyor

Kıraathane

Yeni Savaş Silahları

İslam Toplumu birbirine zimmetlemiştir

Su (Asker) uyur, düşman uyumaz

Kisra'nın Elbiseleri

Hz. Hacer Gerçekten Bir Cariye miydi?

Aileyi yok etme planları

Tilki Haykırır: Kahrolsun Kümesler, Yaşasın Tavukların Özgürlüğü

Soğan Sarımsak Talebi

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü

Kadın insan mıdır? Değil midir?

HZ. Ömer Döneminde şarapçıların ayeti kendilerine göre tevili

Kendi türküsünü söylemeyen düşünceler halkta karşılığını bulmaz

Eğitim Önerileri

İstanbul sözleşmesinin iptali için artık tavır almalıyız

Çinli Müslüman amiralin bitmeyen yolculuğu

Çok içki içen bir Sahabi "Abdullah El-Himar"

Venezuella ile Osmanlı İlişkileri

Hz. Ebubekir'in Suriye Fethi İçin Görevlendirdiği Komutanına Nasihati

Sevgili ve Yar Arasındaki Fark

Kadın-Erkek kavgaları

Poşet Meselesi/Aklımızla Dalga Geçmeyin Lütfen

Sadece kendilerini düşünen benciller için bir hikâye

Savaşa katılan hamile bir hanım Sahabi

Dilencilik neden yasaklanmıyor?

Kadın sorununa İslamcı çözümler

İnsanlarımız mutsuz

Kadına şiddet konusu

Erkek sevmek kadın sevilmek üzere yaratılmıştır

Düşünceler

Suud ve Müseylemetul Kezzab

Bugün Dünya Çocuk Hakları Günüymüş!

Müslümanlarda Kadın Alimeler

Antep Güneyli Güzel

Cahillik erdem oldu

İmam-ı Ebu Hanife'nin Kabri'nin Bulunması

Suud ve Müseylemetul Kezzab

Türk Korsanların Bir Kız Kaçırma Teşebbüsleri

Kaşıkçı Elmasının İsminin Kökeni

Hz. Hüseyin'i şehit edenlerin birer birer takip edilip öldürülmeleri

Peygamberimizin Tebük Seferi Konuşması/Hutbesi

Üç vefat üç hayat

Cemal Paşa Filistin’deki Yahudileri Sürdü

Kudüs'ün Fethi ve Haçlı Savaşları

Hatırat okuyorum

Kudüs'ün İngilizlere teslim mektubu

Kudüs'ün Fethi ve Haçlı Savaşları

Eğitimde yeni Paradigma için

Tarih Din değildir

Merkez Bankası

Andımız

İsfahan'da bir cinayet örgütü

Ayaş İçmeceleri

Ayaş’ın Tarihçesi