23 Ocak 2021 Cumartesi
Suyun öteki yakası

Abdurrahman Örnek

Suyun öteki yakası

Sonunda beklenen gün geldi. Güneş battı, ay yükseldi. Kalabalık karanlıkta peri bacalarına benzeyen hayaletler gibi dikili bekleşiyorlardı.

Ne istediklerini bilmeden günlerce çölde kaybolmuş, deliler gibi yollarını bulmaya çalışıyorlardı.Sahilde bekleyenler, umut elçisi gördükleri”simsar” denilen  “sansar” kılıklı adamların gelmesini bekliyorlardı.

Onlar bu dünyanın sonu gelmez insan kaçakçısı borsasının önemli adamlarıydı.Ama bekleyenler kendi kararlarını kendisi vermekten ziyade ezel ebed başkalarının geleceği hakkında vereceği kararları bekliyorlardı. Birlikte hiç gülmüyorlar kimse birbirleriyle konuşmuyordu. Kalabalık birbirlerinin gözlerine bakarak simsarlar için içlerinden biraz insan olanı da var mıdır diye birbirinin gözlerine konuşuyorlardı. Sahil sanki deli dalgalarla yeni bir felakete hazırlanıyor gibiydi. Kadınlar çocuklarına sımsıkı sarılmışlardı. Ve bütün anneler birkaç ay sonra yüzleri yaşlılara benzeyecek bebeklerini suyun öteki yakasına taşıyorlardı.

Sanki anne ve babalar çocuklarından ayrılacak ve bir daha asla kavuşamayacak gibiydiler.Çocuklar annelerinin gözlerindeki bakışlara ve gözyaşlarına bir anlam veremiyorlardı. Sevinç mi korku mu belli değildi. Deniz dalgaların şiddetini artırarak kendisini  kızıla  boyamaya hazırlanıyordu. Ay ışığı denizin derinliklerine kadar iniyordu.

Tehlikenin farkına varan  kurtlar bile aya dönmüş acı acı uluyorlardı. Sınır kaçakçısı adamlar, kadınlar,çocuklar ulu orta yerlerde yatıyorlardı. Kesikleri kanıyor, canları çok acıyordu; ama ağlayamıyorlardı. Sadece kalabalıklar dünyasında yalnız kaldıkları için ağlıyorlardı. Bütün bu yaşadıkları var olana karşı yalnızlığı ve dışlanmışlığı seçmelerindendi. Eğer farklıysanız yalnızlığa mahkumsunuz demektir. Bundan dolayı hayatın da, sistemin de yalnız olana acımasızca davrandığına şahit oluyorsunuz. 

Suyu geçmek gerekiyordu diğer yarılarına,umudun öteki yakasına kavuşmak için. Şu an kimse gelecekte ne yapacağını hesaplamıyordu, sadece ayakta kalmanın çabasını veriyorlardı.Çocuklarımızdan sonra hayatta kalmaktan daha korkunç bir şey olamazdı,diyorlardı.Savaşlar tüm düşlerini kendilerinden çalmıştı. Kafaları ve kalpleri bomboş olmuştu.Umut etmek için sürekli geleceğe bakmaları gerekiyordu.

Ama bekleyiş ve belirsizlik çok daha zordu. Yolculuğa çıkan herkesin evrensel refahtan payına düşeni çalışmadan değil de çalışarak elde etme amacı vardı. Yola çıkanların aslında tamamı yerinde kalmak istemelerine rağmen genelde gidenlerdi. Ama diğer yandan geride kalanların üzerlerini örtmek o kadar da kolay olmuyordu. Karşılıklı benzer olayları yaşamış olmanın  getirdiği anlayış insanları kaynaştırıyordu.

Birbirlerine acıma duygusu sınır ötesinde de kendini gösteriyordu bu yolculukta geçişler her zaman  tehlikeli karşılaşmalar yaşatmıştır. Yola çıkanlar, yolda ölen çocukların hikayelerini biliyorlardı ;ama hepsinde de bu durum bana ve çocuklarıma denk gelmez nasıl olsa diye düşünüyorlardı. Elimdeki tek şansım bu yurdumda kalırsam öldürüleceğim ;ama ben yaşamak istiyorum Bu yüzden birçok kimse oraya adım atma cesareti göstermemiştir. Topluma uymayan ve kendi kültürüne tabi olmayan dışlanır.

Ama nadir de olsa kurtulma ihtimali yüzde bir olanlar buraya uğrama cesareti göstermişlerdir.  İnce sis tabakası ile örtülmüş tepecikler birdenbire çıkan rüzgarla gökyüzündeki bulutları dağıtıyor. Sonra orası zaten gurbet insanının yurdu oluyordu. Deniz aniden beliren ışıkla pırıl pırıl parlıyor. Aslında hepsinin bir amacı vardı, hepsi de bir şeyler ekmek peşindeydi.Ekmek mi bu ancak hiçbir şeyin olmadığı yere gitmekte mümkündü. 

13.01.2021 (Abdurrahman Örnek)

DİĞER YAZILAR

Modern eğitim süreci

Başkası adına konuşmak

Değişmemiz gerekiyorsa değişmeliyiz

Azim neden başarı sonuçtur

Sen gidersin, adın kalır

Uzaktan eğitimde ikinci yeni normalleşme

Uzak hayaller düşledim

Şey ve İnsan

Ardına bakmadan ardında…

Namaz daimi bir diriliş eylemidir

Covid-19’a karşı en güvenli kurumlar okullardır

Akşam Üstü

Araftaki düşünceler

Köy okullarının açılması

İçimiz bir başka söyler dışımız bambaşka

Okullar çiçek açtı

Yeni Bir Medine Modeli Mümkün Mü

Yasak meyve

Ruhun temizliğinde hakikat arayışı

Kadının Özgürlük Meselesi

Uyumsuz bir yaşam sorunu olarak müfritlik

Heybende bir iyilik taşı

Dijital çağda halifelik tutar mı ?

2020 LGS Değerlendirmesi

Mezarlık sessizliği

Kıvılcım

DYK kurslarında ücretli ogretmenler gorevlendirilsin

İnsanlığın Belirsizlik Sorunu

Kimse alınmasın ama ben hep babamı sevdim

İnatçı Kulluk Etme Arzusu

Pandemi sürecinde okulsuz çocuk eğitimi

Dava neydi, ne oldu?

Meslek Liseleri Krizden Güçlenerek Çıkar Mı?

Ölen insanlar mı sayılar mı ?

İyi ve kötü

Esmaü’l-Hüsna Allah’ın isimleri

Ben beklerken bahar geçip gidiyordu

Uzaktan eğitim(e) yakınlaştırır mı uzaklaştırırmı ?

Bir virüs musibetinin hatırlattıkları

Koronavirüs ve yeni dünya düzeni

Çocuktum ben, Savaşın Ortasında

Gitmek mi zor , kalmak mı?

Modern benlik ve iç insanlığımız

Bir öğretmenden daha fazlası

Çocuk kalbinin eşiğinde “duygu okulu” olmak

Ahlak, inanç ve eğitim

Çocuk yüreğinin öğretmeni olmak

Zeytin ağacının gövdesinde bir erva bebek

İnsan Bir Değerdir

Hastane koridorları hüzünlüdür

Okula gitmeyen çırak aranıyor

Babasız kalmak

İnsan neden insan olamaz

Nihayet “ Pısa” olacak gibi

Özel gereksinimli bireyler ve eğitimleri

Aileyi bitirme planı toplumsal cinsiyet eşitliği(1)

Medeniyetlerin kötüsü “ekran medeniyeti”

Eğitimde eksik olan ne?

Zamanı uğurlamak

Fikir,hareket ve gençlik

Yeni olandan korkmak

Öğretmen neden şiddet görür?

Müebbet kölelik

Eğitimde duygu eğitimi “sihirli el”olabilir mi?

İdeolojilerin devrimlerinden kapitalist evrimlere

Ülkeler bazında nitelikli öğretmenlik

İnancın farkına varmak

Eğitim Öğretim Başlarken

Fil dişi kuleden cafelere

Bir okul müdürü kadar okuldur(2)

Bir okul müdürü kadar okuldur

Neyi kaybettiğini hatırlayacaksın

Figüran

Benzemezliğin farkını yaşamak

YKS Eleştirisi

Günlük Hayata 30 Dakika Kitap Okuma Molası

Eğitim Reformunda Öğretmenin Rolü

Rahman Ve Rahim Olan Allah’ın Adıyla

Gaziantep Tıp Fakültesi ve Hematoloji Servisi

İnsan Olma Çabası

Bir fırsat eğitimi olarak 4-6 yaş Kur’an Kursları

Şehir ve Medeniyet

İslam Batı’ya galip gelir mi?

Peltek Düşünceler

Yönetici, Liyakat ve Adalet

Gaziantep’ten Bir Ziya Öğretmen geçti

Kınalızâde Ali Çelebi’ye göre Çocuk Eğitimi

Aile eğitiminde kadın ve erkeğin rolü

STK’larda Varoluşsal Kimlik Sorunları

Ruh Kirliliği

İdeal Öğretmenin Nitelikleri

Eğitim Sistemimizde Tecdid

Kaçak Göçmen Notları

Sorun nerde?

Akıllı Tahta mı Bilinçli öğretmen mi?

Kim medeni, kim değil?

Günah ve sevap arasında tövbekâr olmak

Mehmet Akif Ersoy’u anladığımız gün anmış oluruz

Okul iyi insan yetiştirir mi?

Vicdan-i Yitim