15 Kasım 2019 Cuma
Suriyeliler Atatürk'e seyful islam adını verdiler

İbrahim HALİL ER

Suriyeliler Atatürk'e seyful islam adını verdiler

-Suriyeliler gitsin diyenlere ithaftır-

Türkiye''nin Yunanlılara karşı kazandığı zafer Halep''te büyük sevinç gösterileriyle karşılanmıştı.

Bu esnada Halepliler Mustafa Kemal Paşa''ya ''Seyfu''l- İslam (İslamın kılıcı)'' ünvanı vermişlerdi.

Mustafa Kemal Paşa, Şam Müftüsüne çektiği bir telgrafta Yunanlılara karşı kazandığı zaferi bildirmiş ve ondan camilerde İslam davasının başarıya ulaşması için mevlit okunmasını ve dua edilmesini istemişti

Bunun üzerine 22 Eylül 1922 akşamı Şam''da birkaç camide merasim düzenlenmiş, Şam eşrafı, şeyh ve bilginleri tarafından Ankara''ya tebrik telgrafları çekilmişti.

Ayrıca Beyrut''ta 10 bin altın toplanarak Ankara’ya gönderilmişti.

''Halep Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'' tarafından Mustafa Kemal Paşa''ya iletilen bir mesajda şu ibareler yer alıyordu:

''Halep''te, Hama ve Humus''ta ve Şam''da halet-i ruhiyenin mübarek ve mukaddes gayenize müteveccih ve efkarı umumiyenin hemen yüzde 90''ını sizinle beraber olduğunu temin ederim''

1923 yılı başlarında Lübnan''da Fransız askeri makamlarının yayımladığı bir genelgede ise Halep, Antakya ve Hama''da üzerinde Osmanlı bayraklarının yer aldığı Suriye haritalarının satıldığı belirtilerek, bu türden bütün haritalara, resimlere ve kitaplara el konulması isteniyordu.

Fransızlar Halep''teki dükkanlarda sergilenen Mustafa Kemal posterlerinin satışını da yasaklamışlardı.

EK

13 Kolordu Komutanı Ahmet Cevdet Bey''in 18 Aralık 1919''da Dahiliye Nezareti''ne yazdığı yazıda ise, Halep''te halkın dükkanlarını kapayarak Osmanlı lehinde gösteri yaptıkları, İngilizleri ve Fransızları protesto ettikleri, aralarından bir heyet teşkil ederek Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşlarıyla ilişkiye geçmek üzere Sivas''a gönderme kararı aldıkları belirtiliyordu.

Selahattin Adil Bey''in Erkan-ı Harbiye-i Umumiye Nezareti''ne gönderdiği 31 Ekim 1920 tarihli bir raporda ise Halep halkının Fransızlardan menfaat temin eden çok az bir kısım eşraf dışındaki orta tabakanın Türkiye taraftarı oldukları ve hatta Fransızlara karşı bir ihtilal başlatmaya hazır oldukları ifade ediliyordu.

SURİYELİ VATANSEVERLER TÜRKİYE'YE KATILMAK İÇİN GİZLİ GÖRÜŞME YAPIYOR

Suriyeli vatanseverler 1930''larda da Fransız mandasından kurtulmak için Türkiye''nin desteğine ihtiyaç duymuşlardı.

Dr. Ömer Osman Omar''ın verdiği bilgiye göre ''Suriye Fırkası'' tarafından görevlendirilen bir zat, Türkiye''nin Cenevre Konsolosuyla yaptığı görüşmede Ankara''ya şu hususların bildirilmesini istemişti:

''1-Hükümetiniz, Türkiye Suriye menfaatlerini temin için teferruatı sonradan tespit edilmek üzere gizli bir antlaşmaya taraftar mıdır?

2-Suriye’ye mühimmat geçirilmesine imkan var mıdır? Mühimmatın nerelerden geçirilmesi lazım geleceği sonradan bildirilecektir.

3-Gerektiğinde Türkiye’ye iltica edenlerin Türkiye de hayatlarını kazanmaya müsaade edilebilir mi?

4-Türkiye, Suriyenin müdafaası zımmında müzahareti maneviye, yardımlarda bulunabilecek midir?''

Bu bilgiler Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras tarafından 26 Ağustos 1933''te Başbakan İsmet İnönü''ye iletilmişti.

Hükümetin bu tekliflere ne cevap verdiğini bilmiyoruz ama Türkiye her platformda Suriye''nin bağımsızlığını kazanmasından yana olduğunu açıkça telafuz etmişti.

Zaten Tevfik Rüştü Aras 1932''de ''Milletler Cemiyeti''nde yaptığı bir konuşmada Türkiye''nin tavrını belirtmiş, bunun üzerine Suriyeli vatanseverler Cumhurreisi Atatürk''e teşekkür mektubu göndermişlerdi.

Mesela Beyrut''ta yayımlanan yarı resmi gazete ''La Syrie'' ve ''Hür Arap Masonları'' adına konuşan ''Lisanu''l-Hal'' gazetelerinde 17 Aralık 1925''de yer alan makalelerde Güney Suriye''de ayaklananlar ile Türkler arasında, Fransızları Kuzey Suriye''de ve Hama-Humus bölgesinde zor durumda bırakmak için bir antlaşma yapılmaya çalışıldığına işaret ediliyordu.

''Suriye-Filistin Konferansı'' Türkiye''ye yakınlığıyla bilinen Şam''lı Yahya Hayati Bey''i kuzeydeki isyancıları organize etmek ve Türkiye ile bağlantıyı sağlamak amacıyla Ankara''ya göndermişti.

Türkiye, bu bağımsızlık mücadelesi sırasında kendisine sığınan Suriyeli direnişçileri hep bağrına basmıştı.

ESED REJİMİNİN TEMELLERİ MANDA DÖNEMİNDE ATILDI.

Anadolu ve Suriye ayrı ayrı ama birbirleriyle de dayanışma içerisinde bağımsızlık mücadelesi veriyordu.

''Suriye ve Filistin Müdafaa-i Kuva-yi Osmaniye'' heyeti başkanı Cevdet Beyzade Ali Şefik Bey tarafından kurulan ''Demokrat Cemiyeti'' ,Türkiye ile işbirliğini savundukları için Emir Faysal tarafından tutuklattırılan mücahitleri kurtarmak için faaliyet gösteriyordu.

Fransızlar manda döneminde Suriye''nin Türkiye ile manevi rabıtasını kesmek için, 40 yıl sonra ''Esed rejimi''ne temel sağlayan uygulamaları hayata geçirmişlerdi.

Esed rejiminin temelleri manda döneminde atılmıştı.

Türkiye bugün de özgürlük ve demokrasi istedikleri için Esed rejiminin zulmüne uğrayan Suriyeli kardeşlerine kucak açtı.

Dr. Ömer Osman Umar''ın ''Türkiye-Suriye İlişkileri(1918-1940)'' başlıklı eserinde Suriyeli mücahitlerle Türkiye arasında

İdlip

İran ve Rus ikilisi İdlib'e yoğun saldırı düzenliyor.

Saldırının amacı halkın bölgeden çıkmasıdır. Rusya'nın Çeçenistan'da Groznide denediği sivil yerleşim alanlarına yoğun bombalı saldırı düzenleme yöntemi burada uygulamak. Yani sivil alanları yoğun bombardumana tabi tutarak direnci kırmak... Halbuki bu bir savaş suçudur ama artık batının her savaşta uyguladığı yöntemdir. Çünkü kara savaşına girecek kadar cesur değillerdir. Hava üstünlüğü ile şehirleri tahrip etmeye ve savaşçıların moralini bozmaya çalışırlar. Irak savaşında da ABD böyle yaptı. Batıyla savaşacaksak çok güçlü hava savunma sistemi ve hava gücü kurmamız gerekir. s400 bu açıdan önemlidir fakat daha önemlisi kendi hava savunma sistemimizi yapmamızdır.

Onlar için sivillerin hayatı önemli değil. İran için de Şiilerin dışındakiler müslüman bile değil ve hayatlarının önemi yok...

Bu saldırılarlar İdlib halkını göçe tabi tutmak, daha doğrusu Türkiye'ye süpürmek... Böylece Suriye'yi şiileştirmek... ve Türkiye'yi de göçlerle zor duruma düşürmektir

İdlib düşerse Suriye savaşını Esed ve İran kazanmış olur...

Türkiye'nin bu konuda kararlı olması gerekir.

Nasıl ABD'ye karşı direniyorsak Rus ve İran şeytanlarına karşı da direnmeliyiz.

19.08.2019 (İbrahim HALİL ER)

DİĞER YAZILAR

Okulların süreleri ve alternatif bir eğitim modeli

Şerif Hüseyin halife olmak istedi

Erkek sevmek kadın sevilmek üzere yaratılmıştır

Halkıma önemli uyarı!

Kudüs'ün Fethi ve Haçlı Savaşları

Devlet karşısında birey

Strajimiz ve politimiz var mı?

Yemek yiyip yiyip doymayanlar için

Yemeğin bereketi

Kaç hadis var

Perişan eden ve perişan olan bir şehir "KUFE"

İmamiye Şiasında Usuliler (Fıkıh) ile Ahbariler (Hadis Ehli) Arasındaki Mücadele

ikinci viyana zaferi

Seyyid kutup

Ayette geçen hikmet nedir ?

Esed rejiminin temelleri manda döneminde atıldı

Suriyeli vatanseverler Türkiye'ye katılmak için gizli görüşme yapıyor

İdlip

Milliyetçi hareketler yükselişte

Keşmir Sorunu (1947)

İslami feminist kadınların özlediği erkek modeli ve islamın erkeklere verdiği haklar

İskenderun'dayız

Kim kahraman kim kaçmış ?

Camilerin yaşlı cemaatleri

Mağlubiyet psikolojisi

Suriyelilerin Üniversite kaydı

Batıya karşı yenilmişlik psikoloji

İblis bir melek mi?

Evlenecek gençlere tavsiye

İslamda karısına fena muamele eden bir kocayı karısı boşayabilir mi ?

Mürtet

Keşke cahil olsaydım

Şevket Eygi abimiz vefat etmiştir

Hilafet İşid hilafet ilan etti

Müslüman erkekler evlerinde ve gönüllerinde neler oluyor hiç düşünüyorlar mı?

Müslüman kadınlara ne oluyor ?

Yeni bir tehlike wattpad

Gazali ye yapılan eleştiriye cevap soru

Kabuslarım-1 Tohum meselesi

Felsefenin islam dünyasına giriş

Cami tuvaletleri parasız olmalı

Yemek kültürümüz

Mısır, Yusuf'umuzu geri vermedi

Eşlerle Güzel Geçinmenin Sırrı

Eski eserlerin tercümelerinde dikkat edilmesi gereken noktalar

Kürt Ve Türk Milliyetçilerinin Akrabalıkları

Bu iddialar araştırılmalı

Tutamadığınız orucun kefareti için fakirlere yemek yedirin

İslam tarihinde engelli bir komutan ve vali

Kadınlar parçalandı canavarın dişleri arasında

Âlak Süresindeki "Oku" Emrinin Tekrarındaki Hikmetler

Da-Vinci neden çizdiği aletleri yapmadı?

Çocuklarımızı İyi Yetiştirmenin Kuralı

Siyasetimizde Değişmeyen Unsur Kalkınma

Hayatta olanların yaptıkları ameller, ölülerin ruhlarına faydalı olur mu, olmaz mı?

Mutlu bir evliliğin sırrı

Müçtehit Bir Sahabi Muaz B. Cebel

Leyla ve Mecnun evlenirse

Tüm varlıklarla konuşma

Esenboğa Havaalanı ve Ankara'nın Mutlu öküzü!

Ebu Hanife'nin Talebelerine Takılması

Patagonya'da Dindar gençlik artıyor

Kıraathane

Yeni Savaş Silahları

İslam Toplumu birbirine zimmetlemiştir

Su (Asker) uyur, düşman uyumaz

Kisra'nın Elbiseleri

Hz. Hacer Gerçekten Bir Cariye miydi?

Aileyi yok etme planları

Tilki Haykırır: Kahrolsun Kümesler, Yaşasın Tavukların Özgürlüğü

Soğan Sarımsak Talebi

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü

Kadın insan mıdır? Değil midir?

HZ. Ömer Döneminde şarapçıların ayeti kendilerine göre tevili

Kendi türküsünü söylemeyen düşünceler halkta karşılığını bulmaz

Eğitim Önerileri

İstanbul sözleşmesinin iptali için artık tavır almalıyız

Çinli Müslüman amiralin bitmeyen yolculuğu

Çok içki içen bir Sahabi "Abdullah El-Himar"

Venezuella ile Osmanlı İlişkileri

Hz. Ebubekir'in Suriye Fethi İçin Görevlendirdiği Komutanına Nasihati

Sevgili ve Yar Arasındaki Fark

Kadın-Erkek kavgaları

Poşet Meselesi/Aklımızla Dalga Geçmeyin Lütfen

Sadece kendilerini düşünen benciller için bir hikâye

Savaşa katılan hamile bir hanım Sahabi

Dilencilik neden yasaklanmıyor?

Kadın sorununa İslamcı çözümler

İnsanlarımız mutsuz

Kadına şiddet konusu

Erkek sevmek kadın sevilmek üzere yaratılmıştır

Düşünceler

Ülkemizdeki Alevilik bir Mezhep Değildir

Suud ve Müseylemetul Kezzab

Bugün Dünya Çocuk Hakları Günüymüş!

Müslümanlarda Kadın Alimeler

Antep Güneyli Güzel

Cahillik erdem oldu

İmam-ı Ebu Hanife'nin Kabri'nin Bulunması

Suud ve Müseylemetul Kezzab