14 Kasım 2019 Perşembe
Kıymet bilinmeli

Mustafa Şaki

Kıymet bilinmeli

Hayatta kıymetini bilmediğimiz birçok yaşanmışlıklar var. Şöyle geçmişe baktığımızda, yeterince kıymet vermediğimizden kaybettiğimiz birçok değerimiz olduğunu, keşke onlara sahip olabilseydik dediğimiz çok olmuştur.

Filistin davasına da bu gözle bakanlardanım. Maalesef mescidi aksa ve Filistinlileri, olağanüstü bir hezeyan olunca hatırlıyoruz.

Hatırlayınca da sadece ah, vah diyoruz, ya da sloganik sözler üretiyor, meydanlarda haykırıyor ve olayın sıcaklığı geçince de unutuyoruz.

Kudüs’ün İsrail’in başkenti olma isteği Amerika başkanı Trump tarafından ortaya atıldığında, önce fazla ciddiye alınmadı. Yapılamayacağı düşünüldü.

Fakat Amerika başkanı koltuğunu sağlamlaştırmak için, dünya medyası önünde bu projeyi imzaladı ve Ortadoğu’daki yaşanan sıkıntılara bir yenisini ekledi.

Amerika’nın bu hamlesinden kimler rahatsız oldu, kimler bu konuda onları destekledi ona bakmak lazım.

Kudüs’ün İsrail’in başkenti yapılma isteği, sadece siyonitleri ve dostlarını memnun etti. Bunun dışında, başta Türkiye olmak üzere tüm dünya buna karşı çıktı.

Kudüs’ün tüm semavi dinler tarafından kutsal bir statüsü vardır. Sultan Abdülhamit sonrası uygulanan yanlış politikalar sonucu, Yahudiler o bölgeye toprak satın alarak girmiş ve bu zulüm o günden başlayarak bugüne taşınmıştır.

 Bu sadece İsrail’in inisiyatifine bırakılamayacak kadar önemlidir. Fakat Amerika başkanı tarafından, günübirlik politikaya alet edilmiştir.

Bizler Kudüs davasını her zaman önemsemiş bir millet olarak, orayı hiçbir çıkar uğruna değişmeyeceğimizi her zaman dünyaya ilan etmiş bulunuyoruz.

Bu aşk, geçmişte de aynı idi, bugün de aynıdır. Sultan Abdülhamit hanın bu konudaki hassasiyetine bakalım.

ABDULHAMİT HAN, SİYONİSTLERİ KOVUYOR

1897 yılında Birinci Dünya, Siyonist Kongresi yapılıyor ve kongrenin sonuç bildirgesinde yayınlanan “Basel Deklarasyonu’na göre, Filistin’de bir “yurt” edinilmesi için çalışılma kararı çıkmıştı. Dünyadaki Yahudiler, dernekler organize olacaklar, Yahudi “milli duygusu” güçlendirilecek ve devletlerin desteğini sağlamaya çaba gösterilecekti.

Sultan Abdülhamit’in saltanatının ikinci evresini teşkil eden (1895-1909) yıllarında, Osmanlının mali sıkıntısını bilen Siyonistler, sultan Abdülhamit’e gelerek Filistin’e toplu Yahudi göçleri karşılığında bir takım vaatlerde bulunmuştur.

Osmanlı Devleti’nin Selanik Mebusu Yahudi Emmanuel Carasso, Siyonist bir heyetle 17 Eylül 1901 de Sultan II. Abdülhamid’in huzuruna çıkarak, Rusya’da zulüm gören Yahudilerin Filistin’e yerleştirilmeleri ve Yahudilere Filistin’de muhtariyet verilmesi karşılığı olarak 20 milyon altın teklif etmiştir. Bu tekliflere sinirlenen Sultan II. Abdülhamid, heyeti huzurundan kovmuştur.

Sultan Abdülhamid bu konuda “Yahudilerin Filistin’e yerleşmesini kabul etmek dindaşlarımızın ölüm fermanını imzalamaktır” diyerek sanki bugün yaşananları, o günden görmüştür.

Osmanlı Devleti’nin en zor döneminde maddi olarak Osmanlı’yı kalkındıracak tekliflerde bulunan Siyonist heyeti, huzurundan kovan ve her ne pahasına olursa olsun Filistin’den toprak sattırmayan Sultan Abdülhamid Han için, Filistin Dışişleri Bakanlığı yapmış olan Refik Şakir En-Nedşe “Sultan Abdülhamid Filistin için tahtını kaybeden hükümdardır” ifadesini kullanmaktadır.

Daha sonra sultan Abdülhamid’i tahttan indiren İttihat ve Terakki mensupları devlet idaresindeki hassasiyeti kavrayamamışlar ve Filistin’e Yahudi göçünü serbest bırakmışlardır.

Yaptıkları hataların farkına varan Enver Paşa “Yaptığım bütün her şeyin hesabını verebilirim demiş ve eklemiştir; fakat bizim en büyük hatamız, Sultan Abdülhamid’i anlayamamak ve Siyonizm’e alet olmaklığımızdır” diyerek acı pişmanlığını dile getirmiştir.

Müslüman toplum Filistin ve Kudüs’ün kıymetini bilmediği gibi, sultan Abdülhamit hanın da kıymetini bilmemiştir.  O yüce sultan geleceği gören, büyük bir devlet adamı idi. Mekânı cennet olsun.

Bugün de bu davaya en çok sahip çıkan yine ülkemiz insanı ve başta sayın cumhurbaşkanımız olmuştur.

Tüm uluslararası platformlarda, katılımcılar, Filistin ve mescidi aksa konusunu gündeme getiriyor ve dünyaya duyurmaya çalışıyorlar.

Yahudiler yüz küsur yıldır, Müslümanların aczi yetinden dolayı çalışmalarının karşılığını almış durumdalar.

Müslümanlar hemen bir sonuç beklememeliler. Bu davaya gönül verdiklerini her zaman savunucusu olduklarını göstermeliler. Bu uzun soluklu bir savaştır, bizler bu savaştan yılmayacağız.

Ne mutlu bu kutsal meseleleri kendilerine dava edinenlere, onlar iki cihanda ihlasları ile öne çıkacaklardır.

13.12.2017 (Mustafa Şaki)

DİĞER YAZILAR

Anesiadahmet şerif izgören konferansı

İstanbul'da Gaziantep günleri

“Paris büyük cami ve son halife”

Gezi yazısı 2

2019 Avrupa seyahati 1

Kurban bayramı

Seçim sonrası hatırda kalanlar

Ramazan, İbadet ve Yardımlaşma Ayı

Nisan Yağmurları Rahmettir

Yerel Seçim Sonrası Özeleştiri

Karar mı kader mi?

Yeni Zelanda Şehitleri için gözyaşı

28 Şubat’ı Unutmayalım

İstanbul Kartal’da çöken bina

Dünya Başörtüsü Günü

Gösteriş hastalığı

İslamı hazmedemeyen bir sanatçı

Gergedan benzetmesi

Yetim Hakkı

Sünnetin Aktüel Değeri Sempozyumu

Manevi Rehberlik

Dövizin düşüşü kalıcı olacak mı?

İnsanlık Yemen’de bir defa daha sınıfta kaldı

Hakkâri Şehitleri

Mecliste nezaketsiz bir konuşma

Kaşıkçı Cinayeti ve Dünyanın bu olaya bakışı

Yerel seçimler öncesi

Bir yanlıştan dönüldü

Onuncu hisse Allah’ın

Daha iyi olabilir

Ekonomideki sorunlar ve çözümleri

Medya ve gazetelerin tutumu

Gençlerin islamı yanlış anlaması                       

Anadolu buluşmaları ve Raşid el Gannuşinin sunumu

13. Anadolu buluşmaları

Taziye adabı

15 Temmuz ve Adnan Oktar

Milli eğitimde yeni dönem

Kaybolan çocuklar

Ders alındı mı?

Kazanımlarımızı kaybetmeyelim

Bayram’ı bu günden yaşamak

Ekonomi piyasalarının dengesi

Dövizdeki dalgalanmanın ekonomiye etkisi

Ramazan ayı oruç ve Kuran

Gönüllü vekil’lik

Bu seçim farklı olmalı

Köylünün halife Harun reşidi ziyareti

İnsanın istemesi

Suriye’de zulüm devam ediyor

Yaklaşan seçim öncesi dikkat

Hasan Celal Güzel

Dinsizlere gün doğmasın

Şuurlu bir mücadele örneği “hasan el benna”

28 Şubatı hatırlayalım

Sahilde içki içen iki kadın doktor

Şehit metin yüksel

Şehit ayı ve İskilipli Atıf Hoca

Katar gezisi

Fitne’yi önleme

Doğru bir hayat yaşamak

İran’da ayaklanmanın sebepleri

Tarihin doğru anlaşılması gayreti

Başarıda örnekliğimiz

İkna

İhya’mı imha’mı

Batının çirkin yüzü(fitne)

Mu’minin misali 2

Bir yıldız daha kaydı

Mu’minin misali

2019 seçim çalışmaları

Çözüm için öncü olmak

Dört güzel adam 3 (Necmettin Erbakan)

Tutulmayan Söz

Dört güzel adam 2

Dört güzel adam

Olmasa da olur

İsraf ve tasarruf

Bayram

Hazreti İbrahim ve kurban

İyi ki varsınız

   MÜFTÜLERE NİKÂH KIYMA YETKİSİ VERİLMESİ

Çocuk eğitiminde yapmamız gerekenler

Filistine Sahip Çıkalım

Şehitlerin Işığı Ülkemizi Aydınlatıyor

15 Temmuz Öncesi Ve Sonrası

15 Temmuz 2016 Akşamı Sınavımız

Ramazan Ayı, Bayram Ve Güzellikleri

Sevdiklerimizle, İmtihan Ediliriz -2-

Sevdiklerimizle, İmtihan Ediliriz

Ramazanda Yardımlaşalım

Kuran’la Yorulmak

Ekonomide Son Durum

Anneler gününü nasıl anlayalım!

Nasıl bir yaşam istiyoruz!

Kavga'miz

Muhalefet sandikta kazandigini kaybetmeye basladi

REFERANDUM SONRASI YENİ TÜRKİYE BEKLENTİSİ

SURİYE GÖZYAŞIMIZ OLDU

EYUP SULTAN'DA NAMAZ