26 Eylül 2020 Cumartesi
Kim demiş, "virüse yakalanan bir daha yakalanmaz." diye.

Murat Yakar

Kim demiş, "virüse yakalanan bir daha yakalanmaz." diye.

Sizlere bu başlıkla yazı yazmayı inanın hiç ama hiç istemezdim. Ancak gazetemizde ve yayın organlarımızda öyle bir haber yayınlandı ki, tabiri yerindeyse, ‘Küller başımıza’ dedirtecek cinsten. Ve bu haber sonrası iyice bilesiniz ki, ben artık bir konuda da iyice kani oldum: biz bu virüsü halen yeteri kadar tanımıyoruz arkadaş.
Baksanıza uzmanlar bu kez de; SARS-CoV-2 ya da daha tanınır adıyla kovid-19 veya korona virüsünün bir kere hastalığa yakalanıp iyileşenlere tekrar bulaştığı ve hasta ettiğini ortaya çıktığını söylüyorlar.
İlk olarak Hongkong'da birinin ikinci defa virüse yakalandığı haberi daha önceleri kulağımıza gelmişti. Daha sonra Belçika'dan ardından şimdi de Hollanda'dan birer hastanın iyileştikten sonra tekrar virüse yakalandığı ortaya çıktı.

***
Demedi demeyin!
Çok çene yormamıza ve kesin hükümler vermemeize gerek yok. Verenleri de artık fazlaca ‘tınlamıycam’. Zira bence bir kez daha anladık ki; henüz işin daha başındayız, durum henüz çoook ama çok erken ve ben tedbirlerimi alarak işime ve önüme bakacağım. Şu anda yapılacak tek şey bu. Kendimizi iyice korumaya alarak yolumuza devam etmek.

***
Hollanda'da ikinci kez virüse yakalanan hastanın, yaşlı ve bağışıklık sistemi zayıf biri olduğu açıklanırken, insanların RNA'larından kaynaklanan sebeplerle bu virüsü çok uzun süre taşıma ihtimalleri olduğuda belirtiliyor.

Yani bizim anlayacağımız dilden; aslında iyileşti sanılan pek çok kişinin iyileşmediği ve virüsü taşımaya devam ettiği, ancak bağışıklık sistemi zayıfladığında virüsün ortaya tekrar çıktığı anlaşıldı.

Belçika'da bir kadın ise ilk bulaşmadan 3 ay sonra yeniden virüse yakalanınca incelemeye alındı ve genetik yatkınlık ya da virüsün varlığını devam ettirmesi gibi sorulara cevap aranmaya başlandı.

Dünya genelindeki virologların bir çoğu bu ihtimalden korktuklarını ve virüsün bir kişiyi 2 ya da 3 kez hasta etme ihtimali bulunduğunun bilimsel olarak henüz söylenemeyeceğini ancak bu vakaların araştırılması sonucu ortaya çıkması muhtemel bu durumun korkutucu olduğunu belirtiyorlar.

***
Her şey de bilimsellik aranır mı o da ayrı bir muamma. Ancak bir gerçek var ki korkmamak elde değil.
Düşünsenize Allah muhafaza; bir değil, iki değil üç degil…

***
Ayrıca Henüz bilimsel olarak bünyesinde virüse karşı antikor üreterek iyileşen hastaların da ne kadar sağlıklı kalabileceği bilinmiyor. Bir süre sonra vücudun bu antikorları üretmeyi durdurması üzerine virüsün yeniden canlanabileceği ihtimali en kötü senaryo olarak görülüyor.

Yazımın girişinde de belttiğim gibi. Biz bu virüsü halen yeteri kadar tanımıyoruz arkadaş. Halen daha yabancısıyız.
Vesselam,

27.08.2020 (Murat Yakar)

DİĞER YAZILAR

Bunu bir yere not ettik

Önüne gelene ‘tokadı’ bastılar.

Havlamayı alışkanlık edinenlere

Vermeyince Ma’bud, neylesin Sultan Mahmud?

Kör kuyuda olsak bile.

Nokta.

Evrenin yeni patronu ‘datacılar’

Beni en çok öfkelendiren tavır!

Dev gibi bir fare sizi kovalarsa!

“Sizi Allah’a şikayet edeceğim” diyen çocuğu hatırladınız mı?

Büyük Türkiye İmparatorluğu’nun doğum sancısı

Cambazların oyunu

‘La Galibe İllallah’

Kim şerefli, kim şerefsiz?

Savaşların ortasındaki ‘biz’

“Cibiliyet padişahım”

O koltukta sen de oturacaksın!

Ölüm bir realitedir

Söz ola kese savaşı, söz ola kestire başı

Hal böyle olunca!

Sadaka-i Cariye

Kaş yapalım derken göz çıkardılar!

Bitmeyen ninni!

O yazıya istinaden

Demiştik ya, “Aslandan kurban olmaz.” diye

Azrail’in tokmağı

İşin tılsımı!

Büyücünün parmağı

Bırakın da kendi gömleğimizi kendimiz giyelim !

Başımız sağolsun Gazikent’i kaybettik!

Bir dervişten nasihatler

Böyle cennet olur mu?

Kutsal aşı

Bir türlü anlatamadım!

Bırakın dönsün dönme dolaplar!

Boş teneke çok ses çıkarırmış

40’tan bir çıkarsa...

Şaşı değil kör olmak gerek!

O meşhur tükürük

Özlemle yâd edilen Ramazanlar

Diyanet’te neler oluyor?

Demek ki Neymiş?