20 Ekim 2019 Pazar
İslam barış dini midir?

Muhammed Köse

İslam barış dini midir?

İnsanoğlu diğer canlılardan farklı olarak iletişim için dilini kullanır, yani konuşarak anlaşır ve konuşmanın temeli kelimeler ve kavramlardır.

Kelimelerin anlamları konusunda anlaşma sağlayamayan birileriyle konuşamazsınız. Açlıktan ya da susuzluktan öldüğünüzü anlatmak için muhatabınızın açlık veya susuzluğun ne olduğu konusunda sizinle aynı şeyi anlıyor olması gerekir. Aksi halde diliniz bir işe yaramaz, ancak işaretlerle meramınızı anlatarak hayatta kalmayı deneyebilirsiniz.

Bu en temel ve basit kavramlarda bile böyleyken, din konusunda konuştuğumuzda da mutlaka ortak bir anlamı kabullenmiş olmamız gerekir ki birbirimizi doğru anlayabilelim.

Dinimiz İslam’dır, İslam dinimizin adıdır.

İslam dediğimizde hem tek tek bu dinin tüm içeriğini, hem de topyekun dinin emir, yasak ve tavsiyelerini kast etmiş oluruz.

Namaz İslam’dır, oruçta öyle, hac ve zekatta İslam’dır. Cihad İslam’dır ve aynı şekilde sulh yani barışta İslam’dır. Ancak İslam bunlardan sadece birisidir demek büyük bir yanlış olur. İslam sadece namaz, oruç, hac, zekat ya da cihaddan ibaret değildir zira.

Daha açık ve net haliyle; İslam barıştır ancak barıştan ibaret değildir İslam. Savaşta İslam’dandır ve İslam’ın farzlarındandır.

İslam barıştır evet ve bu anlamıyla İslam; Allah(cc) ile, Rasulü(sas) ile ve mü’minler ile barış içinde olmaktır önce. Allah(cc) ile arası iyi olmaktır, Peygamber(sas) ile arası iyi olmaktır ve diğer Müslümanlarla iyi geçinmektir İslam.

İslam; Allah(cc)’e teslim olmaktır.

Bunun yolu ise; Allah(cc)’in emir ve yasaklarına, Rasulullah(sas) sünnetine ve bu iki kaynağa doğru ve samimi bir şekilde tabi olan Müslümanların sözlerineuymak ve öncelikle onlarla barış içinde olmaktan geçer.

Elbette diğer insanlarla da durup dururken savaşmak gibi bir yol yoktur. Bunun için bazı sebepler gerekir ki, biz bunları da yine temel kaynaklarımızdan yani Kur’an ve sünnetten öğreniriz.

Zulme uğrayan ve Allah(cc)’in kendilerini hak olarak verdiği meselelerde engellenen Müslümanların savaşmasına kesin olarak izin verilmiş ve hatta emredilmiştir. Buna kendilerinin gücü yetmezse, diğer Müslümanların onları bu zulümden kurtarmak için savaşmaları boyunlarında ilahi bir borçtur.

Yine gerek Nebi(sas) ve gerekse O’nun seçkin ashabının yaptığı gibi; Allah(cc)’in dini ile insanlar arasında engel olanların ortadan kaldırılması için savaşılması ilahi bir emirdir ve bu Kur’an, sünnet ve bütün ümmetin alimlerinin icması ile sabit bir gerçekliktir.

Fitnelerin engellenmesi, yok edilmesi ve yeryüzünde barış ve huzurun egemen kılınması için savaşılması da yine aynı temellerle ve aynı şekilde emrolunduğumuz bir farzdır.

Bütün bunlar karşımızda dururken, İslam barış dinidir diye bir şekilde kendi siyasi hedeflerine yol aramanın samimiyetle alakası olmadığı açıktır. Peşlerinden gittikleri emperyal zalimlerin, kanlı ve iğrenç yollarına tek laf edemeyen, bırakın laf etmeyi onaylayan bu tiplerin isminin sonunda hoca gibi bir lakabının olması sözlerine herhangi bir değer katmaz.

İslam, tokat atana diğer yanağını dönmeyi değil, o bileği bükmeyi ve hatta gerekirse kırmayı ve bir daha İslam’a ve Müslümanlara tokat atamayacak hale getirmeyi emreder.

Tokat atana diğer yanağını çevirmek bir Hristiyan öğretisiydi, haçlı seferleriyle bin yıldır onlara fiske atmamış milyonlarca insanın canlarına sebep oldular. Yurtlarımızı yıktılar, yaktılar ve harap ettiler. Geçtikleri yerlerde taş üstünde taş, omuz üstünde baş bırakmadılar.

Müslümanlar bugün bırakın onlara saldırmayı, kendilerini ve topraklarını savunmaktan bile acizken, kimin barışçı kimin savaşçı olduğunu konuşmayalım.

Biz onlara diğer yanağımızı asla dönmedik, dönemezdik te. Tarih boyunca savaştık, yendik ya da yenildik ama zillete düşüp, onlara boyun eğip, sonra da barışçıyız demedik. Gerektiğinde Müslüman beldelerini korumak için kandan dereler akıttık, bedenlerimizden tepeler kurduk ama yılmadık ve yok olmadık.

Dünyanın kanunu böyle; bu günler aramızda dönüp duracak, bir gün onlar ertesi gün biz galip geleceğiz ve bu kıyamete kadar devam edecek.

Tarih; bizim yaptıklarımızla onların yıktıklarının hikayesini yazmaya devam edecek!

 

9.10.2019 (Muhammed Köse)

DİĞER YAZILAR

Batı ile yüzleşmek

Ünlü uyumsuzluğu

Fıtrat ile savaşan kaybetmeye mahkumdur

Deprem, ecel ve tedbir

Doğu ile batı eşitliği

Göklere merdiven inşa etmek

Herhangi biri ile her şeyi

Bak!

Mü’min, emin ve emanet insandır

Unuttuğumuz işgal ve dahası

Akıl ibadetlere müdahale edemez

Bayramlaşmak: Neden ve Nasıl?

Kaypak zeminde ayakta kalmak

Göç dünyanın kanunudur

Dünya huzurunun sırrı

Suçu adında saklı olanlar

Platonik batı sevdası

Zamanın Endülüs’ü

Vaktin kadrini bilmek

Muhabbet hürmeti icap ettirir

Kur’an’ı anlamak ve meal sorunumuz

Şehre Ramazan geldi

Ramazan ayı eğitim kampı başlıyor

Mukaddesat Boykot Edilemez

Günahı boynumuzda değil

Marifet değil boşboğazlık

Paylaşabildiğin kadarsın

Sema ve raks dinden değildir!

Kendini temize çıkarmak

Bu da geçer ya hu!

Dengemizi kaybetmeyelim

‘Batı’nın dostluğu

Kötülüğü yaymak

Unutkan olduğumuzu da unutuyoruz

Bu kadar uyanıklık bünyeye zarar!

Mukaddes devletler dünyası

Rüzgara karşı duruş

Dünyayı ve yaşamayı seviyoruz

Çünkü biz de insanız

Trafik aynadır

Gülümseyin, melekler çekiyor

Yaralarımızla yaşıyoruz

Ah şu eziklik!

Yalan helak sebebidir

Acı da olsa rahmet

Anlamak istemeyene anlatmak

Neticede insanız

Kul kalmak yetmiyor mu?

Dinde fikir hürriyeti yoktur

Kaşıkçı Efekti

Toplumsal değişim; beklenti ve hüsran

Hikmet detaylarda saklıdır

Vahdet ama kimle ve nasıl?

Belediyelerden ne bekliyoruz?

Ceza mı Rıza mı?

Cehalet ve acziyet

Hürmetsiz/Saygısız Olmuyor

İnsanın şımarıklığı

Önder Âlim Sıkıntımız

Provoke Oluyoruz

Hadim, Hâkim ve Zalim

Feryat Yemen’den Gelir!

Çağdaş Hariciler ve Politik Tekfir

Halkın Yönetim Sistemi

Mensubiyet ve Asabiyet

Notlar

Ne Vadediyoruz?

Bilmemek ayıp değil

Düşman Dışarıda Değil

Kerbela ve Yas

Şuurumuz köreldi!

Menüde İdlib Var!

Şaka mı Yapıyorsunuz?

Mesele Kurban Olmak

Suriyeliler Bayram Tatiline mi Gidiyor?

Çocukları öldürmeyin!

Günahların şöhretini artırmayın

Suriyelilerin Türkiyeli Olma Zamanı

Haddini bilmek

Ütopya yalandır

Oruç bir şiardır!

Oruç bir yazgıdır

Kudüs kimin olacak?

Aynaya bakmak lazım

Abartmaya gerek yok

Derede boğulmak

Hakikate eziyet

Kimi ne kadar sevmeli?

Allah unutmaz!

Batı ile yüzleşmek

Ümmet, Kardeşlik ve Vahdet

Allahu Ekber – Abd kim?

Ezik bir taklit: Yılbaşı

Dokunulmazlarımız!

Filistin ve Bazı Acı Gerçekler

İnsanı yola getirmek

Neden her şeyin ‘ana’sı var?

Rüzgarımız gitti

İman umuttur

Irk ile İslam’ı ‘Özel’leştirmek