5 Temmuz 2020 Pazar
İnsanlığın Belirsizlik Sorunu

Abdurrahman Örnek

İnsanlığın Belirsizlik Sorunu

Aylardır bir belanın kendilerine musallat olacağı korkusuyla evlerinden çıkmadan, robotlaşmış bir biçimde yaşamak zorunda kalan insanlık, kendi yazgısından ziyade başkaları tarafından hazırlanmış bir yazgıyı yaşamak mecburiyetinde kaldı. ,

İnsanlar dijital dünyanın karşısında var olma yürekliliğini kaybettiği, bununla da kalmayıp tam anlamıyla tepeden tırnağa otomatlaşan bir kalıba bürünmüştür. Bu çağın bağımlı hastalığı insanı silikleştirmiş ve insan türünü gittikçe kontrol edilebilir varlık haline getirmiştir. Tüm acıların arkasından çıkan şimdiki zamanın ve gelecek zamanın dayattığı, vazgeçemeyeceğimiz zihni dönüşümlerdir.

Her yeni zaman insanlara kin dolu gözlerle bakıyor, her yok edici felaket şiddetli bir fırtınayla geliyor. Birini bitirmeden diğeri başlıyor ve her şey bir öncekini yok etme planları ile uygulamaya geçiyor. İnsanların gözlerinin içine baktığınızda ölülerin niçin yaşadığını az çok anlarsınız. Suskunluğunu sürdüren ölümün sessizliği, bütün konuşulacak metinleri, manifestoları bir bir yitiriyor.

Yığınlarca insan anlamdan yoksun yaşama doğru sürükleniyor, herkes yaşıyormuş gibi yapıyor ama kimse ne için yaşadığının, var olmanın farkına varmayı yavaş yavaş yitiriyor. Bütün bunların alt yapısında çılgınlığa varan ve önü alınmayan, bitmek tükenmek bilmeyen açlık isteklerinin karşılanmaması var. Ama gelinen noktada kendisini kurtarma hamlelerinin hepsi boşa çıktı, çünkü gemi batıyor ve gemiyle herkes batıyor. Bu yüzden her gün biraz daha tükeniyor, parça parça umutsuzluğa teslim oluyoruz.

Herkes birbirini, belirsizliğin sonunu hazırlayan suçlu gibi görüyor. Belirsizliğin sonuna doğru giden yol, insanların ne yapacaklarını bilemedikleri çırpınışlarla asfaltlanmıştır. Dünyanın tekdüzeliği, giderek insanların geride kalan günlerinin heyecanını soluklaştırıyor. Herkes, bugünün felaketinin yarın ortadan kalkmasını, yok edilmesini hatta gömülüp bir daha çıkmadan unutulmasını istiyor. Ama bu felaketler ne bugün, ne yarın ne de bir başka gün arkasını kesmeyecek gibi insanlıkla oyun ediyor. Belirsizlik şehirlerin ruhunu çekmiş ve etrafını ölüm sessizliğindeki surlarla çevirmiş. Ve yeniden dirilmek için üflenecek surlarla dirilmeyecek kadar kendinden geçmiş sokaklar bırakıyor.

Kulaklara üflenen her sözcük yeni gibi dursa da, temizlenmiş gibi görülse de aslında eskinin bir bağlantısından ibaret, yani resim hep aynı resim. Geçmişte bilmecelerle yaşayan bilmecelerin peşinden giden insan şimdi ve gelecekteki yaşamı için çözümü çoktan bulmuş ve ikinci el deneyimlerle yaşamını sürdürmektedir. Belirsizlikten kurtulmak için insanlar, yoğun hayal akışına kapılarak hayalden hayale geçip tıpkı matruşkalar gibi bir pencere açılırken diğerini kapatıyor. İnsanlar var ama web camların gerisinde, herkes herkesin var olduğundan haberdar ama kimse kimsenin yüzünü görmüyor.

En iyi yüz görünmeyen ya da uzakta olandır. Sahte maskelere bir de gerçek maskeler eklendi. Artık gülüşlerin, ağlayışların, gerçeğini de sahtesini de göremiyoruz. Gelecekte kendinin ne olacağını az sayıda bilen kişiler, kalan ömürlerinden sürekli pişmanlık duyarlar. İnsanlar nasırlaşmış akıllarını kaşıyarak tercih ediyorlarsa, kendi üzerlerindeki ilahi bir vahyi ve aklı kabul etmedikçe ve bu nasırlaşmış akıllarını tıpkı cimrilerin mallarını korudukları gibi korudukları sürece bu aklın yanlış anlamdan başka bir işe yaramadığını er ya da geç görecektir.

Bunca ağırlık karşısında yorulan dünya gittikçe sonsuz bir yalnızlık içerisinde kendi yörüngesi içinde dönüp durmaktadır. Gün geçtikçe kötülüklerin sabitleştiğine, iyiliklerin buhar olup uçtuğuna tanık oluyoruz. Belaların şakasının olmadığını anlayan insanın tek yapacağı bundan sonrası için adil davranmak.

 

25.06.2020 (Abdurrahman Örnek)

DİĞER YAZILAR

DYK kurslarında ücretli ogretmenler gorevlendirilsin

Kimse alınmasın ama ben hep babamı sevdim

İnatçı Kulluk Etme Arzusu

Pandemi sürecinde okulsuz çocuk eğitimi

Dava neydi, ne oldu?

Meslek Liseleri Krizden Güçlenerek Çıkar Mı?

Ölen insanlar mı sayılar mı ?

İyi ve kötü

Esmaü’l-Hüsna Allah’ın isimleri

Ben beklerken bahar geçip gidiyordu

Uzaktan eğitim(e) yakınlaştırır mı uzaklaştırırmı ?

Bir virüs musibetinin hatırlattıkları

Koronavirüs ve yeni dünya düzeni

Çocuktum ben, Savaşın Ortasında

Gitmek mi zor , kalmak mı?

Modern benlik ve iç insanlığımız

Bir öğretmenden daha fazlası

Çocuk kalbinin eşiğinde “duygu okulu” olmak

Ahlak, inanç ve eğitim

Çocuk yüreğinin öğretmeni olmak

Zeytin ağacının gövdesinde bir erva bebek

İnsan Bir Değerdir

Hastane koridorları hüzünlüdür

Okula gitmeyen çırak aranıyor

Babasız kalmak

İnsan neden insan olamaz

Nihayet “ Pısa” olacak gibi

Özel gereksinimli bireyler ve eğitimleri

Aileyi bitirme planı toplumsal cinsiyet eşitliği(1)

Medeniyetlerin kötüsü “ekran medeniyeti”

Eğitimde eksik olan ne?

Zamanı uğurlamak

Fikir,hareket ve gençlik

Yeni olandan korkmak

Öğretmen neden şiddet görür?

Müebbet kölelik

Eğitimde duygu eğitimi “sihirli el”olabilir mi?

İdeolojilerin devrimlerinden kapitalist evrimlere

Ülkeler bazında nitelikli öğretmenlik

İnancın farkına varmak

Eğitim Öğretim Başlarken

Fil dişi kuleden cafelere

Bir okul müdürü kadar okuldur(2)

Bir okul müdürü kadar okuldur

Neyi kaybettiğini hatırlayacaksın

Figüran

Benzemezliğin farkını yaşamak

YKS Eleştirisi

Günlük Hayata 30 Dakika Kitap Okuma Molası

Eğitim Reformunda Öğretmenin Rolü

Rahman Ve Rahim Olan Allah’ın Adıyla

Gaziantep Tıp Fakültesi ve Hematoloji Servisi

İnsan Olma Çabası

Bir fırsat eğitimi olarak 4-6 yaş Kur’an Kursları

Şehir ve Medeniyet

İslam Batı’ya galip gelir mi?

Peltek Düşünceler

Yönetici, Liyakat ve Adalet

Gaziantep’ten Bir Ziya Öğretmen geçti

Kınalızâde Ali Çelebi’ye göre Çocuk Eğitimi

Aile eğitiminde kadın ve erkeğin rolü

STK’larda Varoluşsal Kimlik Sorunları

Ruh Kirliliği

İdeal Öğretmenin Nitelikleri

Eğitim Sistemimizde Tecdid

Kaçak Göçmen Notları

Sorun nerde?

Akıllı Tahta mı Bilinçli öğretmen mi?

Kim medeni, kim değil?

Günah ve sevap arasında tövbekâr olmak

Mehmet Akif Ersoy’u anladığımız gün anmış oluruz

Okul iyi insan yetiştirir mi?

Vicdan-i Yitim

Ayet ve Hadislerde İnsan Hakları

Annem benim dilim oldu

Öğretmenlik sadece bir gün değildir

Bu gidiş nereye?

2023 Eğitim Vizyonu Eğitimcilere Vizyon katar mı? (2)

2023 Eğitim Vizyonu Eğitimcilere Vizyon Katar Mı ?(1)

2023 “İnsan” Merkezli Eğitim Vizyonu

Kemanın telleri

Sendikal Mücadelede yeni bir dönem olur mu?

Kehanet severlik

Eğitim öğretim başlarken

Hüznün Adı: Eylül’dür

Eğitimde yaş ne ifade eder

Toplumsal ihya için çok düşünme az konuşma edebi

Eğitimde oyunun önemi

EDEBİYAT, ŞİİR VE İNSAN

Eğitimi rahatlatacak ara formül ortaöğretimden geçer

Bu da benim duam olsun

YKS’de doğru tercih nasıl yapılmalı

Bir köyü olmalı insanın

Büyükler kazandı sıra gençlerde, şimdi YKS zamanı

Ben nesli ve belirsiz gelecek

Ne varsa sana bıraktım

Erdemin peşinde olmak

Liselere giriş sınavına doğru

Huy güzellikleri

Osmanlı’dan günümüze engellilerin eğitim serüveni