29 Şubat 2020 Cumartesi
İdlip de çocuk olmak!

Bülent Bilir

İdlip de çocuk olmak!

Ben idlipli Hıdır Ali.

Sene 2011' de idlip' de doğmuşum.

Nerede doğduğum ve coğrafyamın kaderinin ne zaman çizildiğiyle ilgili en ufak bir fikrim yok.

Ben doğarken annem ve babam çok ağlamış. Çok pişman olmuşlar, beni kendi kaderlerine ortak ettikleri için.

Ama doğmuşum işte.

Size okunan ninnilerin hiçbirini dinlemedim, onları bilmem ben. Büyürken bomba ve silah seslerinden başka bir ses duymadım ki!

Dışarı oyunlarından da pek anlamam, çünkü annem, "dışarı çıkma yoksa bir kurşun isabet edebilir" diye hep içerde tutardı beni.

Sahi siz hiç kurşun gördünüz mü? Misket yerine onlarla oynadınız mı?

Babamın silahını alıp helalleşerek evden çıkmasını, babam dönene kadar annemin kaygılı bekleyişlerini hiç unutmuyorum...

Ölen yakınlarımız ve komşularımız hakkında konuşmalarını da...

Beni çocuk sanıyorlardı ama ben hepsini anlıyordum.

Kış ayını sevdiğinizi, kar yağınca sevindiğinizi duydum. Oysa ben hiç sevmiyorum kışı. Kış demek kemiklerime kadar üşümek demek, tir tir titremek demek benim için. Donarak ölen arkadaşlarım demek...

Uçakları sevdiğinizi de duydum. Ben hiç sevmiyorum uçakları. Çünkü uçak demek bomba demek, ölüm demek, babamın ölümü demek...

Babam, canım babam!

Ne çok severdim onu. Ama sanırım annem benden daha çok seviyordu. Çünkü o öldüğünden beri hergün ağlıyor, hiçbir şey teselli etmiyor onu.

Dumanların kalktığı bir akşam üstü vermişlerdi babamın haberini. Annem "bari cesedini bulsaydım, son bir kez sarılsaydım" diye hayıflanır arada bir.

Yoğun beyonların altında kalmış, sonra düşman kuşatmış bölgeyi. Hem görse bile tanınmayacak kadar yanmış olabilirmiş cesedi. Anneme öyle dedi bir amca, benim başımı okşarken...

Sonra bizim gibi konuşan uzun sakallı adamlar geldi. Evimizi karargah olarak kullanacaklarını söylediler.

Anneme de "bundan sonra sen benim cariyemsin" dedi biri.

Sanırım cariye olmak kötü bir şey. Çünkü çok ağladı annem. Ben de ağladım, ne yapayım? Hem elimden başka bir şey gelmiyor ki, daha çok küçüğüm ben. Ama büyürsem hepsinin hesabını soracağım...



Asıl hayatımın zor zamanları bunlar değildi biliyor musunuz?

Çünkü her acımı dindirmek için sarıldığım bir annem vardı.

Sahi siz de annenize sarıldığınızda bütün yaralarınız iyileşiyor mu?

Onun kıymetini iyi bilin olur mu? Ona bir kez de benim yerime sarılın.

Annem de gidince ben acının en tarif edilemez olanı ile tanıştım. Evet şimdiye kadar olan bütün acıları tarif etmeye çalıştım ama bu acının bir tarifi yok ki. Sadece her onu hatırladığımda sol yanım çok acıyor!

Şimdi şehrimde yine savaş çıktı ve bazı amcalarla birlikte kaçtık.

"Eğer sınırı geçersek kardeşlerimiz bizi bağrına basar, bize ekmek ve battaniye verirler" dedi biri.

"Türk halkı eskisi kadar sevmiyor bizi, hem kapılarından geçmek de artık çok zor" dedi diğeri.

Onlar ne yaptı bilmiyorum ama ben çok yoruldum ve onları takip edemedim.

Şu anda bir zeytin ağacının altındayım. Çok acıktım...

Annem...

Annemi çok özledim. Babamı da!..

Hava çok soğuk, kar yağmaya başladı ve ben çok üşüyorum...

Anne!

 

14.02.2020 (Bülent Bilir)

DİĞER YAZILAR

İdlib şehitlerine!

Darbe şakşakçılarına!

İnsan, nisyan ile arkadaştır!

Ebabil bekleyenlere!

Dünya dünya dedikleri!

Koşma, dur!

Evlilik!

Haddini bil!

Hayatı incitme!

Öğretmen kimdir?

Gülümse!

İnsan nedir?

Gerçek suçlu kim?

El-emin olmak!

Ah zor günleri özleten zenginlik!

İyilik hep kazanır!

Büyük olunmaz, büyük doğulur!

Türk-Kürt kardeştir!

Sahi adı neydi?

Anlamsız, anlamlar!

Inkılap bedel ister!

Cetveller çalışıyor!

Ey oğul!

Önyargı felakettir!

Mursi ölmedi!

Adamlar!

İstidat sahibi kıl beni!

Bir olalım, iri olalım, diri olalım!

Ahlak ne yüce bir erdem!

Bize mutlu olmayı öğret çocuk!

Sana ermek ne güzel!

Hayatına anlam kat!

Medeniyet yitiğimiz oldu!

Sen topla bizi!

Tenakuzlar!

Artık cemre düşsün!

Zelanda'nın düşündürdükleri!

Dert etme!

Vicdan hareketi=Kadınlar çiçektir!

Öz 28 Şubat!

İğne ve çuvaldız kardeştir!

Sen sana dikkat et!

Bindik bir alamete, gidiyoz kıyamete!

Sahte taatlerimi yüzüme vurma Allah'ım!

Erkekler çiçektir!

Senin kaç takipçin var?

Anne candır!

Elizabeth müslüman oldu!

Değerliye değer ver!

Uyuyamayanlara!

Sinsi düşmanınızı iyi tanıyın!

Özür dilerim!

Teşekkür ederim!

Selam sana ya nebi!

Dilin kemiği vardır!

O'nu bulan neyi kaybeder, O'nu kaybeden neyi bulur?

Dünya fani, ölüm gerçek!

Bakışını ibretle süsle!

Özür dilerim Afrika!

Hikmet üzerine!

Osmanlı'nın bilgeliğine dönmeliyiz!

İyilikte ısrarcı ol!

Aklından çıkarma!

Afrin kurtlar sofrasında!

Verilecek sarı ineğimiz yoktur!

Ölümü aklından çıkarma!

Ey bayram! Bayram ol bize...

ABD bizden ne istiyor?

Allah abes iş yapmaz!

Her şeyde bir hayır var mı?

Ölümü anmak diri tutar!

Yeni Türkiye!

Sen ne akıllı bir delisin!

Seçiminiz hayırlı olsun!

Son viraj!

Tek suçlu siyasetçi mi?

Cesaret, yitiğimiz oldu.

Sandığa gitmeden önce mutlaka okuyun!

Doları şımartmayın!

Hoşgeldin Ya Şehri Ramazan!

Neden mi DEVAM?

Siyaset ve Yaşar Atılgan!

Abudik gubidik işler!

Seçim var!

Haydan geldim, Hu' ya giderim!

Zulmün değişmeyen yüzü!

Kalbinize dikkat edin!

Amerika' yı yenmek!

Ağzı olan konuşuyor!

Vicdan Konvoyu!

28 Şubat nedir ne değildir?

Tilki kim, horoz kim?  

Hikmet, ne büyük bir hazinedir!

Savaşı ne zaman kaybettik?

"Afrin ve empati!"

Sevgi ilaçtır.

Verilmeyene sitem etme, verilene şükret!

"Allah" en büyük kazançtır!

Eyyub olabilmek!

Tevekkül et, mutlu ol!