15 Temmuz 2019 Pazartesi
Figüran

Abdurrahman Örnek

Figüran


Figüranlık, bağımsızlığını ve özgürlüğünü yitirmiş zihin ve ruh dünyaları sömürülmüş kendi özüne yabancılaşmaya yüz tutmuş ve kendisini başkalarının medeniyetlerini taşımaya adamış kitle özelliğidir . Figüranlık yeri geldiğinde kraldan çok kralcı kesilmek ve yeri geldiğinde yine kral için susmaktır. Yani ihtiyaç olduğu zaman toplanıp ihtiyaç olmadığı zaman dağılan, ne adına toplandığını ve ne adına dağıldığını sorgulamayacak kadar buyruğa girmiş insan kitlesidir. Tarih boyunca çaresiz seslilik gibi görünmüşlerdir. Güçlü olmayı değil ama güçlüden yana olmayı kendileri için ilke edinmiş pusulasız kalabalıklardır. Bu süreç yüzyıllar boyu devam ettiği için figüranlığı konjonktür’e göre bazen küçük gruplar bazen de geniş kitleler halinde de görebiliyoruz. Bu gruplara sessiz kalabalıklar diyemeyiz, tam aksine ses çıkarıp sesinin kendi sesi olduğunu fark edemeyenlerdir onlar. Her gün yanlış, kötü ve çirkin eylemlere maruz kalan ve bunları normal kabul eden insanların zamanla ruhlarının karardığı görülür. Öyle ki artık bu gidişattan zevk almaya başlarlar. Tutucu bir mezhebin bağlıları gibi birbirine bağlıdırlar ve aynı zamanda zemini kaygan çamur gibidirler. Bunların ufuklarında hiçbir zaman ışık göremezsin, tamamen karanlık bir ufka bağlıdırlar. İyi ,doğru, güzel işlerden mahrum oldukları gibi artık onlara karşı düşmanca bir tutum içerisine dahi girerler. Bunlar nara atarlar, slogan atarlar, hiçbir zaman kendi özlerinin insana huzur veren sözleri olmamıştır. Söz olarak tekrar ettikleri sadece iplerini ellerine verdiklerinin aşağılayıcı dizeleridir.
Figüranlar kendisi olmaktan her zaman sakınır, başkası olmaktan hoşlanırlar. Dünyada elde ettikleri refah, haz, makam gibi başarıları gerçek mutluluk gibi görürler ve bunların geçici olduğunu hiçbir zaman anlamazlar. Davranışları, hareketleri tamamen yapaydır. Bu durumun ürkütücü tarafı gün geçtikçe toplumun her kesiminde benimsenen davranış halini alır pozisyona gelmesidir. Figüranlar kendilerine komut gelmedikçe yüksek sesle konuşmazlar. Her hareketleri emre tabidir. Figüranlar içi boşaltılmış mezar gibidirler. Aslında bir hiçtirler patronlarının ve tanrılaştırdıkları liderlerinin yanında. Günü geldiğinde birazcık nazlandılar mı kapı önüne koyuverileceklerini bildikleri için hiç tepki vermezler ve uyumsuzluk göstermezler. Bu tipler hep kralcıdır. Biliyorsunuz kral hiçbir zaman savaşmaz onun adına hep birileri savaşır. Bunlar hızını alamadıkları zaman bazen kendilerini kral gibi de görürler. Hatta zafer de kazanırlar lidere şirin gözükmek için. Kendilerini saraylarda yaşıyoruz diye avuturlar. Tamamen mantıksız bir öfke selinin esiridirler. Ahlaki münafıklık bunlar için artık kültürel bir kimlik haline gelmiştir. Cazibesiz bir manastırın kapısında tütsülenmiş beşinci sınıftan ayak takımının rahipleri gibidirler. Sadece gelenlerin önünde eğilirler.
Figüranlar kendi çıkarları için her şeyi yıkmaktan, tarumar etmekten geri kalmazlar. Bunlar için basamaksal sultalar vardır. Bu sulta en alt birimden başlar ve en tepeye kadar çıkar. Hayatın hiçbir renginden anlamazlar. Ne kokusunu, ne doğasını, ne tebessümünü, ne içkinliğini… Kalbe inen hangi yol varsa tıkalıdır. Onların şefkatli sesleri de yoktur, onlar bu şefkati ne kendilerine gösterirler, ne de kendi dışındakilere. Ne hayat ne sonsuzluk hiçbir şey ifade etmez. Ne kimse onların başını okşar ne de onlar kimsenin. Bunlar hakikati içlerindeki önyargıya mahkum ederler. Önyargılarını da yerine getirmek için kendilerine meşru teminat ararlar. Kendi dışındakilerin temel hakları için her türlü aykırılığı kullanmaya çalışırlar. Sağlıklı düşünme yetileri kaybolmuştur. Bunlar dünyayı bir figüran bataklığına doğru sürükleyerek evrensel değerleri dar bir alana hapsetmeye çalışmaktalar. Kişilikleri normal insanlara göre çok farklıdır, insani kişilik boyutları iptal edilmiştir. Bunlar insana olan köleliklerine bir de kutsallık kazandırır ve insana olan, güce olan köleliğin en bayağı özelliğini gösterirler. Bunlar ne özgür olurlar, ne de özgürleştirilmeyi kabul ederler. Çünkü bunlar birer figüran....

8.07.2019 (Abdurrahman Örnek)

DİĞER YAZILAR

Benzemezliğin farkını yaşamak

YKS Eleştirisi

Günlük Hayata 30 Dakika Kitap Okuma Molası

Eğitim Reformunda Öğretmenin Rolü

Rahman Ve Rahim Olan Allah’ın Adıyla

Gaziantep Tıp Fakültesi ve Hematoloji Servisi

İnsan Olma Çabası

Bir fırsat eğitimi olarak 4-6 yaş Kur’an Kursları

Şehir ve Medeniyet

İslam Batı’ya galip gelir mi?

Peltek Düşünceler

Yönetici, Liyakat ve Adalet

Gaziantep’ten Bir Ziya Öğretmen geçti

Kınalızâde Ali Çelebi’ye göre Çocuk Eğitimi

Aile eğitiminde kadın ve erkeğin rolü

STK’larda Varoluşsal Kimlik Sorunları

Ruh Kirliliği

İdeal Öğretmenin Nitelikleri

Eğitim Sistemimizde Tecdid

Kaçak Göçmen Notları

Sorun nerde?

Akıllı Tahta mı Bilinçli öğretmen mi?

Kim medeni, kim değil?

Günah ve sevap arasında tövbekâr olmak

Mehmet Akif Ersoy’u anladığımız gün anmış oluruz

Okul iyi insan yetiştirir mi?

Vicdan-i Yitim

Ayet ve Hadislerde İnsan Hakları

Annem benim dilim oldu

Öğretmenlik sadece bir gün değildir

Bu gidiş nereye?

2023 Eğitim Vizyonu Eğitimcilere Vizyon katar mı? (2)

2023 Eğitim Vizyonu Eğitimcilere Vizyon Katar Mı ?(1)

2023 “İnsan” Merkezli Eğitim Vizyonu

Kemanın telleri

Sendikal Mücadelede yeni bir dönem olur mu?

Kehanet severlik

Eğitim öğretim başlarken

Hüznün Adı: Eylül’dür

Eğitimde yaş ne ifade eder

Toplumsal ihya için çok düşünme az konuşma edebi

Eğitimde oyunun önemi

EDEBİYAT, ŞİİR VE İNSAN

Eğitimi rahatlatacak ara formül ortaöğretimden geçer

Bu da benim duam olsun

YKS’de doğru tercih nasıl yapılmalı

Bir köyü olmalı insanın

Büyükler kazandı sıra gençlerde, şimdi YKS zamanı

Ben nesli ve belirsiz gelecek

Ne varsa sana bıraktım

Erdemin peşinde olmak

Liselere giriş sınavına doğru

Huy güzellikleri

Osmanlı’dan günümüze engellilerin eğitim serüveni

Umudun kıyısında yaşamak

Osmanlı’da değerler eğitimi

Ara sıra öylesine sözler

Dost ve dostluğa dair

Çağın salgını; otizm

Dedeler ve nineler aileden dışlanınca….

Tarihin büyüsü

Rüyalarında kelebek olan çocuklar

Gaziantep el ele okuma yazma seferberliğine

Kendine bir söz ver

Sosyal etkinlikler okullarda neden önemlidir

Eğitim ve görenek

Kimine göre iyi, kimine göre acıdır hayat

Mithat Enç’in Gaziantepli olduğunu bilenler el kaldırsın

İran’da yeni kurtarıcı mehdi; şah mı olacak?

Yeni bir dünya şifresi: Kudüs

Efendi iken paryalaşan devlet Endülüs(2)

Efendi iken paryalaşan devlet Endülüs

Olasılık temennisi

Öğretmenime mektup

İyi öğretmen kendini yenileyen öğretmendir

Yeniden bismillah demeliyiz

Geçmişte bıraktıklarımız

Çarpık kentleşme ve mahremiyetsizlik

Tanımlanmamış insan

Teslimiyette temsiliyet krizi

Teog kaldırılsın ama…

Niçin kitap okumalıyız?

Şimdi eğitim vakti

Bir avuç umut ısmarladım

ÖSYM VE YÖK BAŞKANININ İÇİ RAHAT MI?

Dil kültür’ün vazgeçilmezidir

 ÇOCUKLAR BİZDEN  NE  İSTER?

İnsani Bir İhtiyaç Olarak İletişim

  LYS’de Doğru Tercih Zamanı

15 Temmuz; Sivil Direniş Ve Yeniden Diriliş Günü

Suriyelilere yapılanları kınıyoruz!

Suriyeli Mültecilerle Yeniden Kardeşlik Zamanı

Yeni Bir Neslin İnşası İçin Yaz Kur’an Kursları

AVM   Fetişizmi

Tatile Girerken Öğrenciler   Ne Yapmalı

Haberin Kaynağı Ve Müslümanca Tavır

Bir Tutkudur Okumak

Aile içi iletişimde ebeveyn çocuk iletişimsizliği

Özrüm Kabülümdür

Asıl Mesele Öğretmen Olmak ( 2 )