20 Ekim 2019 Pazar
Eğitimde duygu eğitimi “sihirli el”olabilir mi?

Abdurrahman Örnek

Eğitimde duygu eğitimi “sihirli el”olabilir mi?

Eğitim sistemi birçok yenilik ve sistem değişikliğine gitmesine rağmen bir türlü istenilen seviyeye gelmiyor, gelemiyor.  Çünkü  sorun çift taraflı  ama   sistem tek kanatlı ve tek taraflı bir çözüm üzerinden gitmeye çalışıyor.

Çözüm önerisi ise duygudan yoksun tamamen akla ve güncele endeksli akademik başarı üzerinden yürütülmeye çalışılıyor. Çocukların aklını eğittiğimiz gibi duygularını(kalbini)de eğitmeliyiz. Zihni eğitim bilgiyi öğrenir, duygu eğitimi ise bilgiyi davranışa dönüştürür, davranışı eğitir.Duygusuz eğitim her zaman eksiktir ve sürekli yanlış sonuçlar verir.Çünkü veli ,okul, öğretmen çocuktan duyguya hitap eden bütün derslerden uzak durmasını istiyor.(müzik ,resim, spor) gibi. Hatta kimi okullar bu derslerde de öğrencilere  sürekli test çözümü yaptırıyor.

Sonuç olarak sürekli test çözen öğrenci sorun çözmede zorlanıyor.Çünküçocuğa duygu eğitiminin hiçbir getirisinin olmadığı, gelecektede olamayacağı, bu yüzden aklı ön planda tutup gelecekteki manevi hayattan ziyade maddi yaşamı öncelemesi gerektiği empoze edilmeye çalışılıyor. Eğitim sistemi okulda iyi öğrenci, ahlaklı, yardımsever, terbiyeli, sosyal iletişimi güçlü,    değerlerine bağlı ve sahip çıkan öğrenciden ziyade  silik,bireysel,asosyal, belki terbiyeli ahlaklı ama sadece akademik başarı yönünden iyi olan öğrencileri önemsemektedir.

Böyle olunca da benmerkezci,egoist ve menfaatçi bireyler ortaya çıkıyor. Peki, duygu  eğitimi nasıl etkiler?  Eğitim sistemimiz beyin temelli yetenek ve beceriyi duygu temelli bir eğitimle mutlaka bütünleştirmeli.  İyi nesiller yetiştirmek için muhakkak surette insanların duygularına hitap etmek gerekir. Sınavlarda derece yapmış öğrencilerdeki izlenimlerimizin çoğunda  çocuk neredeyse testleri fullemiş  ama sosyal iletişimde sıfırda çakılı kalmış.

Nasıl selam verilir yada  alınır? Hal hatır nasıl sorulur? Bunlar yok. Eve misafir geldiğinde odasından çıkmayan tabletine bilgisayarına gömülmüş çocuklar…Tabiki çocuğun bu duyguları sadece kendi fıtratı ile alakalı değil,  birçok davranışın altında yatan şey çevresel etkenlerdir. Ailelerin çocukların başarısını yarıştırması, anne babaların çocuklarına olan duygusal yaklaşımlarının tamamen sonuç odaklı ve sınav sonuçlarına göre olması çocuklardaki duyguyu tamamen öldürüyor.

Ve çocuğun ebeveyn yanındaki sevgisi tamamen sınav sonucuna odaklı. Mesela çocuksınavda 100 soruda 5 yanlış yapsa bile(aslında iyi bir sonuç olsa da )  doğrudan “sen nasıl bir çocuksun? Neden hepsini doğru yapmadın?  Falancanın çocuğu bütün soruları doğru yapmış”diye başlanır tabir caizse çocuğun başının etini yemeye. İşte bu tür tavırlar çocuğun olumsuz duygu yüklenmesine yol açmaktadır. 

Düşünceye duygu eklemek yapılan hatayı kabullenmek yada hatayı bir daha tekrarlamamaktır. Duygusuzluk ise hatanın tekrarında ısrarcılıktır. Başta eğitimcilerin duygularını sürekli yenilemeleri ve canlı tutmaları gerekiyor. Duyguda eğitimle öğrenilir ve eğitimle gelişir. Akıl ve duygu birbirini tamamlamalı,  biri öne geçtiğinde diğeri pasif olursa  kontrol edilemez bir hal alır.Akıl, insana hayatta yol açarken duyguda  insanın bu yollarda yürümesinde  motivasyon kaynağı olacaktır.

Eğitim sistemimiz duygu eğitimini eksiksiz bırakırsa zihni evrenin merhametten,empatiden,sevmeden,saygıdan,acıdan tamamen uzaklaşıp bireyin kendi varlığını garanti altına almak için kendi dışındaki herkesi  hiçe sayacaktır.Duygusuzluk yaşamayı ,duygu ise yaşamanın yanında yaşatmayı önceler.

Duygusuzluk günlük yaşamda bireysel mutlu olmaya, anlık yaşamlarla mutluluğun peşinden gitmeye çalışırken duygu eğitimi başkalarıyla birlikte varlıkta ve yoklukta dünyada ve ahirette mutlu olmanın amacını taşımaktadır.Duygu eğitimi insanın sadece kendi yaşamını inşa etmez.

Kendisiyle beraber diğer insanlarında,toplumunda,ülkeninde yaşamını inşa eder.Duygu eğitimiçocuğun içerisinde bulunduğu ortamlarda sosyal bir kimliğe sahip olduğunu öğretir , dolayısıyla sosyal kimliğin gereklerinide yerine getirmesine yardımcı olur.

Kısacası fiziksel yaşamımızı nasıl yiyerek, içerek ,uyuyarak devam ettirebiliyorsak, duygu  ile de sosyal hayatımızın programlarını devam ettirmeliyiz. Modern hayatın dayattığı akılcı, bireyci yaşamaya inat akılcı ama aynı zamanda duygucu bir yaşamı, eğitimi de yaşamımızın ayrılmaz bir parçası olarak devam ettirmeliyiz.

1.10.2019 (Abdurrahman Örnek)

DİĞER YAZILAR

Öğretmen neden şiddet görür?

Müebbet kölelik

İdeolojilerin devrimlerinden kapitalist evrimlere

Ülkeler bazında nitelikli öğretmenlik

İnancın farkına varmak

Eğitim Öğretim Başlarken

Fil dişi kuleden cafelere

Bir okul müdürü kadar okuldur(2)

Bir okul müdürü kadar okuldur

Neyi kaybettiğini hatırlayacaksın

Figüran

Benzemezliğin farkını yaşamak

YKS Eleştirisi

Günlük Hayata 30 Dakika Kitap Okuma Molası

Eğitim Reformunda Öğretmenin Rolü

Rahman Ve Rahim Olan Allah’ın Adıyla

Gaziantep Tıp Fakültesi ve Hematoloji Servisi

İnsan Olma Çabası

Bir fırsat eğitimi olarak 4-6 yaş Kur’an Kursları

Şehir ve Medeniyet

İslam Batı’ya galip gelir mi?

Peltek Düşünceler

Yönetici, Liyakat ve Adalet

Gaziantep’ten Bir Ziya Öğretmen geçti

Kınalızâde Ali Çelebi’ye göre Çocuk Eğitimi

Aile eğitiminde kadın ve erkeğin rolü

STK’larda Varoluşsal Kimlik Sorunları

Ruh Kirliliği

İdeal Öğretmenin Nitelikleri

Eğitim Sistemimizde Tecdid

Kaçak Göçmen Notları

Sorun nerde?

Akıllı Tahta mı Bilinçli öğretmen mi?

Kim medeni, kim değil?

Günah ve sevap arasında tövbekâr olmak

Mehmet Akif Ersoy’u anladığımız gün anmış oluruz

Okul iyi insan yetiştirir mi?

Vicdan-i Yitim

Ayet ve Hadislerde İnsan Hakları

Annem benim dilim oldu

Öğretmenlik sadece bir gün değildir

Bu gidiş nereye?

2023 Eğitim Vizyonu Eğitimcilere Vizyon katar mı? (2)

2023 Eğitim Vizyonu Eğitimcilere Vizyon Katar Mı ?(1)

2023 “İnsan” Merkezli Eğitim Vizyonu

Kemanın telleri

Sendikal Mücadelede yeni bir dönem olur mu?

Kehanet severlik

Eğitim öğretim başlarken

Hüznün Adı: Eylül’dür

Eğitimde yaş ne ifade eder

Toplumsal ihya için çok düşünme az konuşma edebi

Eğitimde oyunun önemi

EDEBİYAT, ŞİİR VE İNSAN

Eğitimi rahatlatacak ara formül ortaöğretimden geçer

Bu da benim duam olsun

YKS’de doğru tercih nasıl yapılmalı

Bir köyü olmalı insanın

Büyükler kazandı sıra gençlerde, şimdi YKS zamanı

Ben nesli ve belirsiz gelecek

Ne varsa sana bıraktım

Erdemin peşinde olmak

Liselere giriş sınavına doğru

Huy güzellikleri

Osmanlı’dan günümüze engellilerin eğitim serüveni

Umudun kıyısında yaşamak

Osmanlı’da değerler eğitimi

Ara sıra öylesine sözler

Dost ve dostluğa dair

Çağın salgını; otizm

Dedeler ve nineler aileden dışlanınca….

Tarihin büyüsü

Rüyalarında kelebek olan çocuklar

Gaziantep el ele okuma yazma seferberliğine

Kendine bir söz ver

Sosyal etkinlikler okullarda neden önemlidir

Eğitim ve görenek

Kimine göre iyi, kimine göre acıdır hayat

Mithat Enç’in Gaziantepli olduğunu bilenler el kaldırsın

İran’da yeni kurtarıcı mehdi; şah mı olacak?

Yeni bir dünya şifresi: Kudüs

Efendi iken paryalaşan devlet Endülüs(2)

Efendi iken paryalaşan devlet Endülüs

Olasılık temennisi

Öğretmenime mektup

İyi öğretmen kendini yenileyen öğretmendir

Yeniden bismillah demeliyiz

Geçmişte bıraktıklarımız

Çarpık kentleşme ve mahremiyetsizlik

Tanımlanmamış insan

Teslimiyette temsiliyet krizi

Teog kaldırılsın ama…

Niçin kitap okumalıyız?

Şimdi eğitim vakti

Bir avuç umut ısmarladım

ÖSYM VE YÖK BAŞKANININ İÇİ RAHAT MI?

Dil kültür’ün vazgeçilmezidir

 ÇOCUKLAR BİZDEN  NE  İSTER?

İnsani Bir İhtiyaç Olarak İletişim

  LYS’de Doğru Tercih Zamanı