21 Şubat 2019 Perşembe
Çünkü biz de insanız

Muhammed Köse

Çünkü biz de insanız

Hayat her birimize farklı sıfatlar ve konumlar tayin ediyor, dünyanın kanunu bu; herkes ve her şey birbirine bağlı gibi ama bir o kadar da bağımsız.

Zenginlik ya da fakirlik, güçlülük ya da zayıflık gibi en sıradan tarifler bile karşılığı olmaksızın anlamsız ve değersiz kalıyor. Yani demem o ki; birileri fakir olmasa zenginliğin ne değeri olabilir, ya da birileri zayıf olmasa gücün ne anlamı kalır?

Dostluk ya da ıstılahi anlamda kardeşliğin de değeri ancak yabancıların, nankörlerin ve hainlerin varlığıyla mı anlam kazanır? Yoksa her açıdan zaten değerli ve eşsiz olan bu erdemli münasebetlerin yokluğuna mı üzülüyoruz?

İnsanız, kim ve ne olduğumuzdan çok ama çok önce insan…

İnsanlığın bu saf ve sade, bu dürüst ve samimi, bu hesapsız ve açık, bu rahat ve kolaylıkla ortaya konmasını da yine insanlığın baş tacı Abdullah’ın oğlu Muhammed(sas)’den öğreniyoruz.

Önce,1,5 yaşında toprağa verdiği oğlu İbrahim’in ardından döktüğü gözyaşlarında görüyoruz. Mezarındaki sivri bir taşı temizletmesinde görüyoruz. Cansız beden bundan etkilenmez hatırlatmasına “ama yaşayanların canını acıtır” demesinde görüyoruz.

Sonra, çok sevdiği amcasının katilini görmek istememesinde görüyoruz. Bütün insanlara, bütün sıkıntılara, insanların türlü incitmelerine katlanışında ama amcasının katilini görmeye dayanamayışında görüyoruz.

İnsanız ve bir gönül kırgınlığı bütün bir ömür yakamızda diken gibi takılı kalabilir.

İnsanız ve bir acı yüreğimizi yakıp, ciğerimizi eritebilir.

İnsanız ve kardeş ya da dost bildiklerimizden gelen darbenin yarası iyileşse de izi geçmeyebilir.

İnsanız ve bize Allah(cc), hakkımızı alma hakkı vermiştir. Hakkımızdan vazgeçmeme yani helal etmeme hakkımız da vardır. İnsan hakları diye evrensel beyannameler dizen insanlığın yerine koyamayacağı bir takım haklar için Allah(cc)’ın karışmadığı bir hesaplaşma vardır.

İnsanız yani yaratılıştan saygı duyulmayı hak ediyoruz. Kullanılmamayı, kandırılmamayı, dolandırılmamayı becermek zorunda değiliz. Aksine bunlardan korunmak zorunda olmadan yaşama hakkına sahibiz.

Kısacası; hırsızın hiç mi suçu yok diye soran Hoca’nın aradığı cevap şu: Hırsız suçludur!

Haklarına riayet etmediklerimiz değil biz suçluyuz.

Dünya hayatı öyle çok uzun bir zaman değil, göz açıp kapayıncaya kadar geçen yıllardan biliyoruz. Ölüm öyle çok uzak değil, her gün çevremizden eksilenlerden biliyoruz.

Hepimiz iyi değiliz, öyle olsaydık toplumumuz da iyi olurdu. İyi olmayan yanlarımızı görmeliyiz. İyiliği yok eden işlerimizi bulmalıyız. Herkes kötü de yalnız ben iyi değilimdir. Her birimiz parça parça iyilikler ve parça parça kötülükler koyarak bu toplumu oluşturuyoruz.

Kendimizden ve dolayısıyla toplumdan kaldıracağımız her kötülük parçası iyilik yolunda atılmış bir adım olacaktır. Kötülüklerin boşluğunu iyiliklerle doldurmak zorundayız. İyilik dünyanın en hızlı çoğalan nesnesidir hem, tüketildikçe çoğalan bir şey iyilik…

İnsanız ve birbirimize insan gibi davranmak yapabileceğimiz en güzel ve en kolay iştir.

9.02.2019 (Muhammed Köse)

DİĞER YAZILAR

Rüzgara karşı duruş

Dünyayı ve yaşamayı seviyoruz

Trafik aynadır

Gülümseyin, melekler çekiyor

Yaralarımızla yaşıyoruz

Ah şu eziklik!

Yalan helak sebebidir

Acı da olsa rahmet

Anlamak istemeyene anlatmak

Neticede insanız

Kul kalmak yetmiyor mu?

Dinde fikir hürriyeti yoktur

Kaşıkçı Efekti

Toplumsal değişim; beklenti ve hüsran

Hikmet detaylarda saklıdır

Vahdet ama kimle ve nasıl?

Belediyelerden ne bekliyoruz?

Ceza mı Rıza mı?

Cehalet ve acziyet

Hürmetsiz/Saygısız Olmuyor

İnsanın şımarıklığı

Önder Âlim Sıkıntımız

Provoke Oluyoruz

Hadim, Hâkim ve Zalim

Feryat Yemen’den Gelir!

Çağdaş Hariciler ve Politik Tekfir

Halkın Yönetim Sistemi

Mensubiyet ve Asabiyet

Notlar

Ne Vadediyoruz?

Bilmemek ayıp değil

Düşman Dışarıda Değil

Kerbela ve Yas

Şuurumuz köreldi!

Menüde İdlib Var!

Şaka mı Yapıyorsunuz?

Mesele Kurban Olmak

Suriyeliler Bayram Tatiline mi Gidiyor?

Çocukları öldürmeyin!

Günahların şöhretini artırmayın

Suriyelilerin Türkiyeli Olma Zamanı

Haddini bilmek

Ütopya yalandır

Oruç bir şiardır!

Oruç bir yazgıdır

Kudüs kimin olacak?

Aynaya bakmak lazım

Abartmaya gerek yok

Derede boğulmak

Hakikate eziyet

Kimi ne kadar sevmeli?

Allah unutmaz!

Batı ile yüzleşmek

Ümmet, Kardeşlik ve Vahdet

Allahu Ekber – Abd kim?

Ezik bir taklit: Yılbaşı

Dokunulmazlarımız!

Filistin ve Bazı Acı Gerçekler

İnsanı yola getirmek

Neden her şeyin ‘ana’sı var?

Rüzgarımız gitti

İman umuttur

Irk ile İslam’ı ‘Özel’leştirmek

Savaş ve umut

Fakirlik Vakıa'sı

Lanet mi? Rahmet mi?

Küçük düşünüyorum

Islah veya İmha

Kurbanların bayramı mübarek olsun

Muhasebe

Kendimizi kurtaralım

İtidal Hayaldir

Allah dilediğini alçaltır!

Ehli Sünnet ve Cemaat

Filistin Hatıraları

Şehirlerin Yusuf’u; Kudüs!

Selamız okuna...

Hocalar ve Cemaatler de Sapıtabilir

Herkesin Bir 15 Temmuzu Var

Bayram umudu, umudun bayramı

Söylediğini yapmamak

Onlara mühlet ver!

Kur’an’ı anlamak

Din ve siyaset

Mirasyedi Alimler!

Taassub, -culuk, -çülük

Ramazan’ı İdrak Etmek

Allah adına karar vermek!

Bu din kimin?

Sadeliğin Sultanı

Kardeşlik Yolu

100 yıllık işgal

İyiyiz!

Patron Hoca, Şirket Cemaat

Bizim masal kahramanlarımız!

Taassup Belimizi Büktü

İslami siyaset veya İslami hareket

Ölmek ya da Ölmemek

Güzel yemek yoktur!

Ne olur bu işin sonu?