2 Haziran 2020 Salı
Çocuk yüreğinin öğretmeni olmak

Abdurrahman Örnek

Çocuk yüreğinin öğretmeni olmak

Eğitim sürecinde bütün unsurlar aynı derecede önemlidirler. Bir öğretmen için öğrenci, yal­nızca bir "öğrenci" olmanın ötesinde, biçimlendirilmeye ve eğitilme­ye ihtiyacı olan bir "kişi" olmalıdır. Bir türlü  kalıba sığdırılamayan çocuk birçok eğitim uzmanının karanlıkta el yordamıyla yollarını bulmaya çalıştığı bir duygular ve bilinçal­tı dünyasıdır.

Bazı öğretmenler, görevlerini neşeli kılmayı başarırken, bazıları da öğrencilerinin bilgi haznesini zenginleştirmek ve onları geliştir­mek için yoğun çaba harcamaktadırlar.  Onlar, yetenek, istek ve ça­lışmanın sürekli sınanmaksızın başarıya ulaşmanın olanaksız olduğu­nu düşünmektedirler. Eğer çocuk, yüreğinde bazı titre­şimler uyandırmıyorsa, yaşamın gerçekleri hakkındaki tüm kuru açık­lamalar çocuk için ölüdür.

Her ne kadar öğretmen okulda ilk okula başlayan çocuklarda hemen alfabeden okuma yazmadan değil de doğrudan doğayla başlamalı. "Burası okulumuzun başladığı yer. Buradan mavi göğe, bahçeye, köye ve güneşe bakacağız" demeli. Böylece öğretimin ilk perdesi okulun içinde değil doğanın kucağında başlamış olacak.

Öğrenciler öğretmenlerle beraber doğa yürüyüşüne şafak vaktinde, karanlıkta, sonbaharda, kışta yazda doğada birlikte yürüyebilmelidir. Doğada ağaçlarla, kuşlarla, böceklerle konuşabilmeli ve çığlık atabilmelidir. Bu durum çeşitli nedenlerle evde çocukluğun neşesinden yoksun bırakılmış olan çocuklara bunu tatma olanakları sağlar. Çocukların oyun sırasında  ya­ratıcılığı ve doğa ile iç içeliği,  uygulama becerilerinden çıkarılan dersler, bilime ve so­yut kavramlara ulaşmayı, çocukların düşünme süreçlerini geliştirip zenginleştirmeyi en kısa yoldan sağlar."

Bir çocuk kelimelerin tadını iyice almadan ona okuma yazma öğ­retmenin bir anlamı yoktur ve öğretmenler böyle yaptıkları takdirde öğrenci değil ruhsuz bir hafız yetiştirmiş olurlar." (Suhomlinski) Kitaplar çocuklara kelimeleri öğretirler ama eksik  kalır. Okul ve doğanın iç içeliği çocuklardaki kelime dağarcığını genişletecektir.

Köy, toprak, bahçe, ağaç, orman, kuşlar, böceklerle kurdukları etkileşim bir  eğitim  yöntemdir. Bu uygulamalar çocuğun zihnine ulaşmak, onlara bir şeyler öğretirken çocukluğun büyüsünü korumak için tek yoldur. Zihnin duygusal yollardan uyandırılması öğrencilerin zihinlerini, zihinsel yetenek­lerinden çok duygusal tepkilerini açığa çıkararak doğrudan geliştir­mektedirler.

Öğretmenin bilgi hazinesinden öğrencinin bilgi hazinesine giden yolda duyguların yöneticisi öğretmen harekete geçmezse, en kısa yol en uzun yola dönüşür. Öğrencilerin duygularını öğretmen harekete geçirirse okul, öğrencilerin  tadacakları zevk ve neşe yeri olur.­ Bugünkü okul mantığı akademik yoğunluktan  dolayı çocukların okul  büyüsünü  başlar başlamaz bitirmektedir. Oysa okulun görevi, çocukluk sürecini akademik öğretimle  kestirip atacağı yerde uzatmalıdır.  Önemli olan  öğretmenlerin ve okulların çocukların okulun ilk günlerinde hemen okula alışmalarıyla övünmeleri yada alışamama yönündeki şikayetleri değildir.

Çocuk belki de üç dört ay sonra okula alışır ve alışma uzun da olabilir. Burada önemli olan çocukların alışkanlıklarını kırmak değil, eğitmektir.  Geç öğrenen öğrencileri dışlamak yerine onlara zaman vermek gerek. Bir yıl, hatta iki ya da üç yıl boyunca bir çocuk diğerlerine yetişemeyebilir; ama öğrenme güçlüğü sorununu çözebileceği zaman mutlaka gelecektir. Öğretmenler öğrencileri her zaman iki kişi olmadıkları, aksine "her zaman üçüncü bir kişinin, öğretmen bilincinin" de varlığını hatırlamaları konusunda uyarmalıdır.

Çocuklara inanmaksızın öğretmen olunamaz. Çocuklara, onların güçlerine, yeteneklerine ve  iyi şeyler yapacakları konusundaki dürtülerine güvenilmelidir. Bir çocuğun diğerlerinden aşağı, yeteneksiz ve geride kalmış olduğunu düşünmesine izin verilmemeli,  itibar duygusu sarsılmamalıdır. “ Tüm çocuklar, en geç kavrayanı bile, değerli insanlar olmak için eğitilmelidir."Çünkü başka yol yok. (Suhomlinski)  Bir öğretmenin başarısı, çocuklara düşünmeyi öğretme yeteneğinden gelir.

Çocuklara sadece ilgi duydukları konuları öğretilmesi gerektiği şeklindeki bir görüş yanlıştır,  bu çocuklardaki zihni genişliği köreltir. Eğitimde doğadan beslenmeyen, doğaya kapalı olan çocuklar doğal yeteneklerini de  kaybederler. Bir çocuk kendisine güvenmeli ve gayretli bir çalışmayla kendi güçsüzlüklerinin üstesinden gelebileceğine, okulda başarının herkesin ulaşabileceği bir şey olduğuna inanmalıdır.

Çocuklara sadece bilgi verilmemeli, aynı zamanda nasıl öğrenecekleri ve başarı kazanacakları da öğretilmeli. Çocukların tümü dilbilgisi, fizik, kimya  ya da matematikten başarılı olamayabilirler. Her çocuk için, sabırlı olmak ve kendini bulacağı ve sadece başarı değil, "önemli başarı" kazanacağı bir faaliyet alanı seçmek son derece önemlidir. Çocukluğundan başlayarak kişi her şeyi yapabileceğine ve biyografi kitaplarında hayran kaldığı, o kahramanların  ta kendisi olduğuna inanacak şekilde yetiştirilmelidir.

28.01.2020 (Abdurrahman Örnek)

DİĞER YAZILAR

Dava neydi, ne oldu?

Meslek Liseleri Krizden Güçlenerek Çıkar Mı?

Ölen insanlar mı sayılar mı ?

İyi ve kötü

Esmaü’l-Hüsna Allah’ın isimleri

Ben beklerken bahar geçip gidiyordu

Uzaktan eğitim(e) yakınlaştırır mı uzaklaştırırmı ?

Bir virüs musibetinin hatırlattıkları

Koronavirüs ve yeni dünya düzeni

Çocuktum ben, Savaşın Ortasında

Gitmek mi zor , kalmak mı?

Modern benlik ve iç insanlığımız

Bir öğretmenden daha fazlası

Çocuk kalbinin eşiğinde “duygu okulu” olmak

Ahlak, inanç ve eğitim

Zeytin ağacının gövdesinde bir erva bebek

İnsan Bir Değerdir

Hastane koridorları hüzünlüdür

Okula gitmeyen çırak aranıyor

Babasız kalmak

İnsan neden insan olamaz

Nihayet “ Pısa” olacak gibi

Özel gereksinimli bireyler ve eğitimleri

Aileyi bitirme planı toplumsal cinsiyet eşitliği(1)

Medeniyetlerin kötüsü “ekran medeniyeti”

Eğitimde eksik olan ne?

Zamanı uğurlamak

Fikir,hareket ve gençlik

Yeni olandan korkmak

Öğretmen neden şiddet görür?

Müebbet kölelik

Eğitimde duygu eğitimi “sihirli el”olabilir mi?

İdeolojilerin devrimlerinden kapitalist evrimlere

Ülkeler bazında nitelikli öğretmenlik

İnancın farkına varmak

Eğitim Öğretim Başlarken

Fil dişi kuleden cafelere

Bir okul müdürü kadar okuldur(2)

Bir okul müdürü kadar okuldur

Neyi kaybettiğini hatırlayacaksın

Figüran

Benzemezliğin farkını yaşamak

YKS Eleştirisi

Günlük Hayata 30 Dakika Kitap Okuma Molası

Eğitim Reformunda Öğretmenin Rolü

Rahman Ve Rahim Olan Allah’ın Adıyla

Gaziantep Tıp Fakültesi ve Hematoloji Servisi

İnsan Olma Çabası

Bir fırsat eğitimi olarak 4-6 yaş Kur’an Kursları

Şehir ve Medeniyet

İslam Batı’ya galip gelir mi?

Peltek Düşünceler

Yönetici, Liyakat ve Adalet

Gaziantep’ten Bir Ziya Öğretmen geçti

Kınalızâde Ali Çelebi’ye göre Çocuk Eğitimi

Aile eğitiminde kadın ve erkeğin rolü

STK’larda Varoluşsal Kimlik Sorunları

Ruh Kirliliği

İdeal Öğretmenin Nitelikleri

Eğitim Sistemimizde Tecdid

Kaçak Göçmen Notları

Sorun nerde?

Akıllı Tahta mı Bilinçli öğretmen mi?

Kim medeni, kim değil?

Günah ve sevap arasında tövbekâr olmak

Mehmet Akif Ersoy’u anladığımız gün anmış oluruz

Okul iyi insan yetiştirir mi?

Vicdan-i Yitim

Ayet ve Hadislerde İnsan Hakları

Annem benim dilim oldu

Öğretmenlik sadece bir gün değildir

Bu gidiş nereye?

2023 Eğitim Vizyonu Eğitimcilere Vizyon katar mı? (2)

2023 Eğitim Vizyonu Eğitimcilere Vizyon Katar Mı ?(1)

2023 “İnsan” Merkezli Eğitim Vizyonu

Kemanın telleri

Sendikal Mücadelede yeni bir dönem olur mu?

Kehanet severlik

Eğitim öğretim başlarken

Hüznün Adı: Eylül’dür

Eğitimde yaş ne ifade eder

Toplumsal ihya için çok düşünme az konuşma edebi

Eğitimde oyunun önemi

EDEBİYAT, ŞİİR VE İNSAN

Eğitimi rahatlatacak ara formül ortaöğretimden geçer

Bu da benim duam olsun

YKS’de doğru tercih nasıl yapılmalı

Bir köyü olmalı insanın

Büyükler kazandı sıra gençlerde, şimdi YKS zamanı

Ben nesli ve belirsiz gelecek

Ne varsa sana bıraktım

Erdemin peşinde olmak

Liselere giriş sınavına doğru

Huy güzellikleri

Osmanlı’dan günümüze engellilerin eğitim serüveni

Umudun kıyısında yaşamak

Osmanlı’da değerler eğitimi

Ara sıra öylesine sözler

Dost ve dostluğa dair

Çağın salgını; otizm