29 Şubat 2020 Cumartesi
Çocuk kalbinin eşiğinde “duygu okulu” olmak

Abdurrahman Örnek

Çocuk kalbinin eşiğinde “duygu okulu” olmak

Okulların tamamen akademik takvaya yöneldiği, öğrencilerin yarış atına dönüştürüldüğü günümüzde, okullarda akran zorbalığı, çeteleşme o kadar ilerledi ki bu durum okulların uslu çocukları olan kız öğrencilerine kadar inmiş durumda. Yaşı büyük öğrencilerin  küçük öğrencileri korumaları gerekirken korkutarak sindirmeleri , öğrencilerin teknolojiyle olan dostluğu ve insanlarla olan düşmanlığı pekiştirmektedir.

Sonucunda gün geçtikçe duygu dilinin yok olması, duygusal eğitimi de bitirmiş olmaktadır. Alınan eğitimin insanlığa hizmetten ziyade para kazanmaya  dönüşmesi oldukça düşündürücü. Burada suç sadece çocuklarda mı?  Değil tabi ki…Suçun büyüğü biz büyüklerde, öğretmenlerde, anne ve babalarda. İşte bu yüzden eğitim sistemimiz tekrar eğitimin ana felsefesine dönmeli. İnsanı yaşatmadan insanlığın inşa edilemeyeceği dolayısıyla öğretimde de başarılı olunamayacağı mantalitesini kavramadan başarıyı elde edemeyiz.

Bu yüzden yeniden okullarda “Duygu Okulları” oluşturmalıyız. Öğretmen, bir çocuğun kalbinde olup bitenleri anlamak ve cevaplamak zorundadır.  Öğretmen için önemli sonuçlar, yalnızca yapılan işler değil aynı zamanda bunlara bağlı olarak duyulan heyecan ve farkına varılan duygulardır. Unutulmamalıdır ki, bir öğrencinin kişiliğini eğitmede bir öğretmenin başarı sağlamasına imkân veren tek şey duyarlılıktır.

Bir çocuğun kederi karşısında duyarlı olmak ve çocuk kalbinde olup bitenleri anlama ve hissetme yeteneği, öğretme becerisinin temeli sayılır. Eğitimci olarak yetişen bir kişinin her zaman geniş dünyası vardır. Sevinci, düş kırıklığı, kaygısı ve öfkesi çok derindir. Çocuklar, öğretmenlerinin duygularının gerçek ve içten olduğunu sezdikleri anda onda gerçek şefkati bulurlar.  Cezalandırma ya da ana babalara şikâyet etme gibi katı yöntemlerden kesinlikle kaçınılmalı.

Bunun yerine, öğrencinin öğretmenlerini dinleme yeteneğinin geliştirilmesi yolunda çaba harcanmalıdır. Çocuklar zihinsel ve fiziksel çalışmada ne kadar sistemli ve pratik olması ne kadar gerekliyse, güzelliği anlamak ve takdir etmek üzere eğitilmeleri de o kadar gereklidir. Aynı şey ahlâki rehberlik için de geçerlidir.

 Çocukların vicdan, merhamet ve diğerkamlık eksenli bir ihtimam ahlakıyla büyütülmesi; onların hem kendilerini hem de başka insanları çok daha iyi anlayabilmelerini sağlayacaktır.(Kemal Sayar) Eğer bir çocuk, herhangi bir işi başarır, birisine yardım eder ya da karşılık beklemeksizin annesi hasta olan bir arkadaşının yardımına koşarsa, binlerce öğretmen bu hareketi övecektir. Eğitilmeye çalışılan insanda ahlâki bütünlük, zengin bir kültürel geçmiş ve fiziksel mükemmellik bir arada bulunmalıdır.

Çocuğun zihinsel ve duygusal dünyasının bir sınıf (dershane) faaliyetinden daha fazla bir şey olmadığı sanılmamalıdır. Bir çocuğun zihinsel ve duygusal kapasitesinin tümüyle derslere harcandığını düşünmek, yaşamı onun için dayanılmaz hale getirmek olur. Öğretmen ve öğrencinin akıl ve duyguları arasındaki onlarca ve yüzlerce bağ, insan kalbine giden küçük yollardır. Eğer bir okulda sürekli savunma durumunda olan, eleştiriye karşı aşırı duyarlı, kuşkulu ve hatta bazen kötü niyetli çocuklar bulunuyorsa bu, yalnızca öğretmenlerin onları doğru dürüst tanıyamamaları, ona doğru yaklaşımı bulamamaları ve iç dünyalarına girememeleri yüzündendir.

Öğrencileri bir başkasının ıstırabını, sıkıntısını kısmen de olsa anlayabileceği inancını yerleştirmek gerek. Öğretmen ve öğrenci arasında arkadaşlık bağları ve paylaşılan meraklar olmaz ise eğitim boşuna sürdürülen bir uğraştır. Çocukları sevmeyi öğrenmek, hiçbir eğitim kuruluşunda ve kitaplar yardımıyla elde edilebilecek bir şey değildir.  Öğretmen bunu öğretmenlik sanatı ile öğrenir.

Öğretmenler, öğrencilerine yalnızca masada oturarak soru –cevap şeklinde iletişim kurmamalı, soru soran çocuğun yanına gitmeli ve  gözlerinin içine gülerek bakmalı ki cevabını doğru alsın. Öğrenciler öğretimle  yeterli bir bilgi düzeyine ulaşıyorlar fakat toplumsal tavırlar istenenden çok uzak. Her iki durumda da geniş anlamıyla eğitimi ya da yetiştirmeyi öğretimden aynı şeyler sayan tek yanlı bir görüşle karşı karşıyayız.

Çocukların okul eğitimi ne kadar ilgi çekici ve amaca yönelik olursa olsun, okul bitirme sınavlarına hazırlık olarak kalmamalı. Çocukların doğru ve yanlış, namusluluk ve namussuzluk, insan  onuru konularında kendilerine göre sonsuz birer fikir hazineleri vardır. Güzellik konusunda kendi ölçüleri, hatta kendi zaman duyguları vardır; Her çocuğun kalbinin gizli bir köşesinde kendine özgü ses veren bir teli vardır ve ben çocuğun kalbinin sözlerime tepki göstermesini istiyorsam; benim kalbimin de bu telle aynı sesi vermesi gerekir.

Gerçek bir eğitimci öğrencilerine, "iyi olmaları" için çok az öğüt verir. Öğrencileri, onun engin içtenliği, açık ve doğru sözlülüğünden kalbinin şefkatini hissederler. Öğretmeni ve diğer öğrenciler tarafından anlaşılıp takdir edildiğini hisseden ve anlayan bir çocuk ise daha da iyiye gitmek için tüm gücünü harcayacaktır.

Öğrencinin değerli bir insan olabilmesi için her şeyden önce kendi kendisine saygı duyması gerekir; çünkü bu saygı, kendisindeki saf ve güzel olan değerlere karşı hayranlık olmaksızın, dürüstlük ve insanı aşağılayıcı şeylere karşı hoşgörüsüzlük gelişemez. Bireyin kendine saygısı yoksa, kişi ahlâki temizlikten ve aydın niteliklerden yoksundur.

Kendine saygı, gurur, şeref ve haysiyet duygusu, duygusal duyarlılık için birer lokomotif gibidirler. Bu modern dünyaya unutulan insanlığı yeniden getirmek ve yerleştirmek adına kendisine daha fazla merhamet ve ötekine daha fazla empati gösteren duygu okulları oluşturulmalı ve bu okullarda  öğrenciler yetiştirmeli.

12.02.2020 (Abdurrahman Örnek)

DİĞER YAZILAR

Modern benlik ve iç insanlığımız

Bir öğretmenden daha fazlası

Ahlak, inanç ve eğitim

Çocuk yüreğinin öğretmeni olmak

Zeytin ağacının gövdesinde bir erva bebek

İnsan Bir Değerdir

Hastane koridorları hüzünlüdür

Okula gitmeyen çırak aranıyor

Babasız kalmak

İnsan neden insan olamaz

Nihayet “ Pısa” olacak gibi

Özel gereksinimli bireyler ve eğitimleri

Aileyi bitirme planı toplumsal cinsiyet eşitliği(1)

Medeniyetlerin kötüsü “ekran medeniyeti”

Eğitimde eksik olan ne?

Zamanı uğurlamak

Fikir,hareket ve gençlik

Yeni olandan korkmak

Öğretmen neden şiddet görür?

Müebbet kölelik

Eğitimde duygu eğitimi “sihirli el”olabilir mi?

İdeolojilerin devrimlerinden kapitalist evrimlere

Ülkeler bazında nitelikli öğretmenlik

İnancın farkına varmak

Eğitim Öğretim Başlarken

Fil dişi kuleden cafelere

Bir okul müdürü kadar okuldur(2)

Bir okul müdürü kadar okuldur

Neyi kaybettiğini hatırlayacaksın

Figüran

Benzemezliğin farkını yaşamak

YKS Eleştirisi

Günlük Hayata 30 Dakika Kitap Okuma Molası

Eğitim Reformunda Öğretmenin Rolü

Rahman Ve Rahim Olan Allah’ın Adıyla

Gaziantep Tıp Fakültesi ve Hematoloji Servisi

İnsan Olma Çabası

Bir fırsat eğitimi olarak 4-6 yaş Kur’an Kursları

Şehir ve Medeniyet

İslam Batı’ya galip gelir mi?

Peltek Düşünceler

Yönetici, Liyakat ve Adalet

Gaziantep’ten Bir Ziya Öğretmen geçti

Kınalızâde Ali Çelebi’ye göre Çocuk Eğitimi

Aile eğitiminde kadın ve erkeğin rolü

STK’larda Varoluşsal Kimlik Sorunları

Ruh Kirliliği

İdeal Öğretmenin Nitelikleri

Eğitim Sistemimizde Tecdid

Kaçak Göçmen Notları

Sorun nerde?

Akıllı Tahta mı Bilinçli öğretmen mi?

Kim medeni, kim değil?

Günah ve sevap arasında tövbekâr olmak

Mehmet Akif Ersoy’u anladığımız gün anmış oluruz

Okul iyi insan yetiştirir mi?

Vicdan-i Yitim

Ayet ve Hadislerde İnsan Hakları

Annem benim dilim oldu

Öğretmenlik sadece bir gün değildir

Bu gidiş nereye?

2023 Eğitim Vizyonu Eğitimcilere Vizyon katar mı? (2)

2023 Eğitim Vizyonu Eğitimcilere Vizyon Katar Mı ?(1)

2023 “İnsan” Merkezli Eğitim Vizyonu

Kemanın telleri

Sendikal Mücadelede yeni bir dönem olur mu?

Kehanet severlik

Eğitim öğretim başlarken

Hüznün Adı: Eylül’dür

Eğitimde yaş ne ifade eder

Toplumsal ihya için çok düşünme az konuşma edebi

Eğitimde oyunun önemi

EDEBİYAT, ŞİİR VE İNSAN

Eğitimi rahatlatacak ara formül ortaöğretimden geçer

Bu da benim duam olsun

YKS’de doğru tercih nasıl yapılmalı

Bir köyü olmalı insanın

Büyükler kazandı sıra gençlerde, şimdi YKS zamanı

Ben nesli ve belirsiz gelecek

Ne varsa sana bıraktım

Erdemin peşinde olmak

Liselere giriş sınavına doğru

Huy güzellikleri

Osmanlı’dan günümüze engellilerin eğitim serüveni

Umudun kıyısında yaşamak

Osmanlı’da değerler eğitimi

Ara sıra öylesine sözler

Dost ve dostluğa dair

Çağın salgını; otizm

Dedeler ve nineler aileden dışlanınca….

Tarihin büyüsü

Rüyalarında kelebek olan çocuklar

Gaziantep el ele okuma yazma seferberliğine

Kendine bir söz ver

Sosyal etkinlikler okullarda neden önemlidir

Eğitim ve görenek

Kimine göre iyi, kimine göre acıdır hayat

Mithat Enç’in Gaziantepli olduğunu bilenler el kaldırsın

İran’da yeni kurtarıcı mehdi; şah mı olacak?

Yeni bir dünya şifresi: Kudüs