26 Nisan 2019 Cuma
Bindik bir alamete, gidiyoz kıyamete!

Bülent Bilir

Bindik bir alamete, gidiyoz kıyamete!

İnsanlığın başlangıcından bu yana iyi ve kötü hep var olmuştur. Dahası kıyasıya bir mücadele içindedir.

İyiliğin tarafında da kötülüğü tarafında da kendisini davasına adamış kimseler bulunmuştur.

Bazen iyilik takımı üstünlüğü ele geçirse de, çoğu zaman kötülük takımı yaptığı icatlar ile üstünlüğü hep elinde tuttu.

Lakin iyilik takımında yer alan bilinçli iyiler hiçbir zaman umutsuzluğa kapılmadı.

Diğerlerinin elindeki avantaj ve silahlardan korkmadı.

Hele hele aşağılık kompleksi ile onların yerinde olmayı asla arzu etmedi hatta onlara acıdı.

İyilik takımının oyunu oynama kuralları nazik, hassas ve belirgin olduğu için çoğu zaman mücadele etmekte güçlük çekti.

Bu durum; kötülük takımına avantaj, birçok zihni ve hayatı kontrol etme manevrası sağladı.

Ürettiği her yeni icat ile insanlığın başına belalar açtı.

Saltanatının devamı uğruna kitleleri oyunlarla köleleştirmekten, afyon ile uyuşturmaktan, kendi zenginliği için herkesi fakirleştirmekten, ısınmak için tüm dünyayı ateşe vermekten geri durmadı.

İşte şu modern itiraf bunun en büyük kanıtlarından biri:

Bir banka geçen haftalarda çalışanlarının ve müşterilerinin katıldığı uluslararası bir ticaret semineri organize etmiş ve sunum yapanlardan biri olan Ludovic Subran şunları söylemiş;

"Artık mevcut iktisat kaideleri kifayet etmiyor, çünkü dünyadaki müşteri tavrı değişmeye başladı.(18-35 yaş arası)

Alışılmışın dışında reaksiyonlar veriyorlar. O yüzden onları anlamadan dünyanın seyrini anlamamız zor.

Peki, bu gençlerin vasıfları ve zihniyeti nedir?

İnternet, sosyal medya, kahve, hazır gıda, dışarıda yemek yeme ve bilgisayar oyunu gibi bağımlılıkları var.

Bir aidiyetleri yok. Bu yüzden milliyetçilikten uzaklar, aileleri ve arkadaşlarıyla bağları çok zayıf, kalabalıkta kaybolmak istercesine hareket ediyorlar.

İçinde yaşadıkları toplum ve cemiyetten kopuklar.

Yalnızlar, bakışları donuk, sanki her şeyden kaçıyorlar gibi.

Meseleler üst üste gelince intihardan ve şiddetten çekinmiyorlar.

Dünya vatandaşı olmayı hedefliyorlar.

Dinlere ve ideolojilere karşı soğuklar. Ama hayvan, çevre ve insan haklarına karşı hassaslar.

Sözde aktivistlere gelince: Algılara çok açıklar, kendi fikirleri yerine algılarla gelen akımlara kapılıyorlar.

Dikkatleri birkaç dakikayla sınırlı, düşünmeden ani kararlar alıyorlar, tahlil kabiliyetleri yok denecek kadar zayıf, okumak yerine resim ve videoları tercih ediyorlar.

Hafızaları ve öğrenme kabiliyetleri bir önceki nesle göre oldukça az.

Sabah 9 akşam 5 tipi işlerde çalışmak istemiyorlar.

Ev alıp hayat boyu kredi ödemek istemiyorlar.

Evlenip tek bir kişi ile ömür geçirmeye sıcak bakmıyorlar. Evlenirlerse de devam ettiremeyip, bir kaç yılda boşanıyorlar.

Çocuk sahibi olmaya da sıcak bakmıyorlar. Daha ileri yaşlarda, belki bir çocuk.

Teknolojiye ve iletişime sınırsız para harcayabiliyorlar, çünkü bu onlar için özgürlük demek.

Eve, arabaya, lüks giyime para harcamak yerine eğlenceye, yeme-içmeye ve seyahate para harcıyorlar.

Emekli olarak veya ev alarak güvence sağlamakla ilgilenmiyorlar.

Bunun yerine cazip işlerde icatlar yaparak hayatları boyunca yetecek paraları kazanmayı hedefliyorlar.

Anı yaşıyorlar.

Tasarruf yapmıyorlar, yapamıyorlar.

Yani kısacası hayatlarını ev, araba, okul taksitlerine gömmeyi istemiyorlar.

Dolayısıyla iktisatta geçen “şu şartlarda tasarrufa ya da tüketime yönelme olur” gibi teoriler işlememeye başlıyor. Çünkü artık müşteri tavrı değişiyor.

Dünya ekonomisinde durgunluk baş gösteriyor ve bazı malların satışı düşüyor.

Yukarda bahsedilen tavır, Gezi hadisesinde meydana çıkan ve hepimize “bunlar da kim” sorusunu sorduran gençlerin tavrı aslında.

Fransa' yı, Macaristan' ı, Brezilya' yı, ve İran’ ı da şu anda değişime zorlayan da aynı gençler.

Onlar aslında her yerde isyanla değişimi getirmeye hazır "gönüllü ordular".

Kendilerini idare edenlerin maksatlarını anlamak gibi bir dertleri yok.

Sonunu göremedikleri maceralara hazırlar.

Daima daha fazla hak ve özgürlük talep ediyorlar.

Sadece "yıkım" istiyorlar ve yıkımdan sonrası ile ilgilenmiyorlar, dahası "yapma" ile ilgili herhangi bir tez ve projeleri de yok.

Bunlar kim mi?

Filmlerde görmeye alıştığımız "ZOMBİLER".

Selam ve dua ile.

7.02.2019 (Bülent Bilir)

DİĞER YAZILAR

Hayatına anlam kat!

Medeniyet yitiğimiz oldu!

Sen topla bizi!

Tenakuzlar!

Artık cemre düşsün!

Zelanda'nın düşündürdükleri!

Dert etme!

Vicdan hareketi=Kadınlar çiçektir!

Öz 28 Şubat!

İğne ve çuvaldız kardeştir!

Sen sana dikkat et!

Sahte taatlerimi yüzüme vurma Allah'ım!

Erkekler çiçektir!

Senin kaç takipçin var?

Anne candır!

Elizabeth müslüman oldu!

Değerliye değer ver!

Uyuyamayanlara!

Sinsi düşmanınızı iyi tanıyın!

Özür dilerim!

Teşekkür ederim!

Selam sana ya nebi!

Dilin kemiği vardır!

O'nu bulan neyi kaybeder, O'nu kaybeden neyi bulur?

Dünya fani, ölüm gerçek!

Bakışını ibretle süsle!

Özür dilerim Afrika!

Hikmet üzerine!

Osmanlı'nın bilgeliğine dönmeliyiz!

İyilikte ısrarcı ol!

Aklından çıkarma!

Afrin kurtlar sofrasında!

Verilecek sarı ineğimiz yoktur!

Ölümü aklından çıkarma!

Ey bayram! Bayram ol bize...

ABD bizden ne istiyor?

Allah abes iş yapmaz!

Her şeyde bir hayır var mı?

Ölümü anmak diri tutar!

Yeni Türkiye!

Sen ne akıllı bir delisin!

Seçiminiz hayırlı olsun!

Son viraj!

Tek suçlu siyasetçi mi?

Cesaret, yitiğimiz oldu.

Sandığa gitmeden önce mutlaka okuyun!

Doları şımartmayın!

Hoşgeldin Ya Şehri Ramazan!

Neden mi DEVAM?

Siyaset ve Yaşar Atılgan!

Abudik gubidik işler!

Seçim var!

Haydan geldim, Hu' ya giderim!

Zulmün değişmeyen yüzü!

Kalbinize dikkat edin!

Amerika' yı yenmek!

Ağzı olan konuşuyor!

Vicdan Konvoyu!

28 Şubat nedir ne değildir?

Tilki kim, horoz kim?  

Hikmet, ne büyük bir hazinedir!

Savaşı ne zaman kaybettik?

"Afrin ve empati!"

Sevgi ilaçtır.

Verilmeyene sitem etme, verilene şükret!

"Allah" en büyük kazançtır!

Eyyub olabilmek!

Tevekkül et, mutlu ol!

Ümmet olma yolunda...

Kudüs'ü savunmak!  

Ey Kudüs, uyandır uyuyanı!

Sadece bakan olma, gör artık!

Utanmadıktan sonra dilediğini yap!

Ferasetle bakmalı!

Doğanı bozma!

Ne istediğine dikkat et!

Her şey çok açık aslında!

Cevabı siz bulun! 

Tiflis

Gurbet yazıları

Hicret!

Artık Müsait Ol Ey İnsan!

Arakan yanıyor!

Arakan’da bayram!

Ne oldu bize?

Senden özür dileriz çocuk!  

Söz uçar mı!

Bizi mankurtlaştıramayacaksınız!

Tut elimizden! 

Vazgeçilmezimsin Kudüs!

Bugün günlerden “15 Temmuz”

Suriyelilerden bıktınız mı?

Adam Arıyorum!…

Bayramlar bayram ola!

Ey oruç tut bizi!

Katar!

Patani izlenimleri!

Müslümanın yürek coğrafyasının sınırı olmaz!

Ne olur bu yazıyı da beğenin!

İyiki hesap var!