14 Kasım 2019 Perşembe
Batının çirkin yüzü(fitne)

Mustafa Şaki

Batının çirkin yüzü(fitne)

 Müslüman âlemine baktığımızda fitne ve fesadın eksik olmadığını görüyoruz. Bu bugün olduğu gibi dün de böyleydi. Cehalet devam ettiği sürece, bu böyle sürecek gibi.

Biz Müslümanlar İslam kardeşliğini tam anlayıp yaşayamadığımızdan dolayı, dış güçlerin de etkisiyle kendi içimizde rahat bir yaşam süremiyoruz.

Rahat bir yaşamdan kastımı biraz açayım.

Dünyanın nimetlerine baktığımızda belki de en rahat olması gereken ülkeler arasında, Ortadoğu’da ki ülkelerin gelmesi gerekiyor. Allahu Teâlâ birçok açıdan o bölgeyi bereketlendirmiştir.

Ortadoğu dini, coğrafi ve petrol açısından o kadar zengin ki, bunun kıymeti bilinmiyor.

O bölgedeki yöneticiler bu zenginliği kullanamadığından, dünyaperest bir yaşam sürdüklerinden o halklar, yıllardır zulüm içinde yaşamaya mahkûm edilmiş durumdadır.

Amaçlarının dünya olması, Allah’ın rızası olmaması olsa gerek, her yaptıklarına batılı dostlarından icazet almadan devam edemiyorlar.

İktidar olan her lider, önce onların görüşlerine başvuruyor ve batıda ki dostlarını ziyaret ediyor. Daha sonra yapacaklarına yön veriyor.

Genellikle batıdan bir kısım yardım gören Ortadoğu’daki liderler, onların istediği gibi politikalar üretmeye başlıyorlar. İktidarları birbirleriyle didişmekle, savaşmakla geçiyor.

Hâlbuki bu Müslüman ülkeler bir araya gelebilse, ortak tarihlerini, ortak değerlerini hatırlayarak canlandırabilseler, gelecekleri için projelerin yanında, bağımsız politikalar üretebilseler, belki de müreffeh bir hayat süreceklerini, yaşam kalitelerinin yükseleceğini düşünüyorum.

Bunlar kuran eksenli bir hayat yaşamadıklarından başlarına geliyor. Rabbimiz enfal suresinde şöyle buyuruyor.

“Allah'a ve O'nun Elçisi'ne tabi olun ve birbirinizle didişmeyin! Sonra direncinizi yitirirsiniz, rüzgârınız da kesilir. Kesinlikle (sabredin) direnin, unutmayın ki Allah direnenlerle birliktedir”

Allah’ın emrini değil de, batılı dostlarının emriyle kendi heva ve heveslerine kul olan bu insanlar, hem kendi halklarının hem de bölgedeki dost ve akrabalarının haklarına girmiş durumdalar. Bölge halkları kendi inançlarıyla, kültürleriyle yaşayamıyorlar, böyle olunca da onlar gibi düşünmeye başlıyorlar. Dirençleri güçleri kalmıyor ve Allah’ın yardımını da bulamıyorlar.

Anlayamadıkları bir durumda, hem dünyayı hem de ahireti kaybetmeleridir. Bunun örneğini de yine kuranı Kerim’den bir örnekle anlatalım.

ALLAHI UNUTANLARIN MİSALİ

Kehf suresinde 32. Ayetiyle başlayan bir misali Allahu Teâlâ bizlere ibret için anlatıyor.

“Onlara, misal olarak şu iki adamı anlat. Bunlardan birine iki üzüm bağı vermiş, her ikisinin de etrafını hurmalarla donatmış, ikisi arasında da ekin bitirmiştik.

Bağlardan ikisi de yemişlerini verip hiçbir ürünü eksik bırakmamışlardı. İkisinin arasından bir de ırmak akıtmıştık.

Bu adamın başka serveti de vardı. Bu yüzden arkadaşıyla konuşurken ona şöyle dedi: "Ben, servetçe senden daha zenginim; insan sayısı bakımından da senden daha güçlüyüm."

Böyle bir inkâr içinde kendine kötülük ederek bağına girdi ve şöyle dedi: "Bunun hiçbir zaman yok olacağını sanmam. Kıyametin kopacağını da sanmıyorum. Şayet rabbimin huzuruna götürülürsem, hiç şüphem yok ki, orada bundan daha hayırlı bir akıbet bulurum."

Kendisiyle konuşmakta olan arkadaşı ona hitaben, "Sen, dedi, seni topraktan, sonra nutfeden (sperm) yaratan, daha sonra seni bir adam biçimine sokan Allah'ı inkâr mı etmektesin? Hâlbuki O Allah benim rabbimdir ve ben rabbime hiçbir şeyi ortak koşmam. Keşke bağına girdiğinde, 'Maşallah! Kuvvet yalnız Allah'ındır' deseydin! Eğer malca ve evlatça beni kendinden güçsüz görüyorsan, ben de rabbimin bana, senin bağından daha iyisini vereceğini umuyorum; Allah senin bağına gökten afetler gönderir de bağ boş ve kaygan bir zemin haline gelir. Ya da bağının suyu dibe çekilir de bir daha onu aramaya bile gücün yetmez."

Derken onun serveti yok edildi de çardakları yere çökmüş bağı uğruna yaptığı masraflardan ötürü çırpınmaya başladı. "Ah, diyordu, keşke ben rabbime hiçbir şeyi ortak koşmamış olsaydım!"

Ona Allah'tan başka yardım edecek herhangi bir topluluk yoktu; kendisi de (bu felâkete) engel olamadı.

İşte burada yardım ve dostluk, Hak olan Allah'a mahsustur. Mükâfatı en iyi olan O, en güzel akıbeti veren yine O'dur.”…Kehf suresi 32-44

Müslümanlar hangi mevki ve makam da olurlarsa olsunlar, Allah’ın rızasına uygun olarak yaşamayı düşünmelidirler. Bu kısa dünyada yapılan yanlışların hesabının da olduğunu unutmamak gerekir. Allah hem sizden, hem de batılı dostlarınızdan hesap soracaktır. Lüks yaşantınız ve iktidarınızın sizlere hiç faydası olmayacak, sizi kurtaramayacaktır.

22.11.2017 (Mustafa Şaki)

DİĞER YAZILAR

Anesiadahmet şerif izgören konferansı

İstanbul'da Gaziantep günleri

“Paris büyük cami ve son halife”

Gezi yazısı 2

2019 Avrupa seyahati 1

Kurban bayramı

Seçim sonrası hatırda kalanlar

Ramazan, İbadet ve Yardımlaşma Ayı

Nisan Yağmurları Rahmettir

Yerel Seçim Sonrası Özeleştiri

Karar mı kader mi?

Yeni Zelanda Şehitleri için gözyaşı

28 Şubat’ı Unutmayalım

İstanbul Kartal’da çöken bina

Dünya Başörtüsü Günü

Gösteriş hastalığı

İslamı hazmedemeyen bir sanatçı

Gergedan benzetmesi

Yetim Hakkı

Sünnetin Aktüel Değeri Sempozyumu

Manevi Rehberlik

Dövizin düşüşü kalıcı olacak mı?

İnsanlık Yemen’de bir defa daha sınıfta kaldı

Hakkâri Şehitleri

Mecliste nezaketsiz bir konuşma

Kaşıkçı Cinayeti ve Dünyanın bu olaya bakışı

Yerel seçimler öncesi

Bir yanlıştan dönüldü

Onuncu hisse Allah’ın

Daha iyi olabilir

Ekonomideki sorunlar ve çözümleri

Medya ve gazetelerin tutumu

Gençlerin islamı yanlış anlaması                       

Anadolu buluşmaları ve Raşid el Gannuşinin sunumu

13. Anadolu buluşmaları

Taziye adabı

15 Temmuz ve Adnan Oktar

Milli eğitimde yeni dönem

Kaybolan çocuklar

Ders alındı mı?

Kazanımlarımızı kaybetmeyelim

Bayram’ı bu günden yaşamak

Ekonomi piyasalarının dengesi

Dövizdeki dalgalanmanın ekonomiye etkisi

Ramazan ayı oruç ve Kuran

Gönüllü vekil’lik

Bu seçim farklı olmalı

Köylünün halife Harun reşidi ziyareti

İnsanın istemesi

Suriye’de zulüm devam ediyor

Yaklaşan seçim öncesi dikkat

Hasan Celal Güzel

Dinsizlere gün doğmasın

Şuurlu bir mücadele örneği “hasan el benna”

28 Şubatı hatırlayalım

Sahilde içki içen iki kadın doktor

Şehit metin yüksel

Şehit ayı ve İskilipli Atıf Hoca

Katar gezisi

Fitne’yi önleme

Doğru bir hayat yaşamak

İran’da ayaklanmanın sebepleri

Tarihin doğru anlaşılması gayreti

Başarıda örnekliğimiz

Kıymet bilinmeli

İkna

İhya’mı imha’mı

Mu’minin misali 2

Bir yıldız daha kaydı

Mu’minin misali

2019 seçim çalışmaları

Çözüm için öncü olmak

Dört güzel adam 3 (Necmettin Erbakan)

Tutulmayan Söz

Dört güzel adam 2

Dört güzel adam

Olmasa da olur

İsraf ve tasarruf

Bayram

Hazreti İbrahim ve kurban

İyi ki varsınız

   MÜFTÜLERE NİKÂH KIYMA YETKİSİ VERİLMESİ

Çocuk eğitiminde yapmamız gerekenler

Filistine Sahip Çıkalım

Şehitlerin Işığı Ülkemizi Aydınlatıyor

15 Temmuz Öncesi Ve Sonrası

15 Temmuz 2016 Akşamı Sınavımız

Ramazan Ayı, Bayram Ve Güzellikleri

Sevdiklerimizle, İmtihan Ediliriz -2-

Sevdiklerimizle, İmtihan Ediliriz

Ramazanda Yardımlaşalım

Kuran’la Yorulmak

Ekonomide Son Durum

Anneler gününü nasıl anlayalım!

Nasıl bir yaşam istiyoruz!

Kavga'miz

Muhalefet sandikta kazandigini kaybetmeye basladi

REFERANDUM SONRASI YENİ TÜRKİYE BEKLENTİSİ

SURİYE GÖZYAŞIMIZ OLDU

EYUP SULTAN'DA NAMAZ