24 Ekim 2020 Cumartesi
Araftaki düşünceler

Abdurrahman Örnek

Araftaki düşünceler

Ihlamur çiçekleri açtığında terk ettim geçmişe dair biriktirdiğim ne varsa. Yeniye dairse yarım bıraktığım ne varsa, diğer yarısını tamamlamak için tarıyorum şehrin sokaklarını, gündüz güneşin aydınlığında elimde el feneri  kalp gözüm , beyin gözüm ve beden gözümle.

Dışarıya konuşmaktan kendimi kurtarıp içimi içime dökmek bana vaad edilenleri sözcüklerden, taleplerdeki sözü edilen özgürlüklerden değil beklenmedik bir zamanda gökten inmişçesine, topraktan çıkmışçasına gelen, herkesin şaşkına döndüğü özgürlüklerde bulabilir miyim acaba? Bundan sonrası için büyük büyük lambalara ihtiyacım olmadan, karanlığın içinde bağırmadan “kim o?” demeden şimşeklerin şak diye aydınlattığı sokak yolları bile kafi gelir bana.

Yağmurun habercisi şimşek çakıntılarından sonra başlayan billurlaşmış damlalar evlerin kerpiç duvarlarını ıslattıkça  yayılan toprak kokusu, içimde yeni bir huzur haritası oluşturuyor. Yolum hangi yöne doğru olursa olsun bir meydana çıkmalıyım. Gelen ilk trene binmeliyim, beklemek bu devrin en aptal zaman kaybından başka bir şey değildir.

Her çıktığım sokak başı , meydandan ıhlamur kokularıyla beraber korkuları sarıyordu etrafımı. Kerpiç duvarlarına yaslanmış gölgelerini bırakan ihtiyarların birbirine bir daha ya nasip dedikleri duvar dibi görüşmeleri bir sonraki hikayenin sonu ile başlıyordu.

Artık nereye sürüklenmem gerekiyorsa,  kendimi Allah’a teslim ederek bilinmezlikler ve belirsizlikler içinde bir insan için olabilecek en iyi senaryoya kendimi hazırlıyorum.  Her basamak, insana önümüzdeki  günlerin belirsizliğinin tehlike ve bilinmezliklere gebe olduğunun habercisi gibiydi. Etrafta hiç kimse  kendi özgün düşüncesinden ve dünyasından konuşmuyor.

Oysa herkesin kendine ait geçmiş ve heyecanlı anıları vardı. İhtirastan uzak dostları olanlar vardı  uzun uzun tümcelere ihtiyacı olmayan. Uzaklardan gelen talancıların sesleri insansız sokakların yankısını beslerken bulutlar yavaş yavaş çekiliyor,  camlardaki damlacıklar güneşin ışıklarıyla parlıyor ne kadar temiz ya da kirli yüz varsa hepsi ortaya çıkıyor. Saat başı, dakika başı anlık konuşmalarla büyüyen alevler içimi ısıtmaktan ziyade yakıyor.

Karşılarında el pençe divan duran dalkavukları kendilerine saygı duyuyormuş gibi anlayanların adaletsizliğe ve zalimliğe davetiye çıkardığını  da biliyoruz tabi ki? Yeni bir dünyanın eşiğine geldik gibi. Bu yeni dünyada kendime uygun bir yer bulmalıyım eski dönemi hatırlatmayacak, yeni yaşamı özümseyecek. Herkesin yok olup gitmediği yaşam yerleri var dağların ardında, ormanlarda  yani buralar mutlu olmayanın olmadığı yerler. Kimsenin otoritesi altında olmadan kendi elimizde bir yaşam kurulabilir. İstediğimiz birilerinin arzuladıkları ile değil, 

kendi arzularımızla, birçok şeyi neden zamana bırakmıyoruz. Hep söyleriz zaman her şeyin ilacı diye ama o ilacı hiçbirimiz içmeyiz. Güneş tepeleri ışık kümeleriyle yavaş yavaş aydınlatıyor, birazdan yükselecek, sonra geleneğini devam ettirircesine her zamanki yerinden batacak. Hey özüme özgü güzel duygular, haykırışlarım, sevdalarım, gündönümüm, gün batımım, sonsuzluğa kaçmayın bende kalın. Aydınlığa çıkan yol mum ışığı nispetinde.

Gerçek yaşamda insanları bir araya getiren o kadar farklı bütünleşmeler olur, yaşamda yalnızca tek bir rolü oynamak için toplumda tek bir yer sahibi olmak her şeye aynı anlamı  yüklemek için insanın iflah olmaz bir zavallı olması gerekir. İnsanlık hangi kötülükten kurtarılmışsa yine kurtarıldığı benzer bir kötülükle yıkılıyor. Oldukça yoğun yaşadığım sarsıcı ifadelerin yoksunluk, aylaklık, kararsızlık ve belirsizliğe rağmen içimde var olan ümitlerimin geleceğe kıvılcım olacağını düşünerek  yeniden yeni bir dünya kurmak ve insanlık ateşini yeniden alevlendirebilmek için hazır tutuyorum.

Uzak sınırların ardından duyduklarımla yakın yerden gözlemlediklerimi bütünleştiriyorum. Yaşamak için yaşamı uyumla öğrenmeye çalışıyorum. İnsanı en çok ezenin  iki yüzlülük olduğunu biliyorum. Ve merhamet hissimizin önemli bir kısmında samimiyetsiz kötücül bilinçaltılarının bulunması bizi hiçbir zaman insanlık haritasına almayacaktır.

13.10.2020 (Abdurrahman Örnek)

DİĞER YAZILAR

Akşam Üstü

Köy okullarının açılması

İçimiz bir başka söyler dışımız bambaşka

Okullar çiçek açtı

Yeni Bir Medine Modeli Mümkün Mü

Yasak meyve

Ruhun temizliğinde hakikat arayışı

Kadının Özgürlük Meselesi

Uyumsuz bir yaşam sorunu olarak müfritlik

Heybende bir iyilik taşı

Dijital çağda halifelik tutar mı ?

2020 LGS Değerlendirmesi

Mezarlık sessizliği

Kıvılcım

DYK kurslarında ücretli ogretmenler gorevlendirilsin

İnsanlığın Belirsizlik Sorunu

Kimse alınmasın ama ben hep babamı sevdim

İnatçı Kulluk Etme Arzusu

Pandemi sürecinde okulsuz çocuk eğitimi

Dava neydi, ne oldu?

Meslek Liseleri Krizden Güçlenerek Çıkar Mı?

Ölen insanlar mı sayılar mı ?

İyi ve kötü

Esmaü’l-Hüsna Allah’ın isimleri

Ben beklerken bahar geçip gidiyordu

Uzaktan eğitim(e) yakınlaştırır mı uzaklaştırırmı ?

Bir virüs musibetinin hatırlattıkları

Koronavirüs ve yeni dünya düzeni

Çocuktum ben, Savaşın Ortasında

Gitmek mi zor , kalmak mı?

Modern benlik ve iç insanlığımız

Bir öğretmenden daha fazlası

Çocuk kalbinin eşiğinde “duygu okulu” olmak

Ahlak, inanç ve eğitim

Çocuk yüreğinin öğretmeni olmak

Zeytin ağacının gövdesinde bir erva bebek

İnsan Bir Değerdir

Hastane koridorları hüzünlüdür

Okula gitmeyen çırak aranıyor

Babasız kalmak

İnsan neden insan olamaz

Nihayet “ Pısa” olacak gibi

Özel gereksinimli bireyler ve eğitimleri

Aileyi bitirme planı toplumsal cinsiyet eşitliği(1)

Medeniyetlerin kötüsü “ekran medeniyeti”

Eğitimde eksik olan ne?

Zamanı uğurlamak

Fikir,hareket ve gençlik

Yeni olandan korkmak

Öğretmen neden şiddet görür?

Müebbet kölelik

Eğitimde duygu eğitimi “sihirli el”olabilir mi?

İdeolojilerin devrimlerinden kapitalist evrimlere

Ülkeler bazında nitelikli öğretmenlik

İnancın farkına varmak

Eğitim Öğretim Başlarken

Fil dişi kuleden cafelere

Bir okul müdürü kadar okuldur(2)

Bir okul müdürü kadar okuldur

Neyi kaybettiğini hatırlayacaksın

Figüran

Benzemezliğin farkını yaşamak

YKS Eleştirisi

Günlük Hayata 30 Dakika Kitap Okuma Molası

Eğitim Reformunda Öğretmenin Rolü

Rahman Ve Rahim Olan Allah’ın Adıyla

Gaziantep Tıp Fakültesi ve Hematoloji Servisi

İnsan Olma Çabası

Bir fırsat eğitimi olarak 4-6 yaş Kur’an Kursları

Şehir ve Medeniyet

İslam Batı’ya galip gelir mi?

Peltek Düşünceler

Yönetici, Liyakat ve Adalet

Gaziantep’ten Bir Ziya Öğretmen geçti

Kınalızâde Ali Çelebi’ye göre Çocuk Eğitimi

Aile eğitiminde kadın ve erkeğin rolü

STK’larda Varoluşsal Kimlik Sorunları

Ruh Kirliliği

İdeal Öğretmenin Nitelikleri

Eğitim Sistemimizde Tecdid

Kaçak Göçmen Notları

Sorun nerde?

Akıllı Tahta mı Bilinçli öğretmen mi?

Kim medeni, kim değil?

Günah ve sevap arasında tövbekâr olmak

Mehmet Akif Ersoy’u anladığımız gün anmış oluruz

Okul iyi insan yetiştirir mi?

Vicdan-i Yitim

Ayet ve Hadislerde İnsan Hakları

Annem benim dilim oldu

Öğretmenlik sadece bir gün değildir

Bu gidiş nereye?

2023 Eğitim Vizyonu Eğitimcilere Vizyon katar mı? (2)

2023 Eğitim Vizyonu Eğitimcilere Vizyon Katar Mı ?(1)

2023 “İnsan” Merkezli Eğitim Vizyonu

Kemanın telleri

Sendikal Mücadelede yeni bir dönem olur mu?

Kehanet severlik

Eğitim öğretim başlarken

Hüznün Adı: Eylül’dür