23 Ekim 2018 Salı
Kehanet severlik

Abdurrahman Örnek

Kehanet severlik

İnsanın varlık kodlarına sirayet etmiş başkasıyla var olma hastalığı, bu tür insanları kehanetçilerde yaşam aramaya zorlar. Bu durumu iyi bilen kehanetçiler ise insanlara hayal kurma kudretlerini ihtiraslarıyla güçlendirme telkininde bulunurlar. Her insanın hükmetme ve hükümdar olma özelliğinin olduğunu söylerler. Ve böylece kendisini dev aynasında gören sinik varlık, sağa sola sataşmaya başlar.

Kehanet severler gerek şu an gerekse gelecekle ilgili hem kendi hayatları hakkında hem de kendi dışındakilerin hayatları  hakkında varsayımlarda bulunarak, gayb-ı büyük bir ustalıkla bir o kadar da süslü dil ve sözlerle yorumlayarak, karşıdakinin idrak-ı harem hanesinin sindirilmesine yol açarlar. Bazen bu yorumlar öyle küstahlaşır ki, kimin günahkâr kimin sevapçı olduğunu, müneccimlere taş çıkartırcasına ileriye götürürler. Ve gerçeğin üstünü örterek, çeşitli sınıflandırmalarla cennetin ve cehennemin müdavimlerini belirlerler.

Kehanet severliğin temelinde insanı mevcut sorumluluk bilincinin dışına çıkararak, zihnen ve kalben mutlu kılma amacı vardır. Oysa bu görsel kandırmacadan başka bir şey değildir. Hiçbir zaman tatmin olmayan insan bu yüzden hep çifte yoksunluk yaşar. İradi olarak fakirleşen insan, inanma ve iman etme tutkusundan uzaklaşarak kendisi için hazır ve görselliğe dayalı bir şekilde sunulan aynı zamanda kendisine hiçbir sorumluluk yüklemeyen bir dini hayatla,  kendi içsel isteklerini yerine getirerek bulunduğu diyarın en mesut ve en üstün insanı olacağına iman eder. Kendilerine göre seçilmiş bu kudretli hayatı neşe içinde yaşayacak, diğer insanlarınsa ne kadar kötü, habis ve günahkâr olduklarını belirterek kendilerini iyiliğin mabed bekçisi olarak gösterirler.

Kehanet severliği en yoğun yaşayan kesim, kendi iç dünyasında iman etme hazzına varamamış, hurafeleri ilkeselleştirmiş tiplemelerde görülür. Bunlar ya kâğıtlara yazılmış kurdeleli muskalardaki mutluluk öyküsüyle ya da her zaman dillerine doladıkları birkaç dokunulmaz esrarlı sözle, yalancı ümitlerle, gülünç korkular arasında çalkalanıp durmaktadırlar.

Umut tacirleri insanı bir rüya âlemine sokarlar ve insanın hiç rüyadan uyanmasını istemezler. Akıl ve hikmeti esas alacaklarına, hocasını, tarikatını esas aldırır ve beyinleri afyonlaştırırlar. Böylelikle düşünmeyen ve kendisini bilmeyen insan yığınları ise kendilerini her daim uçurumun kenarında bırakacak kötülüklerin, safsataların ve vesvese gibi kehanet şarlatanlıklarının içinde bulurlar. Bunlarda Allah’ın insana nimet olarak verdiği aklın ve düşüncenin ürünü olan bir öneriye rastlayamazsınız. Bu yüzden akıl, vahiy ve düşüncenin ürünü olan analitik düşünceye sahip iyi ve doğru insanları kötü insanlar gibi göstererek    insanlığı  kıyamete sürükleyecek uğursuz şeyler olduğunu vurgularlar. Yıldız falı, su falı ve astrolojik tutarsızlıkların, yaşamı esrarlı kılacağına insanları inandırırlar.

Kehanetçilerin amaçları geleceği bu tür gürültü ve patırtının üzerine inşa ederek, insanı bu tılsımdan hiç çıkarmayarak onların mantıklı düşünmeye meylini önlemektir. Bireylerin ahlakî, zihinsel ve kültürel olarak gelişimlerini sürekli erteleyerek hakkın, adaletin, erdemin gerçekleşmesini geciktirirler.

Topluluklar arasında sınıflar ve sınırlı efendiler yaratırlar. Kehanet severler yol gösteren, vahye dayalı bilimsel ırmakların akışını saptırırlar, yavaşlatırlar. İnsanlara güvenmezler. Bir şeyler üretmelerine engel olurlar. Her şeyin gelip geçici, sadece kendilerinin kalıcı olduklarına inanırlar.

Kehanet severleri bertaraf etmek için gerçek aydınlara gitmeliyiz. Birilerine şirin görüneyim ve birileri beni sevsin arzusunda olmadan, tamamen minnetsiz  kendini  kehanetlerle, kehanetçilerle mücadeleye adamış, her bir bireyin taşıması gereken manevi erdemleri, hiçbir grupsal ve sınıfsal ayrım yapmadan, hiçbir çıkar gözetmeden, fildişi kulelerinden çıkmış insanların zorluklar karşısında yolunu açan, mücadele eden ve doğrunun mutlaklığını savunan hiçbir sınıfın ve zümrenin etkisinde kalmadan yol gösteren yüreği naif, bilgisi ışık olan aydınları önümüze alarak yürümeli ve doğruları doğru olanı haykırmalıyız.  

6.10.2018 (Abdurrahman Örnek)

DİĞER YAZILAR

Kemanın telleri

Sendikal Mücadelede yeni bir dönem olur mu?

Eğitim öğretim başlarken

Hüznün Adı: Eylül’dür

Eğitimde yaş ne ifade eder

Toplumsal ihya için çok düşünme az konuşma edebi

Eğitimde oyunun önemi

EDEBİYAT, ŞİİR VE İNSAN

Eğitimi rahatlatacak ara formül ortaöğretimden geçer

Bu da benim duam olsun

YKS’de doğru tercih nasıl yapılmalı

Bir köyü olmalı insanın

Büyükler kazandı sıra gençlerde, şimdi YKS zamanı

Ben nesli ve belirsiz gelecek

Ne varsa sana bıraktım

Erdemin peşinde olmak

Liselere giriş sınavına doğru

Huy güzellikleri

Osmanlı’dan günümüze engellilerin eğitim serüveni

Umudun kıyısında yaşamak

Osmanlı’da değerler eğitimi

Ara sıra öylesine sözler

Dost ve dostluğa dair

Çağın salgını; otizm

Dedeler ve nineler aileden dışlanınca….

Tarihin büyüsü

Rüyalarında kelebek olan çocuklar

Gaziantep el ele okuma yazma seferberliğine

Kendine bir söz ver

Sosyal etkinlikler okullarda neden önemlidir

Eğitim ve görenek

Kimine göre iyi, kimine göre acıdır hayat

Mithat Enç’in Gaziantepli olduğunu bilenler el kaldırsın

İran’da yeni kurtarıcı mehdi; şah mı olacak?

Yeni bir dünya şifresi: Kudüs

Efendi iken paryalaşan devlet Endülüs(2)

Efendi iken paryalaşan devlet Endülüs

Olasılık temennisi

Öğretmenime mektup

İyi öğretmen kendini yenileyen öğretmendir

Yeniden bismillah demeliyiz

Geçmişte bıraktıklarımız

Çarpık kentleşme ve mahremiyetsizlik

Tanımlanmamış insan

Teslimiyette temsiliyet krizi

Teog kaldırılsın ama…

Niçin kitap okumalıyız?

Şimdi eğitim vakti

Bir avuç umut ısmarladım

ÖSYM VE YÖK BAŞKANININ İÇİ RAHAT MI?

Dil kültür’ün vazgeçilmezidir

 ÇOCUKLAR BİZDEN  NE  İSTER?

İnsani Bir İhtiyaç Olarak İletişim

  LYS’de Doğru Tercih Zamanı

15 Temmuz; Sivil Direniş Ve Yeniden Diriliş Günü

Suriyelilere yapılanları kınıyoruz!

Suriyeli Mültecilerle Yeniden Kardeşlik Zamanı

Yeni Bir Neslin İnşası İçin Yaz Kur’an Kursları

AVM   Fetişizmi

Tatile Girerken Öğrenciler   Ne Yapmalı

Haberin Kaynağı Ve Müslümanca Tavır

Bir Tutkudur Okumak

Aile içi iletişimde ebeveyn çocuk iletişimsizliği

Özrüm Kabülümdür

Asıl Mesele Öğretmen Olmak ( 2 )                                      

Asıl mesele Öğretmen olmak ( 1 )

Eğitim de rehberlik hizmetleri - 3

LOKMAN SURESİ İLE DEĞERLER EĞİTİMİ

ANLAMSIZLIĞIN ANLAMLAŞMASI

Eğitim de rehberlik hizmetleri - 2

AKADEMİK EĞİTİMCİLER DERNEĞİ  ÇALIŞMA RAPORU -1

MERHAMET OLSUN İSTİYORUM

İNSAN VE İNŞASI

  KANAYAN YARAMIZ MADDE BAĞIMLISI ÇOCUKLAR

ÖTEKİLEŞTİRMEDEN SEVMEK

Okul öncesi Eğitim’de din eğitiminin gerekliliği

Dijital işgal ve savunmasız çocuklar

OKULLAR NASIL OLMALI

EĞİTİMDEKİ TEMEL SORUNLARDAN BİRİ

STK’LARA ÇAĞRIMIZ

STK’LARA ÇAĞRIMIZ

MÜSLÜMANLARIN YÖNETİCİLİKLE İMTİHANI