23 Ekim 2018 Salı
Günahları ifşa ve Tecessüs

Mustafa Şimşek

Günahları ifşa ve Tecessüs

"Ümmetimin hepsi affa mazhar olacaktır, günahı alenî işleyenler hariç. Kişinin geceleyin işlediği kötü bir ameli Allah örtmüştür. Ama sabah olunca o: "Ey falan, bu gece ben şu şu işleri yaptım!" der. Böylece o, geceleyin Allah kendisini(n işlediği günahı) örtmüş olduğu halde, sabahleyin, üzerindeki Allah'ın örtüsünü açar. İşte bu da, günahı alenî işlemenin bir çeşididir." (Buharî, Edeb 60; Müslim, Zühd 52-2990)

Genellikle gizli yapılan işler geceler de olduğundan dolayı hadiste “gece…” ifadesi ön plana çıkarılmıştır. Aksi takdirde, gündüz gizli olarak işlediği bir günahı açığa vurması ile gece yaptığını açığa vurması arasında hiçbir fark yoktur.

İnsanlar imtihan ve kulluk gereği olarak günah ve hata yapma eğiliminde yaratılmışlardır.

Hatasız ve kusursuz kul olmaz düşünülemez peygamberlerin dahi ufak hataları (zelle)'leri olmuştur ama kul günah meyilindedir diye rahat günah işleyelim anlamına da gelmemelidir.

Nitekim hata ve kusurdan münezzeh olan sadece RABBİMİZ azze ve celle' dir.

Kulun yapması gereken günah veya hata işlediğinde halis ve samimi bir şekilde pişmanlık duyup RABBİN' den af dilemesidir. NİTEKİM: PEYGAMBER EFENDİMİZ (sav) bin de hadiste buyurduğu gibi:

 “Günahın keffâreti, yaptığına pişman olmaktır.” (Ahmed b. Hanbel, Müsned, I, 289).

RABBİMİZ bizim ne kadar aciz, zayıf ve günaha düşme eğiliminde olduğumuzu çok iyi biliyor onun bizlerden beklediği şey samimi bir şekilde pişmanlık duyup af dilediğimiz takdirde Rabbimizin bizi affedeceğini bilmektir.

(Her mümin affedilir, ancak günahlarını başkalarına açıklayanlar hariç (Buhari)

(Kim günahlarını gizlerse, Allahu Teala da, kıyamette o günahı herkesten saklar.)(Müslim)

Bu hadislerden Allah bizlerden günah işlememizi ve ardından da tövbe etmemizi istiyor gibi bi anlam da çıkmıyor müslümanın böyle yanlış bir düşünceye de kapılmaması lazım.

Küfürden dolayı tevbe edip iman eden kişinin tevbesi kesinlikle kabul olur. Şahadet etmesi kâfidir.

Günah işleyip tevbe eden kişinin tevbesi de samimiyet, pişmanlık ve tekrar yapmamak üzere yapıldığı takdirde makbul olacaktır inşallah.

Hadislerden de öğrendiğimiz gibi günahları ifşa ve başkalarına anlatmanın ahiret hayatımızı mahvetmekten başka bize hiçbir faydası olmayacaktır.

Haram olan bir şeyi yapmak insanı günahkâr yapar ama işlediği günahı hiçbir pişmanlık olmadan pişkin pişkin anlatıp savunmak Allah muhafaza insanı imanından eder.

Ya ben hocaya anlattım, arkadaşıma anlattım gibi şeylere hiç gerek yok .

Allah ile görüşmek için af dilemek için bürokrasiye edebi cümlelere hiç gerek yok samimi bir pişmanlık ve tekrar dönmeme kararı verip Rabbinden af dilemek yeterli olacaktır inşallah.

İşlediğin günahı anlatman onu meşrulaştıracak ve normalleştirip toplumun ahlakını bozmakla beraber sadece yaptığın hatanın günahı değil diğer insanlar onu işlediğinde onların günahı da ebedi

Olarak sana yüklenecek. NİTEKİM Hadis'i şerifte bizlere hitaben şöyle buyrulmaktadır:

İslam da iyi bir çığır açan kimseye, bunun sevabı vardır. O çığırda yürüyenlerin sevabından hiç bir şey eksilmez. Her kim de İslam da kötü bir çığır açarsa, o kişiye onun günahı vardır. O kötü çığırda yürüyenlerin günahından da ona pay ayrılır. Fakat onların günahından da hiçbir şey eksilmez.(Müslim, Zekât 69. Ayrıca bk Nesai, Zekât 64)

Müslüman kişi yine başkaların günahlarını da ifşa edip yaymamalı. Başkasının günahlarını da araştırma ve irdeleme işine de girmemeli bu Müslüman kişiden istenen bir şey olmamakla birlikte tecessüs meselesi de Müslüman'ın hayatında olmamalıdır.

Tecessüs; başkalarının aynını, gizli taraflarını, eksik taraflarını hata ve kusurlarını araştırmak anlamına gelmektedir.

İnsanların dokunulmaz hak ve hürriyetleri vardır. Bunlara en yakınındaki dâhil kimsenin müdahale araştırma ve öğrenme hakkı yoktur. Tecessüs zanla bağlantılı olarak çıkmış olup PEYGAMBER efendimiz de şiddetle men etmiştir.

"Müslümanların ayıplarının, gizli durumlarının peşine düşer, araştırmaya kalkışırsan, onların ahlâkını bozarsın veya onları buna zorlamış olursun."

Ebû Dâvûd, Edeb 37

Hadiste de belirttiği üzere tecessüs insanların arasını bozmak, kin ve nefret tohumları atmak insanlar arasında fitne uyandırmak ve insanların hatalarının meşrulaşmasından dolayı da hayâ anın ortadan kalkması hayâsızlığın da artmasına toplumun ahlakının bozulmasına neden olmaktadır.

Gerçekten kusurları araştırılıp ortaya çıkarılan bir insan, artık kusurlarının herkes tarafından bilindiğini düşündükçe yavaş yavaş utanma duygusunu tamamen kaybedip herkesin gözleri önünde kusur işlemekten çekinmez bir hale gelir. Çünkü utanma duygusunu kaybeden insan, artık her kusuru işleyebilir.

Müslüman kişi tabi ki de din kardeşinin bir hatasını gördüğünde onu uyaracak ve o hatadan dönmesi için elinden geleni yapacak ama hiç kimseye başkasının hakkında bilgi toplamak, ayıp araştırmak ve ifşa etme görevi ve hakkı verilmemiştir. RABBİM ayaklarımızı sabit kılsın.

Bildiklerimizle amel edip bilmediklerimizi öğrenen kullarından eylesin...

10.10.2018 (Mustafa Şimşek)

DİĞER YAZILAR

Eleştiri ahlakı

Müslüman'ın parayla münasebeti

Ne istiyorsunuz bu gençlerden

İmtihan ve Sabır

Ticaret ahlakı

Kendine Bir İyilik Yap