22 Ekim 2018 Pazartesi
Sağlıkta şiddet yasası bir an önce çıkarılmalı!

Sağlıkta şiddet yasası bir an önce çıkarılmalı!

Gaziantep Sağlıkçılar Meclisi, Psikiyatri uzmanı Fikret Hacıosman'ın İstanbul'da silahlı saldırı sonucu öldürülmesi protesto etti.

Gaziantep Sağlıkçılar Meclisi,  Psikiyatri uzmanı Fikret Hacıosman'ın İstanbul'da silahlı saldırı sonucu öldürülmesi protesto etti. Ersin Arslan Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünde toplanan kitle adına açıklama yapan Gaziantep-Kilis Tabipler Odası Başkanı Ramazan Sürücü, sağlık kurumlarında şiddetin normalleşmesini kabul etmeyeceklerini belirterek, Sağlıkta Şiddet Yasasının bir an önce çıkarılması gerektiğini belirtti. Tüm sağlık çalışanları olarak sağlıkta şiddete karşı eylem planı başlattıklarını aktaran Sürücü, 10 Ekim'den itibaren 7 gün boyunca "Sağlıkta Şiddet Yasasını İstiyorum" temalı nöbet eylemleri başlatacaklarını kaydetti. 17 Ekim'de tüm tabipler odası başkanlarıyla Türk Tabipler Birliğinin Sağlıkta Şiddete Karşı Bildirgesini kamuoyuyla paylaşacaklarını belirten Sürücü, TBMM Başkanı ve Sağlık Bakanıyla görüşmek üzere Ankara'ya gideceğini belirtti.

SAĞLIKLA İLGİLİ DÜZENLEMELER BİR AN ÖNCE HAYATA GEÇİRİLMELİ

Gaziantep - Kilis Tabipler Odası, Türk Sağlık-Sen Gaziantep Şubesi, Ses Gaziantep Şubesi, Genel Sağlık İş sendikası Gaziantep İl Temsilciliği, Gaziantep Aile Hekimliği Derneği (GAHD) ve Gaziantep Aile Sağlığı Çalışanları Derneği’nden oluşan Gaziantep Sağlıkçılar Meclisi, Psikiyatri uzmanı Fikret Hacıosman'ın İstanbul'da silahlı saldırı sonucu öldürülmesi protesto eti. Ersin Arslan Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünde toplanan kitle adına açıklama yapan Gaziantep-Kilis Tabipler Odası Başkanı Ramazan Sürücü,sağlık kurumlarında şiddetin normalleşmesini kabul etmeyeceklerini belirterek, sağlıkla ilgili düzenlemelerin bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti.

SAĞLIKTA ŞİDDET YASASINI İSTİYORUZ

 Sağlıkta Şiddet Yasasının bir an önce çıkarılması gerektiğini ifade eden Sürücü, “Sabah işe gitmek için evden çıkıp, iş yerinde şifa vermek için çabaladığımız insanlar tarafından öldürülmeyi kabul etmiyoruz. Sağlık kurumlarında şiddetin kanıksanmasını, normalleştirilmesini kabul etmiyoruz. Sağlığı korumak, hayat vermek üzere kurulmuş bir mesleğin mensuplarının görevi başında öldürmesini kabul etmiyoruz. Bu süreci hazırlayan nedenleri biz biliyoruz. 2003 yılında Sağlıkta Dönüşüm Programı ilk uygulanmaya başlandığı zamandan bu yana söylüyoruz: Bu program piyasa odaklı bir programdır. Bu program sağlık hizmetine meta, hastaya müşteri olarak yaklaşmaktadır. Bu programda nitelik değil, nicelik esastır. Bütün bunlar hekim ile hastasını karşı karşıya getirir. Çok üzülerek söylüyoruz ki, yine biz haklı çıktık. Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın uygulanmaya başlamasından bu yana sağlık alanında giderek artan şiddet olayları, artık dayanılmaz bir noktaya geldi” dedi.

12 MESLEKTAŞIMIZI KAYBETTİK

2005 yılında Prof. Dr. Göksel Kalaycı'nın hastası tarafından öldürülmesiyle şiddetin başladığına dikkat çeken Sürücü, “2005 yılında İstanbul’da Prof. Dr. Göksel Kalaycı hocamızın bir hastası tarafından öldürülmesiyle başlayan süreçte, bugüne kadar 12 meslektaşımızı haksız yere uğradıkları saldırılar ve Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın yol açtığı çarpıklıkların yarattığı tükenmişlik nedeniyle yaşamlarına son verdikleri için kaybettik. İlk günden itibaren yetkilileri uyardık; Sağlıkta Dönüşüm Programı’ndan vazgeçin, sağlık çalışanlarına yönelik hürmetsiz, itibarsızlaştırıcı, hekim ve hastayı karşı karşıya getirici söylemlerinizden vazgeçin. Önce görmezden geldiler ve “sağlıkta şiddet yoktur” dediler. Sonra 2012’de gencecik Dr. Ersin Arslan’ın görevi başında bir hasta yakını tarafından öldürülmesiyle mızrak çuvala sığmaz hale geldi ve artık sağlıkta şiddetin varlığını reddedemez hale geldiler. Beyaz Kod uygulaması ve TBMM’de Sağlıkta Şiddeti Araştırma Komisyonu’nun rapor hazırlaması gibi girişimler bu dönemde oldu. Ama bu hekimlerin öldürülmesini önlemeye ve sağlık alanında şiddetin azalmasına yetmedi” şeklinde konuştu.

SAĞLIKTA ŞİDDET YASASI’NIN HEMEN ÇIKARILMASINI İSTİYORUZ

Sağlıkta Şiddet Yasası’nın hemen çıkarılmasını isteyen Sürücü, “2014 yılında TTB, titiz bir çalışmayla “Sağlıkta Şiddet Yasası Tasarısı”nı hazırladı. Sağlık hizmetinin kamu hizmeti olduğu vurgusundan hareketle, Türk Ceza Kanunu’nun üçüncü bölümüne “Kamunun Sağlığına Karşı Suçlar: Sağlık Hizmetini Engelleme” başlığı altında, en azından caydırıcılık içermesi amacıyla hazırlanan ek madde önerisi başta Sağlık Bakanlığı, Hükümet temsilcileri ve siyasi partiler olmak üzere tüm ilgili yerlere bir çok kez iletildi. Bunun için defalarca görüşmeler yapıldı. Basın toplantılarıyla kamuoyu ile paylaşıldı. Teklifimiz Türkiye’nin olağandışı hızla değişen yoğun gündemi içerisinde hep görmezden gelindi. Son olarak, 2 Ekim 2018 günü meslektaşımız Dr. Fikret Hacıosman’ı görevinin başında yine bir hastasının saldırısı sonucu kaybettik. Ve TTB bir kez daha Sağlıkta Şiddet Yasası’nın çıkarılması talebiyle, 4 Ekim 2018 Perşembe günü TBMM’de temsil edilen tüm  siyasi partilerden randevu talep etti ve üç partinin Grup Başkanvekilleriyle görüşmelerde bulundu. İktidar partisinden de aynı duyarlılık ve desteği bekliyoruz. Halen üç kez randevu talep edilen Sağlık Bakanı’ndan ve geçtiğimiz günlerde randevu talebinin iletildiği TBMM Başkanı’ndan yanıt bekliyoruz. Sağlıkta şiddet tablosu bu boyuta gelmesine karşın izlenen bu tavra şaşıralım mı, üzülelim mi bilemiyoruz. Soruyoruz: Sağlıkta şiddeti önlemek, teklifimizi dikkate almak ve Sağlıkta Şiddet Yasası’nı çıkarmak için daha kaç hekimin ölmesini bekliyorsunuz? Biz hekimler ve sağlık çalışanları buna tahammül etmeyeceğiz! Bunu kabul etmeyeceğiz! Sağlıkta Şiddet Yasası’nın hemen şimdi çıkarılmasını istiyoruz” dedi.

ERSİN ASLAN’A BORCUNUZ VAR

Siyasilere seslenen Sürücü, “Büyük bir özveriyle görevlerini yapan ve görevleri başında sözel ve fiziksel şiddete uğrayan, yaralanan, mesleğini bırakmak zorunda kalan sağlık çalışanlarına borcunuz var. En çok ta kimlere borcunuz var biliyor musunuz? İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi Ana Bilim Dalı Başkanlığı yapmış, göğüs cerrahisi, periferik damar cerrahisi ve genel cerrahi uzmanı, onlarca öğrenci yetiştirmiş, yüzlerce hastayı sağlığına kavuşturmuş Prof. Dr. Göksel Kalaycı’ya borcunuz var. 2008 yılında öldürülen, biri tıp fakültesinde, diğeri ortaokulda okuyan oğulları Furkan ve Fatih’e “ihtiyaç sahiplerini gözetin” diye vasiyet bırakacak kadar vicdanlı Dr. Ali Menekşe’ye borcunuz var. 2012 yılında, 30 yaşındayken, 17 yaşındaki bir hasta yakını tarafından görevi başında bıçaklanarak öldürülen gencecik göğüs cerrahı Dr. Ersin Aslan’a borcunuz var. SABİM ihbar hattına gelen bir şikâyet üzerine uğradığı baskı ve soruşturmalar sonrasında, 2012 yılında çalıştığı hastanede hayatına son veren acil tıp asistanı Dr. Melike Erdem’e borcunuz var. Samsun’da “yılın doktoru” seçilecek kadar sevilen, ihmaller zinciri sonucu 2015 yılında öldürülmesinde sorumluluğunuzun olduğu Dr. Kamil Furtun’a borcunuz var. Sağlık hizmetini verebilmek için her gün Diyarbakır-Kulp arasında gidip gelen ve 2015 yılında yolu kesilerek öldürülen Dr. Abdullah Biroğul’a borcunuz var. 2015 yılında, eski eşi tarafından darp edilen sekreterini kurtarmak isterken bıçaklanarak öldürülen kadın hastalıkları ve doğum uzmanı Dr. Aynur Dağdemir’e borcunuz var. Aksaray'ın Eskil ilçesi Bozcamahmut Köyü’nde yaşayanların sağlık hizmetini alabildikleri tek hekim olan ve 2017 yılında öldürülen Dr. Hüseyin Ağır’a borcunuz var. Sağlıktaki metalaşmayı en acı ve somut şekilde gözler önüne serecek şekilde, bir medikal firma çalışanı tarafından 2017 yılında öldürülen, Elazığ Fırat Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Muhammed Said Berilgen’e borcunuz var. 2017 yılında, aynı gün, Adana’da, Batman’da ve İstanbul’da, üzerlerindeki baskı, mobbing, uzun ve yoğun çalışma saatleri ve tükenmişlik dolayısıyla yaşamlarına son veren Dr. Engin Karakuş, Dr. Ece Ceyda Güdemek ve tıp fakültesi öğrencisi Yağmur Çavuşoğlu’na borcunuz var. Ve en son, tam bir hafta önce bu saatlerde  eski bir hastasının silahlı saldırısı sonucu yaşamını kaybeden psikiyatri uzmanı Dr. Fikret Hacıosman’a borcunuz var. Bütün bu meslektaşlarımızın vebali boynunuzdadır” ifadelerini kullandı.

“SAĞLIKTA ŞİDDET YASASINI İSTİYORUM” NÖBET EYLEMLERİNİ BAŞLATIYORUZ

10 Ekim'den itibaren 7 gün boyunca "Sağlıkta Şiddet Yasasını İstiyorum" temalı nöbet eylemleri başlatacaklarını belirten Sürücü, “Türk Tabipleri Birliği ve tabip odaları , sendikalar, dernekler ve tüm sağlık çalışanları olarak bugünden itibaren sağlıkta şiddete karşı eylem programını başlatıyoruz. Bu doğrultuda, 10 Ekim 2018 günü başlamak üzere yedi gün sürecek “Sağlıkta Şiddet Yasasını İstiyorum” temalı nöbet eylemlerini başlatıyoruz. Tüm Türkiye çapında, kentlerin bilinen alanlarında, parklarında 18.00-20.00 saatleri arasında en geniş katılımla bu nöbet eylemlerini gerçekleştireceğiz. İlimizde yarın saat 18.00 de Kırkayak parkında olacağız” dedi.

17 EKİM'DE ANKARA’DA BULUŞACAĞIZ

17 Ekim'de TBMM Başkanı ve Sağlık Bakanıyla görüşmek üzere Ankara'ya gideceğini belirten Sürücü, “17 Ekim 2018 günü de tüm tabip odası başkanlarımızla “Türk Tabipleri Birliği’nin Sağlıkta Şiddete Karşı Bildirgesi”ni kamuoyuyla paylaşmak; Türkiye Büyük Millet Başkanı ve Sağlık Bakanı ile görüşmek üzere saat 10.00’da Ankara’da buluşacağız” dedi.

MÜCADELEMİZE KARARLILIKLA DEVAM EDECEĞİZ

Sağlıkta Şiddet Yasası çıkarılıncaya ve sağlık alanındaki şiddet önleninceye kadar mücadeleye kararlılıkla devam edeceklerini vurgulayan Sürücü, “Türk Tabipleri Birliği’nin ve tabip odalarımızın, sendikalarımızın ve derneklerimizin aklı ve yüreği hekimlerin ve sağlık çalışanlarının üstündedir. Hekimlere ve sağlık çalışanlarına yönelen şiddet insanlık ve hekimlik değerlerine yönelmiştir. Bunu kesinlikle kabul etmeyeceğiz. Sağlıkta Şiddet Yasası çıkarılıncaya ve sağlık alanındaki şiddet önleninceye kadar mücadelemize kararlılıkla devam edeceğiz” diye konuştu.

BAHRİ UÇAR

10.10.2018 (Haber Merkezi)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz