20 Ocak 2019 Pazar
"Rahim sarkması tedavi edilebilir bir hastalık"

"Rahim sarkması tedavi edilebilir bir hastalık"

Özel Hatem Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı M.Fethi Güçer, kadınlarda görülen rahim sarkmasının tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu söyleyerek, hastalığın nedenleri, belirtileri ve tedavisi hakkında bilgiler verdi.

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Fethi Güçer, rahim ve sarkması ile ilgili bilgiler vererek, "Rahim, pelvis ve leğen kemiğinin içerisinde, önünde mesane yani idrar torbası arkasında da kalın bağırsağa komşuluğu olan üreme organıdır. Kadınlarda 6-7 cm olup , doğum yapmış kadınlarda 7-8 cm kadar ulaşmaktadır. Normalde rahim kendisini pelvik yapılara bağlayan leğen kemiğinin içerisinde dokulara bağlayan bağlar sayesinde askıda tutunur ve aşağı doğru sarkmaz . Yaş ilerdikçe veya fazla kilo alımı nedeniyle ya da bağ doku desteğini kaybettiğinde , östrojen desteği azaldığında bu bağlar kendilerini bırakarak rahmin ve etrafında ki kendisiyle birlikte komşu organların yani mesanenin ve bazen kalın bağırsağın alt kısmının yani rektumun vajina içerisinde aşağı doğru sarkmasına bombeleşmesine rahim sarkması denir" dedi. 

Hastalığın nedenleri 

Fethi Güçer, rahim sarkmasının nedenleri ile ilgili ise, "Hastalığın birçok nedeni vardır. Bunlar fazla sayıda gebe kalmak, iri bebek doğurmak, zor doğum yapmak, yaşın ilerlemesi diyebiliriz. Yaş ilerleyince bağ doku elastikiyetini yitirerek gevşeyecektir ve buna bağlı olarak yer çekiminin de etkisiyle bu bölgedeki organlar vajinadan aşağıya doğru sarkma eğiliminde olacaklardır. Bunun dışında bazı kolejen doku hastalıkları , bağ doku hastalıkları rahim sarkmasına neden olabilir. İlerlemiş yaş ile birlikte yani östrojen desteğinin kesilmesiyle yine bağ doku elastikiyetini yitirerek ağırlık merkezinin yer çekimi etkisiyle yine rahim sarkması meydana gelebilir. Karın içi basıncı artıran yani şişmanlık , kuru öksürük veya kronik kabızlık gibi problemler de rahim sarkmasına neden olabilirler" ifadelerini kullandı. 

Rahim sarkmasının belirtileri 

Güçer, hastalığın belirtileri ile ilgili ise "bel ağrısı veya baskı hissi, ağrı, dışarıya sıvı akıntısını hissidir. Rahim sarkması yaşayan hastalar genellikle ya doğurganlık çağının sonuna doğru yaklaşmış hastalar ya da doğurganlık çağını geçmiş hastalardır. Bunlar beraberinde idrar kaçırma, idrar tutamama veya ilerlemiş vakalarda ise idrar yapamama şikayeti ile başvurabiliyorlar. Hatta bu hastalarımız genellikle hastaneye başvuru sebepleri daha sübjektif rahim sarkması ile ilgili değilde karın ağrısıyla , kasık ağrısıyla gelmektedirler. Belki de yaşamları boyunca bu idrar kaçırma rahmin sarkması gibi belirtilerin yaşla ilintili normal karşılanabileceğini düşünmekte olduklarından sorgulamazsanız veya bakmazsanız hastaların aslında kendi şikayetlerini belirtmeyeceği rahatsızlıklardır. Belki de psikososyal nedenlerle hastalar rahim sarkmaları olduğunu gizlemektedirler. Rahim sarkması olan kadınlar rahim sarkmasının evresi ve derecesine göre farklı şikayetlerle başvurabilirler. Bazen basit bir bel ağrısı veya baskı hissi gibi nedenlerle gelebildikleri gibi ilerlemiş vakalarda ise sarkma g gibi şikayetlerle de başvurabilirler. Hatta bazen idrar yapamama şikayetiyle gelen hastalarımızda mevcuttur" ifadelerine yer verdi. 

"Diğer organlar da etkilenir" 

Sarkmanın sadece rahimi değil diğer organları da etkilediğini anlatan Dr. M.Fethi Güçer, "Genellikle rahim sarkması durumunda sadece rahim değil, etrafında ki organları da etkilerler. Önden mesane, arkadan rektum beraberinde sarkarak vajenden dışarıya doğru gelebilir. Hatta rektumun bombeleşmesi vajenden dışarıya doğru sarkması sonucunda hastalar kabızlık şikâyetiyle başvurabilirler. Aslında az önce söylediğimiz gibi kabızlık aslında hem neden hemde sonuç olarak karşımıza çıkabilmektedir. Hastalar idrar torbası ile ilgili sıkıntı yaşayarak karşımıza gelebilirler. Hastalar bazen öksürünce , hapşurunca , gülünce idrar kaçırma gibi şikayetlerle karşımıza gelebilmekte. Bunlar komşu organların şikayetleri aslında ama rahim sarkmasıyla bir kompleks olarak başvururlar genellikle. Şikâyetlerini yeterince dile getiremeyen bazı yaşlı hastalarda , psikolojik sorunları olan hastalarda da idrar kaçırma yerine hastalar idrar yapamama veya taşma inkontinansı dediğimiz damla damla idrarının gelmesi şikayetiyle de başvurabilirler" şeklinde konuştu. 

Rahim sarkmasının teşhisi 

Dr. Güçer, hastalığın teşhisi ile ilgili ise, "Rahim sarkmasına teşhis konulması çok basittir. Herhangi bir kadın doğum uzmanına gidildiğinde jinekolojik muayene sırasında rahim sarkmasının derecesi ve teşhisi basitçe konulabilmektedir. Rahim sarkması pek önlenebilir bir problem gibi görünmemektedir. Çünkü insanlar iki ayağını üzerinde durmaktalar ve dolayısıyla iki ayağımızın üzerine durduğumuzdan yer çekiminin etkisiyle pelvik organlar aşağı doğru çekilmekte" dedi. 

Hastalığın yavaşlatılması mümkün mü? 

Bazı egzersizlerle sarkmanın yavaşlatılmasının mümkün olabileceğini anlatan Güçer, şöyle devam etti: 
"Kegel egzersizi dediğimiz bazı egzersizlerle pelvik taban kaslarını yani pelvik organları rahim, mesane ve barsakları yerinde tutan bağları güçlendirici egzersizler yapabiliriz. Bununla da çok basit bir şekilde idrar yaparken günde birkaç kez tekrarlamak koşuluyla idrar arasında idrarımızı tutup beş saniye kadar bekleyip tekrar idrarımızı yaparak ve günde birkaç kez bu egzersizi yaparak pelvik taban kaslarımızı ve pelvik bağlarımızı güçlendirebiliriz." 

Hastalığa ameliyatsız çözüm 

Hastalığın ameliyatsız bir çözümü de olduğunu anlatan Güçer, "Rahim sarkması bilindiği üzere anatomik bir problem olduğu için tedavisi de cerrahidir. Yani anatomik olarak bozulan anatomilerin yerine restore edilmesidir. Hafif vakalarda sarkmanın şiddetli olmadığı ve semptomların çok belirgin olmadığı vakalarda , pelvik taban kaslarını pelvisi yerinde tutan kasları güçlendirici egzersizler yaptırılarak rahim sarkmasının bir miktar önüne geçilebilir ya da sarkmanın derecesi yavaşlatılabilir" dedi. 

İlerlemiş vakalarda tedavi 

Güçer, ilerlemiş vakalarda rahim sarkmasının tedavisi ile ilgili ise, "Tedavi kişiye özeldir. Hastanın yaşı , cinsel yönden aktif olup olmaması , doğurganlık çağında olup çocuk beklentisinin olup olmaması gibi faktörler tedavinin şeklini belirlemektedir. İlerlemiş vakalarda cerrahi yöntemle restore edilebilir. Hem de pelvik organları destekleyen bağ dokularda yukarıya doğru asılmış olur. Doğurganlığın devam etmesini isteyen hastalarda ise karın içi yaklaşımlarla yani laparoskopik olarak ya da açık cerrahiyle sakropeksi ameliyatları yapılabilir. Rahim ve rahimi tutan bağlar sakrona doğru yani yukarıya doğru asılabilir. Bu tür ameliyatların ömrü çok uzun süreli değildir. 5 yıl sonra nüks etme oranı yüksektir" diye konuştu. 

İHA

18.12.2018 (Haber Merkezi)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz