26 Kasım 2020 Perşembe
Pandeminin en büyük mağdurlarından biri de servisçiler oldu

Pandeminin en büyük mağdurlarından biri de servisçiler oldu

Covid-19 pandemisi nedeniyle eğitim öğretime ara verilmesi ve eğitimin yıl sonuna kadar uzaktan yapılacak olması nedeniyle servisçi esnafı büyük maddi kayıplara uğradı.

Ulaştırma sektörü ve servisçi esnafı, Coronavirus (Covid-19) pandemisinden en çok etkilenen kesimlerin başında geliyor. Covid-19 nedeniyle alınan tedbirlerin başladığı mart ayından bu yana kontak kapatan ve 21 Eylül'de kısmen başlayan yüz yüze eğitime yılsonuna kadar ara verilmesi okul servisi taşımacılığı yapan esnafı kara kara düşündürüyor.

Gaziantep Servis Araçları İşletmecileri Esnafı Odası Başkanı İsmet Özcan, İLKHA muhabirine yaptığı açıklamada, pandemi sürecinin en çok okullara ulaşımda servis hizmeti veren esnafı mağdur ettiğine dikkat çekti.

Servis hizmeti veren esnafın pandemi sürecinde maddi çıkmaza düştüğüne dikkat çeken Özcan, Bağ-Kur, sigorta, araç sigortası ve motorlu taşıt vergisi gibi ödemelerini yapamadıklarını, esnafın borçları nedeniyle araçlarının muayenesini bile yaptıramadığını ifade etti.

Servisçi esnafının vergi ve borç yükünün her geçen gün arttığına dikkat çeken Özcan, esnaflara mazot desteği sağlanmasını, vergi ve kredi borçlarının faizsiz ötelenip yapılandırılmasını, kamu kurumlarının servis hizmetlerinin bu süreçte okul servisleri tarafından yapılarak destek olunmasını ve Milli Eğitim Bakanlığı ile devlet yetkililerinin bu süreçte servisçi esnafına sahip çıkmasını talep etti.

“Eğitimin haftada iki gün sürdüğü dönemde 100 aracımız bile çalışmıyordu”

Mart ayından bu yana sadece okul taşımacılığı yapan servis araçlarının çalışmadığını ve bu araçların sürücülerinin mağdur olduğunu ifade eden Özcan, “Mart ayından itibaren zaten çalışmıyorduk. Bu süreçte sürekli okulların açılacağı belirtiliyordu. Bu süreçte bekledik ve hiçbir işe gidemedik. Bir kısım sürücülerimiz Organize Sanayi Bölgesinde çalışmaya başladık ve yeni eğitim öğretim yılında okulların açılacağı söylendi. Tekrar işi bıraktık, öğrenci servisi taşımacılığı yapmaya başladık. Okullar açıldı ama eğitim haftada iki gün olduğundan dolayı pek fazla bir talep olmadı. Veliler çocuklarını kendileri okula götürüp getirdiler. Uzak bölgelerde ise çok az öğrenci olduğundan dolayı bu uzak bölgeler de bizi kurtarmadı. Gaziantep’te bin 300 tane servis aracı var. Eğitimin haftada iki gün sürdüğü dönemde 100 aracımız bile çalışmıyordu. Bu kadar talep azdı.” dedi.

“Bu süreçten sonra okulların açılacağını sanmıyorum”

Okulların tekrar kapanmasının mağdur olan esnafı daha fazla mağdur edeceğine dikkat çeken Özcan,  “Bu karar bizi daha da zora soktu. Belki çalışır, para kazanırız diye bir umudumuz vardı ama maalesef bu umudumuz da kalmadı. Organize Sanayi Bölgemiz ondan dolayı biraz şanslıyız. Az da olsa evimize bir ekmek götürebiliyoruz ama esnafın sıkıntısı büyük, para kazanamıyor. Geçimimizi sağlayamıyoruz. Bankalara olan borcumuzu ve diğer borçlarımızı artık ödemekte zorluk yaşıyoruz. Bu sıkıntılarımızı vekillerimize ve yetkililere bildirdik. Mağduriyetimizle ilgili basına açıklama yapmaktan da artık bıktık, umudumuz da kesildi. Bu süreçten sonra okulların açılacağını sanmıyorum. Okullar açılsa bile şubat ayında açılacaktır. Yine eğitim haftada iki gün olacaktır. Bu sezon bizim için yine bitti. Artık pek fazla bir beklentimiz de kalmadı.” ifadelerini kullandı.

9 aydır kontak açmayan sürücülerin farklı mesleklere yöneldiğini belirten Özcan, esnaf olarak çok zor durumda olduklarına dikkat çekti.

“Yetkililerin bizim gibi mağdur olan esnafa destek vermesi gerekiyor”

Özcan, “Sağlık söz konusu olunca bir şey diyemiyoruz ama bazı tedbirleri alırken mağdur olan kesimi de düşünmek gerekiyor. Okulların kapanmasıyla kantinciler, servisçiler, kırtasiyeciler de mağdur oldu. Bu meslekleri biraz da korumak gerekiyor. Pozitif ayrımcılık yapmak gerekiyor. Yoksa sağlık elbette ki önemlidir. Şu an hepimiz sıkıntıdayız, hepimizin yakınları hasta ve hastanelerin dolu olduğunun da farkındayız. Zaten bundan dolayı sesimiz çıkmıyor. Söz konusu sağlık olduğundan dolayı bazı sıkıntıları sineye çekmek zorunda kalıyoruz. Ama bu sıkıntıları da bir yere kadar sineye çekebiliyoruz. Yetkililerin bizim gibi mağdur olan esnafa destek vermesi gerekiyor. Bu destek de uzun vadeli olmalıdır. Çünkü biz bir yıl daha çalışmayacağız.” şeklinde konuştu.

İki yıl önce değişen “Okul Servis Araçları Yönetmeliği”ne göre okul servislerinde araç takip sistemi, üç noktalı emniyet kemeri ve sensörlü koltuk bulunmasının zorunlu olduğunu belirten Özcan, bu sürenin de uzatılmasını istediklerini ifade etti.

Coronavirus ortaya çıktığı günden beri kapanan birçok iş yerinin tamamen bazı meslek gruplarının ise kısmen açıldığını ancak servisçi esnafının mart ayından bu yana hiç siftah yapamadığı gibi sigorta, Bağ-Kur, araç sigortası ve motorlu taşıt vergisi gibi ödemek zorunda oldukları birçok zorunlu ödemelerinin de bulunduğunu ifade eden Özcan, bu ödemelerinin ertelenmesini talep etti.

Araçlarının muayenesini bile yaptıramadıklarını ifade eden Özcan, mağduriyetlerinin devam ettiğini ve çok zor durumda olduklarını dile getirdi.

“Bizim kazancımız tamamen bitti”

Esnafın borç batağında olduğuna dikkat çeken Özcan, “Umudumuz okulların açılmasıydı, 'artık okullar açıldı para kazanmaya başlarız' diye düşünüyorduk. Borç aldığımız kişilere okullar açılınca borçlarımızı öderiz diye söz verdik ama şimdi yine mağdur olduk. Birçok sektör bu süreçten olumsuz etkilendi ve birçok sektörün bu süreçte kazancı düştü. Fakat bizim kazancımız tamamen bitti. Cumhurbaşkanımıza bu farkı anlatmamız lazım. Okullar kapalı olduğundan dolayı servis taşımacılığı yapmaktan başka bir gelirimiz olmadığı için mağdur oluyoruz.” diye konuştu.

“Kısa çalışma ödeneğinden faydalanmak istiyoruz”

9 aydır çalışamayan servisçi esnafı içinde çalışanlarda olduğu gibi kısa çalışma ödeneğine benzer bir desteğin mutlaka verilmesi gerektiğini belirten Özcan, “Sigortanın pirimi yaklaşık bin liradır. Bağ-Kur ödeyenlerin pirimi ise bin ile bin lira arasında değişiyor. Bağ-Kurlular Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kapsamındadır. Ama Bağ-Kurlu olarak kısa çalışma ödeneğinden faydalanamıyoruz. Bu konuda da bir ayrımcılık var. Sosyal Güvenlik Kurumunda (SGK) Bağ-Kur ve sigortalılar arasındaki bu ayrımcılığın kaldırılması gerekiyor. Şu anda biz krizdeyiz. İşsizlik maaşı istiyoruz. Biz sadaka ve bağış istemiyoruz. Devletin bize verdiği bir hakkı istiyoruz.” dedi. 

19.11.2020 (İLKHA)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz