19 Ağustos 2018 Pazar
Milletvekili Uzer gündemi değerlendirdi

Milletvekili Uzer gündemi değerlendirdi

AK Parti Gaziantep Milletvekili Ahmet Uzer, özel bir televizyon programında yaptığı değerlendirmede, batılı ülkelerin iki yüzlü bir politika izlediklerini belirterek, güçlünün haklı olduğu bir dünya olduğunu ve böyle bir durumu asla kabul etmediklerini sö

AK Parti Gaziantep Milletvekili Ahmet Uzer, özel bir televizyon programında yaptığı değerlendirmede, batılı ülkelerin iki yüzlü bir politika izlediklerini belirterek, güçlünün haklı olduğu bir dünya olduğunu ve böyle bir durumu asla kabul etmediklerini söyledi.

Milletvekili Uzer, değerlendirmesinde Antep’e Gazilik unvanının verilmesinin 97. yıl dönümü olduğunu hatırlatarak, "Bugün memleketim Gaziantep'e Gazilik unvanının verilmesinin 97. Yıldönümünü kutluyoruz. Tabi bu durum konumuza da uygundur. O gün Fransız'ı Gaziantep'e sokmayan dedelerimizin, babalarımızın torunları bugün beş km ötede canlarıyla her şeyleriyle ülkemizin geleceği için, bekası için canlarını ortaya koyuyorlar. O kahramanların hepsinin gözlerinden öperek sözlerime başlamak istiyorum” dedi.

“Batı ve ABD ikiyüzlü politika izliyor”

Batının iki yüzlü politika izlediğinin altını çizen Milletvekili Uzer, “Ben hukukçu değilim. Elbette ki elimizdeki bütün argümanları ortaya koyarak hukuki yoldan da bir mücadeleye girmemiz gerekiyor. Fakat şunu gözardı etmemek lazım. Şu anki dünya düzenine baktığımızda özellikle batılı ülkeler, buna ABD de dahil ikiyüzlü bir politika izliyorlar. Yani burada başka, arkada başka söylüyorlar. PKK PYD’yi terör örgütü listesine alıyor. Öte taraftan 5 bin Tır silah veriyor. Bunun neresini konuşalım” şeklinde konuştu.

“Sivil halkın güvenliği olmasaydı Afrin’i 3 günde silerdik”

Eğer oradaki sivillerin can güvenliğini olmasaydı biz 3 günde Afrin’i bitireceklerini söyleyen Milletvekili Uzer, “Batı İnsan hakları diyor. ‘Aman sivil kaybı olmasın’ diyor. Biz samimiyetle söylüyoruz ki, “eğer sivillerin hukukunu göz önüne almasaydık, biz Afrin Operasyonunu 3 günde bitirirdik”. Silindir gibi ezer geçerdik. Ama istiyoruz ki, bir tane masum sivil hayatını kaybetmesin ve bunun için de kahraman Mehmetçiğimiz iğne ile kuyu kazar gibi dikkatli bir şekilde harekatı yürütüyor. Şimdi burada, ‘aman insan hakları sivil insanlar’ diye yaygara koparanlar, algı operasyonu yapanlar öteki tarafta milyonlarca sivilin açlık ve sefalet içerisinde yaşamasına kayıtsız kalıp arkasını dönüyor. Bugün Türkiye olmazsa, belki Türkiye’deki üç buçuk milyon insan yok olacak, salgın hastalıklara maruz kalıp hayatını kaybedecek. Bu ikiyüzlülüğün hangi birini anlatalım. Hangi birini Lahey Adalet Divanı’na götürelim. Güçlünün haklı olduğu bir düzen yaşıyoruz. Ama biz buna isyan ediyor, karşı çıkıyoruz. Güçlü her zaman haklı değildir. Doğru haklıdır. Biz bugün bu meselemizde haklıyız. Topyekun ülkemiz bir milli duruş sergiliyor. Bir parti ayrımı gözetmeksizin herkes tek yumruk olmuş bir durumda ve bu harekatın Ülkemizin geleceği açısından ne kadar önemli olduğunu halkımız bildiği için bir milli mutabakat içerisinde tek yumruk olduk, mücadelemizi veriyoruz. Şimdi programdan evvel Hassa Belediye Başkanımız ile konuştum. Türkiye'nin her yerinden, çeşitli STK’lardan, Belediyelerden, halkımız buraya akıyor. Askerlerimize bir şeyler getiriyorlar. Gerek yemek, gerek manevi değeri olan şeyleri getiriyorlar. Bu hassasiyet bizim için çok önemli. Biz bunu kaybetmediğimiz zaman biz bu meseleyi masada da cephede de kazanırız. Bundan hiçbir endişemiz yok. Ama yeter ki bazı insanlar milli mutabakatın sağlandığı güçlü bir duruşun sergilendiği anda bazı insanlar parazit yapmasın, gölge etmesinler. Bu çok önemli. Bu duruşu muhafaza etmemiz lazım” şeklinde konuştu.

“CHP içinden bazıları milli duruşa zarar veriyor”

CHP’li bazı yöneticilerin milli duruşa zarar verdiğini ifade eden Uzer, “Şimdi ben işin siyasi yönünü değerlendirmeyi daha öne alıyorum. Ne demek Afrin’e ordumuz girmesin. Şimdi PKK Afrin’in içerisinde yuvalansın. Eteğini giyinsin, sivil insanların arasına karışsın, benim Mehmetçiğimi arkadan kurşunlamaya çalışsın. Ben Afrin’e girmeyeyim dağlarda bekleyeyim. Onlar da benim ülkemin gölgesinde güvenli bir şekilde yaşasınlar ve bize orada her türlü kumpası hazırlasınlar. Bu mantıklı bir açıklama değil. Bu söylemlerden vazgeçmek gerekiyor. Eğer siz bu Milli Mutabakata katılmıyorsanız lütfen bari sesinizi çıkarmayın. Mesela en çok oyu alıp CHP Parti Meclisine giren bir kadın ‘Ben YPG’nin PYD’nin terörist bir örgüt olduğunu söyleyemem, öyle istihbari bilgi yok’ dedi. Bunu bir ABD Senatörü, Alman Parlamenter veya İngiliz Parlamenter söylerse belki benim için bir değeri olurdu. Ama bu memleketin ekmeğini yiyen, bu memlekette doğan, bu memlekette milletvekili olarak maaş alan bir milletvekilinin bu şekilde konuşmasını yadırgıyorum ve kınıyorum. Bunlar bizim şu andaki milli duruşumuza çok ciddi bir şekilde zarar veriyor. Halbuki biz şu anda yedi düvele karşı savaşıyoruz” ifadelerini kullandı.

“ABD Afrin’i bıraktı Membiç’i kurtarma derdinde”

ABD’nin afrini bırakıp membiç’i kurtarma derdine düştüğünün altını çizen Uzer, “Sahaya baktığımızda, tatbikatına baktığımızda konuşulan şeylerin tam aksi yapıldığını görüyoruz. Bugün Afrin’de artık Türkiye'nin kararlılığını gördükten sonra, ABD Afrin’i bıraktı, Münbiç’i kurtarmanın derdinde. Obama döneminde de Münbiç’teki YPG-PYD güçlerini Fırat'ın doğusuna çekilmesini noktasında ABD, Başkan düzeyinde söz vermişti. Ama maalesef gerek Obama döneminde gerekse Trump döneminde bu sözlerin tutulmadığı hatta tutulmadığı gibi tam tersine oranın daha tahkim edildiğini ve güçlendiğini görüyoruz. Şimdi yalanlarla, entrikalarla bu işler gitmez. Net olmamız lazım, doğru olmamız lazım. 15 bin kilometreden geleceksin. Türkiye'nin bir sınır boyunu karıştıracaksın, ondan sonra da ‘kim haklı kim haksız noktasında’ dünya kamuoyuna bir soru işareti bırakacaksın. Yani kimi kime şikayet edeceksin. Cumhurbaşkanımız yıllardan beri söylüyor. ‘Dünya beşten büyüktür.’ Dünyanın beşten büyük olduğu herkes tarafından kabul edilirse bu sorunlar çözülür.

Dünya beşten küçükse, bizim Lahey’e müracaat etmemizde, diğer yollarda -(elbette bunları yapmalıyız, hiç eksizsiz yapmalıyız, ama neticede BM Güvenlik Konseyinde gidip vetoya takıldığın zaman hepsi orada bitiyor) - bizim güçlü olmamız gerekiyor. Bu coğrafyada güçlü bir Türkiye istenmiyor. Gerek daha önce Kuzey Irak'taki olaylar, gerek şu andaki Suriye’de ortaya konan, sahnelenen olaylar tamamen Türkiye’nin gelişimini engelleyici ve taşeron olarak da PKK-PYD -YPG kullanılarak Türkiye'nin önünün kesilmesi çalışmasıdır. Ve yine yüz yıl sonra bu sınırları bu coğrafyayı tekrar yeniden dizayn etmenin ön adımlarıdır. Şimdi bunu Türkiye gördü, devletimiz gördü, siyasi irade gördü. Halktan aldığı desteği de sonuna kadar da hiç çekinmeden kullanıyoruz. Ülkemizin bekası için, geleceği için bunu yapmak durumundayız. Onun için kim ne derse desin bizi ilgilendirmiyor.

Eskiden hükumetler şunu yapardı; ‘ABD ne der, Avrupa ne der, Rusya ne der,’ Kim ne derse desin. Eğer biz bu coğrafyada yaşayacaksak, bu coğrafya bize vatan olarak kalacaksa, bu vatanda yaşamaya devam edeceksek bu bedelleri ödeyeceğiz. Allah tüm Şehitlerimizin mekanını cennet etsin. Geçmişte nasıl şehitlerimizin sayesinde, onların kanlarıyla bu ülke kurulduysa, bu ülkenin geleceği de bugün burada can veren, kanını akıtan şehitlerimizin sayesinde oluşacak. Onun için mücadelemizi sürdüreceğiz. Ama şunu belirtmek istiyorum, güçlü olacağız, Türkiye güçlü olursa bu coğrafyada bize yönelik hiçbir kumpasın ben tutacağını düşünmüyorum. Şu andaki mücadelede budur. Herkes kendine göre bir hesap yapıyor. Ama önce Allah'ın hesabı, sonra bizim hesabımız inşallah bu coğrafyada kesinlikle yer bulacaktır” ifadelerine yer verdi.

“Plan uygulanırsa İran’da Türkiye kadar diken üstünde”

Batının oradaki planları hayata geçerse İran'ın Türkiye kadar etkileneceğini vurgulayan Milletvekili Uzer, “Bu bölgede yapılan hesapların içinde Türkiye ne kadar varsa, Türkiye’den daha fazla İran var. İran'ın bu son haftadaki duruşunu anlamak mümkün değil. Eğer burada yapılan plan uygulamaya konulursa, Türkiye’den daha çok bu plandan İran etkilenir.

Ama İran'ın sıkıntısı şu; İran bu Zeytin Dalı Harekatı başladıktan sonra Suriye’de inisiyatifi bize karşı kaybetti gibi bir pozisyon meydana çıktı. Bence İran gündeme gelmek için doğru olmayan haberleri gündeme taşıyarak Zeytindalı Operasyonunu gölgelemeye çalışıyor. Bunu hoş karşılamak mümkün değil. Dış politikada duygusal olunmaz.Ülkenizin menfaatine göre pozisyon alırsınız. Ona göre planlarınızı ortaya koyarsınız” diye konuştu.

İHA

9.02.2018 (Haber Merkezi)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz