15 Aralık 2018 Cumartesi
Mevsim geçişlerinde beslenme

Mevsim geçişlerinde beslenme

Mevsim geçişlerinin yaşandığı şu günlerde Özel MMT Amerikan Hastanesi Diyetisyeni Merve Gül Kalkan, mevsim geçişlerinde nasıl beslenilmesi konusunda önemli konulara değindi.

-Mevsim geçişlerinde beslenmeye dikkat!

-Kalkan’dan beslenme önerisi

-Su tüketimine dikkat

Havaların değişmesiyle birlikte vücudumuzun kışa hazırlaması gerektiğini dile getiren Özel MMT Amerikan Hastanesi Diyetisyeni Merve Gül Kalkan, kış aylarının da yaklaştığı bu günlerde beslenmeye her zamankinden daha da özen göstermek gerektiğine dikkat çekti.

Diyetisyen Kalkan,“Mevsim geçişleri hastalıklara yakalanma olasılığının en yüksek olduğu zamanlardır. Bu zamanlarda mikroplara karşı vücudumuz savunmasız kalabilir. Vücudumuzu enfeksiyonlardan korumak için beslenmemize çok dikkat etmeliyiz. Her besin çeşidinden yeterli ve dengeli oranlarda almalıyız. Ama bazı besin öğeleri, vitaminler ve mineraller bağışıklığımızı güçlendirmede diğerlerinden çok daha etkilidir. Bazı besinleri özellikle mevsim geçişlerinde, kış aylarında beslenmemizden eksik etmemeliyiz. İşte bunlardan ilki protein kaynağı besinler: süt ve süt ürünleri, et, tavuk, balık, yumurta gibi protein kaynakları vücudumuzun bağışıklığını arttırır ve hastalıklara karşı direnç oluşturur. İkincisi ise A vitaminidir. A vitamininden zengin karaciğer, yumurta, sarı-turuncu-yeşil sebzeler bağışıklığımızı korumada oldukça etkilidir. Üçüncüsü C vitaminidir. Anti enfeksiyon vitamin olarak da bilinir. Virüslerin karşıtı olan, vücudumuzu enfeksiyonlardan koruyan C vitamininden zengin turunçgiller, kuşburnu, maydanoz, yeşil sivri biber, portakal, limon gibi besinleri özellikle mevsim geçişlerinde bolca tüketmeliyiz” dedi.

Bunlara ek olarak E vitamininin önemine dikkat çeken Özel MMT Amerikan Hastanesi Diyetisyeni Merve Gül Kalkan,“E vitamini antioksidan bir vitamindir ve enfeksiyonlara karşı direnç oluşturur. Bu yüzden E vitamininden zengin yağlı tohumları, sert kabuklu meyveleri, tahılları beslenmemizden eksik etmemeliyiz. Beşincisi Fe mineralidir. Demir minerali bağışıklık sistemini güçlendirir ve en çok kırmızı ette bulunmakla birlikte kuru meyveler, yeşil sebzeler, pekmez, susam, fındık gibi besinlerde de bolca bulunur. Altıncısı ise Zn mineralidir. Çinko mineralinin antioksidan kapasitesi oldukça yüksektir. Bu sayede bağışıklığı güçlendirip enfeksiyonlara direnci arttırır. En çok buğday, et ve et ürünleri, badem, ceviz gibi besinlerde bulunur. Bu besinleri beslenmemizden eksik etmemekle birlikte vücudumuzdan enfeksiyonların atılmasında en etkili çözümlerden biri de bol bol su tüketmektir. Her gün en az 2-2,5 litre su içmemiz gerekmektedir” diye konuştu.

Diyetisyen Kalkan sözlerini şöyle tamamladı, “Eğer herhangi bir sağlık sorununuz yoksa doktor ve diyetisyeninize danışarak size önerilen miktarlarda ekinezya, ıhlamur, zencefil, zerdeçal gibi bitkileri beslenmenize ekleyebilirsiniz” dedi.

BÜLTEN

9.10.2018 (Haber Merkezi)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz