20 Kasım 2017 Pazartesi
Kurban bayram beslenmesi

Kurban bayram beslenmesi

Sanko üniversitesi araştırma görevlisi diyetisyen özen: “kurban bayramı’nda artan et tüketimi şişmanlık, yüksek tansiyon, diyabet ve kalp-damar hastalıkları olan kişilerde sağlık risklerini de beraberinde getiriyor”

SANKO Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Araştırma Görevlisi Diyetisyen Saadet Özen, ailelerin bir araya geldiği, özlemlerin giderildiği, mutluluğun bir yansıması olarak geniş ve özenli sofraların kurulduğu Kurban Bayramı’nda beslenme ile ilgili önerilerde bulundu.

 

Özen, Kurban Bayramı’nda, her bayramolduğu gibi tatlı ve şeker tüketiminin arttığını anımsatarak, “Buna ilave olarak kırmızı et tüketim miktarı ve sıklığı da artıyor. Bu artış özellikle şişmanlık, yüksek tansiyon, diyabet (şeker) hastalığı ve kalp-damar hastalıkları olan kişilerde sağlık risklerini de beraberinde getiriyor” dedi.

 

Müjdesi yanında rehavetini de getirecek olan on günlük tatille birlikte bayram coşkusu yaşanacağını anımsatan Özen, mutlulukların çoğalacağı, ikramların kat be kat artacağı, güzel bayram sofralardan sağlık sorunlarıyla kalkmamak için şu öneride bulundu:

 

  1. Öğün düzeninizi bozmayın: Özellikle kurban bayramında iştahımızın kurbanı olacağımızı düşünerek, “Öğleden sonra çok yiyeceğim, kahvaltı yapmasam bir şey olmaz” diye düşünmeyin. Öğün atlamak metabolizmanıza zarar verir. Kahvaltı altın öğündür. Gece boyunca besin alınmadığı için tükenen enerjinizi tazeler. Hafif de olsa kahvaltı yaparak güne başlayın.
  2. Öğünlerinizde tüm besin ögelerine yer verin: Beslenmede ana kuralımız yeterli ve dengeli olmasıdır. Et grubu (et, yumurta, peynir), süt grubu (süt, yoğurt, kefir), tahıl grubu (ekmek, pilav, makarna) ve sebze-meyve grubuna her sofrada yer açın. Tabağınızdaki en büyük kısmı sebzelere ayırırken, en küçük kısımda et grubuna yer verin.
  3. Sevgiyi ağırlaştırıp, sofrayı hafifletin: Sevdiklerinize en güzel ikramlarda bulunmak istediğinizi biliyoruz. Günler öncesinden en beğenilen yemeklerinizi hazırlıyorsunuz. Ama sevdiklerimizin sağlığı çok daha önemlidir. Az yağlı, daha hafif menüler tercih etmenizi öneriyoruz.
  4. Sevdiklerinize sağlık ikram edin: Bayram klasiğimiz olan baklavaları ve hamur tatlılarını, sütlü tatlılarla değiştirebilirsek hem kaloriyi düşürüp, hem süt grubu tüketimini artırarak sevdiklerimizin sağlığına katkı sunabiliriz. Asitli ve şekerli içecekler yerine çay, ayran gibi içecek tercihleriyle sevdiklerimizi sağlık risklerinden koruyabiliriz.
  5. İkramlarda ısrarcı olmayın, ısrarcı ikramları kibarca reddedin: Misafirleriniz için hazırladığınız birbirinden güzel ikramları onlara tattırmak istediğinizi biliyoruz. Fakat misafirleriniz tükettiklerine dikkat ediyor olabilir. Lütfen yedirme konusunda ısrarcı olmayınız. Israra maruz kalan misafir sizseniz ikramları kibarca “Sağlığıma dikkat etmem gerekiyor” veya “Teşekkür ederim daha sonra yiyeceğim” diye reddebilirsiniz.
  6. Fiziksel aktiviteyi önemseyin: Bayram ziyaretlerine gidiyoruz. Tatlılar, çikolatalar ikram ediliyor. Az da olsa tüketiyoruz. Fiziksel aktivitemizi artırarak bu kalori alımını dengeleyebiliriz. Araç kullanmayarak, merdivenleri tercih ederek vücudunuzun kalori yakmasına müsaade edin.
  7. Su içmeyi unutmayın: Özellikle sıcak havalara denk gelen bu bayramda da unutmamız gereken bir diğer madde su içmektir. Ziyaretlerimizde tükettiğimiz içecekler içme suyunun yerini tutmuyor. Hatta çay, kahve gibi su attırıcı özelliği olan içecekler sıvı kaybına neden oluyor. Bu sebeple su tüketimini atlamamalı, günde 1,5-2 litre su tüketmeyi unutmamalısınız.
  8. Uyku düzeninizi bozmayın: Özellikle bayramlarda tüm aile bir arada bayram coşkusu yaşıyoruz. Sohbetler uzuyor, saatler ilerliyor. Bu durum vücudunuz saatinin bozulmasına neden oluyor. Vücudumuzun toparlanması, yaşlanmanın gecikmesi ve iyi bir dinlenme için uyku saatinizin gecikmemesi gerekiyor. Uyumak için en doğru saat 23.00, bu saatte yatağınızda olarak tüm yorgunluğunuzun yavaş yavaş üzerinden gitmesine müsaade edin.
  9. Sakatat tüketirken dikkat edin: Özellikle bayram dönemlerinde sakatat tüketimi artıyor. Kalp damar hastalarının, kolesterolü yüksek olan kişilerin sakatat tüketirken çok dikkatli olması gerekiyor. Örneğin dana etinin yaklaşık 100 gramında 90 mg kolesterol bulunurken, dana karaciğerinin 100 gramında 300 mg kolesterol bulunuyor. Kolesterol miktarı ortlama 3 kat arttığı için tüketim miktarını düşürmek gerekiyor.
  10. Pişirme yöntemi önemli: Kurban etlerini pişirirken tercih ettiğimiz pişirme yöntemine de dikkat etmemiz gerekiyor. Toplum olarak kızartma ve kavurmaları seviyoruz. Fakat bol yağ ile hazırlanan bu yöntem alınan kalorileri de artırıyor. Sağlıklı pişirme yöntemi olarak, haşlama, ızgara ve fırında pişirme yöntemlerini öneriyoruz.

 

ETLERİN SAKLANMASI

Özen, kurban bayramında kesilen etlerin kullanılması ve saklanması ile ilgili olaraksa şu pratik önerileri paylaştı:

  • “Öncelikle kurban olarak seçilen hayvanın veteriner kontrolü olması gerekmektedir. Veteriner kontrolü olmayan ve uygun koşullarda kesilmeyen kurbanlık hayvanlardan insanlara tenya, salmonella, tüberküloz, şarbon gibi hastalıkları bulaşma riski yüksektir.
  • Bayram günü kesilen hayvan eti, genellikle bekletilmeksizin birkaç saat içinde pişirilerek tüketilir. Kesilen hayvanın etinin tüketilmesi için, hayvanın kesilmesi sırasında oluşan kas kasılması durumunun ortadan kaybolması için yaklaşık 12-24 saat kadar beklemesi gerekir. Yeni kesilmiş hayvanların etlerindeki sertlik hem pişirmede, hem de sindirimde zorluk yaratır. Midede şişkinlik, hazımsızlık gibi sıkıntılara neden olur. Kesilen kurban eti mutlaka buzdolabında 1 gün bekletilmelidir. Bekleyen et böylece suyunu verecek ve daha iyi pişirmeye hazır hale gelecektir.
  • Etler; büyük parçalar şeklinde değil, kıyma, kuşbaşı, pirzola, biftek ve bonfile gibi küçük parçalara ayrılıp, tek pişirimlik miktarlara bölünüp, buzdolabı poşetlerine koyularak buzdolaplarının buzluk kısmında veya derin dondurucuda saklanmalıdır.
  • Etler, buzlukta -2 santigrat derecede 1-2 hafta, derin dondurucuda ise -18 santigrat derecede 3 ay süre ile saklanabilmektedir.
  • Ayrıca dondurulmuş et çözündükten sonra kesinlikle tekrar dondurulmamalıdır.
  • Eti çözdürmek istediğinizde ise ilk olarak buzdolabının alt bölmesinde çözdürün. Çabuk çözünmesi amacıyla uygulanan kalorifer, soba üzerinde çözdürme, oda sıcaklığında bekletme sakıncalı yöntemlerdir.
  • Etinizi pişirirken içerisine iç yağı ve kuyruk yağı eklemeyin. Hatta sıvı yağ bile eklemenize gerek yok, etin zaten kendi yağı yetecektir. Kekik, karabiber, kimyon, kırmızıbiber gibi baharatlar, defne yaprağı, fesleğen gibi otlar etinizi hem daha lezzetli hem de daha faydalı hale getirmeye yardımcı olabilir.
  • Etlerin pişirilmesinde haşlama, ızgara gibi yöntemleri tercih ediniz.
  • Çok yüksek ısıda uzun süre pişirme ve kızartma yöntemi çeşitli kanserojen maddelerin oluşumuna neden olabileceği için tercih edilmemelidir.

Sağlıklı, mutlu, huzurlu bayramlar geçirmeniz dilerim.”

26.08.2017 (Haber Merkezi)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz