14 Kasım 2018 Çarşamba
Kaliteli yaşam için sağlık tüyoları

Kaliteli yaşam için sağlık tüyoları

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin katkılarıyla Akademik Geriatri Derneği tarafından “Yaşlılarda Beslenme, Geriatri Hastalarını Bilinçlendirme ve Farkındalık Kampanyası” kapsamında bilgilendirme toplantısı yapıldı.

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin katkılarıyla Akademik Geriatri Derneği tarafından “Yaşlılarda Beslenme, Geriatri Hastalarını Bilinçlendirme ve Farkındalık Kampanyası” kapsamında bilgilendirme toplantısı yapıldı.

Toplantıda, orta ve ileri yaşlı bireylere sağlıklı beslenme konusunda bilgilendirme yapılırken aktif bir yaşlılık için de önemli tavsiyelerde bulunuldu.

Son yıllarda dünyada ve Türkiye’de yaşlı nüfusunun artış göstermesiyle birlikte yaşlılığa bağlı olarak geriatrik hastalar da artış gösteriyor. Türkiye’de şu an yüzde 9’lara gelen yaşlı nüfus için kaliteli yaşlanmaya yönelik çalışmalar yapılsa da geleneksel yaşam bunun önüne geçiyor. Geleneksel yapının biraz olsun önüne geçilmesi ve sağlıklı bir yaşlanma geçirme adına Gaziantep Büyükşehir Belediyesi katkılarıyla Aktif Yaşam ve Eğitim Merkezi’nde, kentte ikamet eden yaşlı bireylere ‘Yeterli Beslen Sağlıklı Yaşlan’ etkinliği düzenlendi. Gerçekleşen etkinlikte, yaşlı bireylere sağlıklı yaşam ve ileri yaşta beslenmenin püf noktalarından bahsedildi.
Yaşlı bireylere bilgilendirme etkinliğinin ardından konuşan Geriatrik Uzmanı Dr. Birkan İlhan, programda, yaşlılığın tanımı, dinç yaşlanmaya nasıl yardımcı olunur, dinç yaşlanmaya yardımcı olurken beslenmenin önemi şeklinde sorulara yanıt vermeye çalıştıklarını belirtti.

“Geleneksel yaşam yaşlıyı daha çok bağımlı hale getiren ve içine kapanık bir yaşlı haline getiriyor”

İlhan, “Hem Türkiye’de hem de dünyada yaşlılığın tanımını yaptık. Hangi yaş grubuna biz yaşlı diyoruz. Her 65 ve 90 yaşındaki yaşlı birbirinden farklı mıdır?, ne gibi farklılıklar gösterir?, sağlıklı bir yaşlanma mümkün müdür? konularını anlattık. Çünkü maalesef toplumda şöyle bir algı oluşuyor, yaşlandı artık evinde otursun, yemeğini yapmasın gelini yapar, çamaşırını yıkamasın asmasın kızı yapar gibi bu yaşlıyı daha çok bağımlı hale getiren ve her şeyden uzaklaştıran daha içine kapanık daha fonksiyonları azalmış bir yaşlı oluyor. Bağımlılık oranı artıyor. Dinç bir yaşlılığın olması için programda bahsettiğim gibi Türkiye ve dünyadan da çok daha yaşlı olmasına rağmen hala çok aktif olarak hayata devam eden kişilerden bahsettik. Bunun olması için öncelikle beslenme çok önemlidir. Bunun dışında yeterli fizik aktivite, kronik hastalıkların uygun tedavisi ya da yeni hastalıkların gelişmesinin önlenmesi, bir takım aşılama uygulamaları, grip aşısı, zatürreden korunma gibi 65 yaş üzerinde hem dünyada hem de ülkemizde önerilen aşılama programları var bunlardan bahsettik” ifadelerini kullandı.

“Yaşlı nüfus ülkemizde yüzde 5’lerdeyken şuan yüzde 9 civarında”

Dr. İlhan, Türkiye’de yaşlı nüfusun giderek arttığından bahsederek, “Dünyada birçok ülkede yaşlılık nüfusu farklılık gösteriyor ama hem Amerika’da hem Avrupa’da hem de ülkemizde giderek artan bir trend gösteriyor ve yüzde 5’lerdeyken şuan yüzde 9 civarında. Avrupa’nın birçok ülkesinde yaşlılık oranı yüzde 20 civarında ancak bu oranlar hayat koşullarına, ekonomik durumlara, mevcut hastalıklara göre de değişebiliyor. Fakat yaşlı nüfus ülkemizde de giderek artış gösteriyor. Yani yaşlılar hem sağlık profesyonelleri hem de bir takım sosyal mevcut kurumların hizmet ağını genişletmesi gereken bir popülasyon olmaya başladı. Dış ülkelerdeki yaşlılarla kendi ülkemizdekileri kıyasladığımızda, bizim yaşlılarımız biraz daha fonksiyonel olarak bağımlılığı artmış gibi görünüyor. Bunun sebebi biraz da geleneksel bizim tarzımızdan kaynaklanıyor. Yaşlı insana daha bir saygı hürmet gösterildiği için onlar bir daha ev içerisinde daha pasif tutulmaya çalışıyor. En büyük fark bu aslında” şeklinde konuştu.

“Günde 3 öğün muhakkak öneriyoruz”

Ayrıca Geriatrik Uzmanı Dr. Birkan İlhan, yaşlı bireylerin beslenme konusunda yaptıkları yanlışları da söyleyerek, “Beslenme açısından günde 3 öğün muhakkak öneriyoruz. Bu çoğu zaman 2 öğüne düşürülüyor. Hem bir takım maddi nedenlerle olabilir hem de bir takım yanlış duyumlarla kaynaklanabilir ‘az yiyelim kilo almayayım’ diye. Bir diğer nokta da her bir öğünde protein yönünden zengin beslenilmesi gerekiyor. Yumurta, peynir, süt ve ette yeterli miktarda protein var. Bunun dışında, mercimek, nohut, fasulye gibi baklagillerde de protein mevcuttur. Bu besinleri 3 öğün paylaştırmak çok uygun olur” diye belirtti.

“Yağ içeriği yüksek ürünler yöremizde fazla kilolu bireylerin ortaya çımasına zemin hazırlamaktadır”

Gaziantep Üniversitesi Geriatrik Bilim Dalı Başkanı Abidin Öztürk ise kent mutfağının zengin olması nedeniyle yöre içerisinde kilolu bireylerin ortaya çıktığından bahsederek, “Gaziantep mutfağı, oldukça zengin besin öğelerini beraberinde barındırabilmektedir. Ancak ne yazık ki bu süreç içerisinde öğün dağılımlarıyla ilgili sıkıntıların yaşanması besin öğelerinin düzenli bir şekilde tüketilemiyor olması çok farklı problemlerin ortaya çıkmasına zemin hazırlamaktadır. Özellikle yağ içeriği yüksek ürünlerin tüketilmiş olması ne yazık ki yöremiz ve bölge içerisinde fazla kilolu bireylerin ortaya çımasına ve bununla birlikte kan şekeri ve kan basıncı kontrolü problemleri, kalp hastalıklarının daha yüksek oranda ortaya çıkmasına zemin hazırlamaktadır. Bunun haricinde gerçekten ürün yelpazesi yönünden Gaziantep mutfağı oldukça çeşitli protein içeriği yüksek ürünlerin bol miktarda olduğunu ve besin çeşitlerinin fazla olduğunu bunların tüketilmesiyle birlikte ilerleyen yaş grubunda ortaya çıkabilecek kas ve geriatrik hastalıkların daha kolay olabileceğini ifade edebilirim” dedi.

İHA

1.02.2018 (Haber Merkezi)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz