19 Haziran 2018 Salı
Eğitim Sen, Performans Sistemine tepki gösterdi

Eğitim Sen, Performans Sistemine tepki gösterdi

Eğitim Sen, Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) 12 ilde pilot uygulama kapsamında başlattığı “Eğitimde Performans Değerlendirme ve Sınav Sistemi”ne tepki gösterdi.

Eğitim Sen, Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) 12 ilde pilot uygulama kapsamında başlattığı “Eğitimde Performans Değerlendirme ve Sınav Sistemi”ne tepki gösterdi. Eğitim Sen binasında düzenlediği basın toplantısıyla yeni sisteme tepki gösteren Eğitim Sen Gaziantep Şube Başkanı Ali Ersönmez, sistemin; veliyi, öğrenciyi, öğretmeni, okul yöneticisini karşı karşıya getireceğini belirterek, “Tüm Eğitim ve bilim emekçilerini “mesleğime dokunma” talebiyle birlik olmaya, performans sistemine karşı ortak mücadele etmeye davet ediyoruz” dedi.

SİSTEM VELİYİ, ÖĞRENCİYİ, ÖĞRETMENİ, OKUL YÖNETİCİSİNİ KARŞI KARŞIYA GETİRECEK

Eğitim Sen, Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) 12 ilde pilot uygulama kapsamında başlattığı “Eğitimde Performans Değerlendirme ve Sınav Sistemi”ne tepki gösterdi. Eğitim Sen binasında düzenlediği basın toplantısıyla yeni sisteme tepki gösteren Eğitim Sen Gaziantep Şube Başkanı Ali Ersönmez, “Türkiye’de son yıllarda eğitim alanı ile ilgili tartışmalar veli, öğrenci, öğretmen yarına dair güvenle ve istikrarla bakamaz duruma gelmiştir. Eğitimin içeriği, eğitimdeki  uygulanmalar, okullaşma şekli, müfredattaki değişmeler, sınav sistemleri ve öğretmen atama biçimleri, öğretmen çalışma koşulları ile bu kadar rahat  ve günü birlik oynanması, en çok tartışılan ve kaygı ile takip edilen gündem olmuştur. Bu uygulamalardan biri de güvencesizliği, sözleşmeli, ücretli, kuralsız çalışmayı yasal hale getiren; veliyi, öğrenciyi, öğretmeni, okul yöneticisini karşı karşıya getiren, eğitimde iç barışı bozan, eğitimin niteliğini olumsuz etkileyecek olan  “öğretmeni performans değerlendirmeye” tabii tutan çalışmadır” dedi.

ÖĞRETMENLERİN BİRBİRİNE VE ÖĞRENCİLERİNE KARŞI GÜVENSİZLİĞİ ARTTIRACAK

MEB'in performans değerlendirme uygulaması öğretmenlerin birbirine ve öğrencilerine karşı güvensizliğini arttıracağını belirten Ersönmez, “Milli Eğitim Bakanlığı, öğretmenlik mesleğini abluka altına alacak performans sisteminde, her yıl öğrenci, veli ve yöneticilere sorulacak değerlendirme ile karşı karşıya kalacak çalışmalara hız vermiş bulunmaktadır. Ayrıca artık sözleşmeli öğretmenlerin sözleşmelerinin yenilenmesinde, okul müdürü atanmasında, ek hizmet puanı verilmesinde, yurt dışı görevlerde, başarı belgesi için ve öğretmenlikte yükselmede performans sistemi kullanılacak. MEB'in performans değerlendirme uygulaması öğretmenlerin birbirine ve öğrencilerine karşı güvensizliğini arttıracak, sürekli performans baskısı ve tehdit altında çalışmasının önünü açacaktır. MEB’in asıl hedefi, öğretmenlerin performansını ölçmek bahanesiyle sınıf içinde yok olma aşamasına gelen öğretmen özerkliğini tamamen ortadan kaldırmak, öğretmenleri performans notu baskısı ile 'terbiye etmeye' çalışmaktır. Milli Eğitim Bakanlığı, eğitim emekçilerine performans dayatması yaparak onları askeri disiplin içinde daha fazla çalışmaya zorlamak yerine, öncelikle eğitimde yaşanan sorunlar karşısında neden kalıcı çözümler üretemediğini sorgulamalıdır” şeklinde konuştu.

EĞİTİM EMEKÇİLERİNİ PERFORMANS SİSTEMİNE KARŞI MÜCADELEYE DAVET EDİYORUZ

Tüm Eğitim ve bilim emekçilerini performans sistemine karşı ortak mücadele etmeye davet eden Ersönmez, konuşmanın devamında şöyle konuştu:

“MEB’in yönetmelik taslağından dikkat çeken başlıklara göz atalım:

Notun yüzde 30’u öğrenci-veli: Öğretmenlerin nihai performans puanının, yüzde 25’ini müdür notu, yüzde 15’ini veli notu, yüzde 15’ini öğrenci notu, yüzde 20’sini zümre öğretmenlerinin notu, yüzde 15’ini diğer öğretmenler ve yüzde 10’unu da özdeğerlendirme puanı oluşturacak.

4 yılda bir sınav: Öğretmenler, dört yılda bir “Öğretmenlik Mesleği Yeterlikleri” kapsamında sınava tabi tutulacak.

Maneviyat Atatürkçülük’ün 2 katı: Bakanlığın sınavında yüzde 10 oranında öğretmenlerin milli ve manevi değerlerinin ölçülmesi planlanırken,  İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük konuları oranı sadece yüzde 5 oranında kalacak.

Sözleşmeliye not şartı: Bakanlığın 4 yıl boyunca kadroluya geçiş için değerlendirdiği sözleşmeli öğretmenler için de performans değerlendirmesi temel kriter olacak.

Yöneticilik için not şartı: MEB yeni sistemi yönetici atamalarında da kullanacak

Mevcut yöneticilerin(okul yöneticileri, MEB bürokratları, İl ve İlçe MEM Müdürleri, Şube Müdürlerinin)geçmiş uygulamalardaki yanlı tutumları,  sendikaları, siyasal kadrolaşmalar göz önünde tutulduğunda; öğretmenlerle ile ilgili bu değerlendirmenin, liyakat, verim, objektif, hakkaniyet, demokratik kriterlere dayanamayacağı apaçık ortadadır.

Öğretmenlere performans değerlendirmesi adı altında puan verilmesi ve bu puanların değerlendirme ölçütü olarak kullanılacak olması, eğitimde yeni çatışmaların ortaya çıkmasına neden olacaktır.

Öğretmenlerin performansını ölçmek, eğitimde güvencesiz istihdam uygulamalarını yaygınlaştırmak, uzun vadede eğitim emekçilerinin sınırlı iş güvencesini tamamen ortadan kaldırmaktır.

Bu uygulamanın okullarda görev yapan eğitim emekçileri ile öğrenci ve veliler başta olmak üzere, okul yönetimi, ilçe milli eğitim müdürlüğü, il milli eğitim müdürlüğü vb ile ilişkilerde mutlak bağımlılık ilişkilerini (yaranma, tabi olma, hoş görünme vb) daha da geliştirmesi kaçınılmazdır.

Performans değerlendirmesi” bahanesiyle öğretmenleri öğrenciler ve velilerle karşı karşıya getirecek, öğrenciyi memnun edilecek müşteri, öğretmeni ‘satış görevlisi’, öğrencileri ve velileri birer ‘müşteri’ olarak gören piyasacı mantığı eğitim sürecinin her aşamasında meşrulaştıracak böylesi bir uygulama eğitimi kökten gerileteceği için,  kabul etmemiz mümkün değildir.

Çocuklarımızın yarınlarını, ülkemizin geleceğini derinden etkileyen "öğretmen Hakları" ile bu kadar kolay oynanmamalıdır.

MEB, eğitim emekçilerine performans dayatması yaparak onları daha kendince hizaya getirmek ve öğretmenlik mesleğini performans notu üzerinden daha da itibarsızlaştırmaktan derhal vazgeçmelidir.

MEB, eğitimin niteliğini artırmak istiyorsa; eğitime yeterli bütçe ayırmalı, eğitimde bilimsel, demokratik, eşitlikçi bir ortam için çalışmalı, performans, mülakat, kadrolaşma, sınav, güvenlik soruşturmasından derhal vaz geçilmelidir.

Gerçekten daha nitelikli öğretmenler yetiştirmek hedefleniyorsa “ILO ve UNESCO’nun “Öğretmenlerin Statüsüne İlişkin Tavsiye Kararı”na” uygun adımlar atılmalıdır.

Tüm Eğitim ve bilim emekçilerini “mesleğime dokunma” talebiyle birlik olmaya, performans sistemine karşı ortak mücadele etmeye davet ediyoruz.” BAHRİ UÇAR

2.03.2018 (Haber Merkezi)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz